İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönelik yolsuzluk davasının 10. duruşmasında ilk kez hakim karşısına çıkan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın savunması, hasta mahpusların yaşadığı ihlalleri bir kez daha ortaya koydu.
Cezaevinde yaşadığı sağlık sorunlarını ve ihlal iddialarını detaylı şekilde anlatan Çalık, tutukluluk sürecinde ciddi kilo kaybı yaşadığını ve geçmişte geçirdiği ağır hastalıkların yeniden gündeme geldiğini söyledi.
“AJİTASYON YAPMIYORUM”
“Bu süreçte 25 kilo verdim” diyen Çalık, 2000 yılında lösemi nedeniyle 8 ay tedavi gördüğünü ve ölümden döndüğünü, 2008 yılında ise lenfoma nedeniyle iki kez ameliyat olduğunu hatırlattı. Bu bilgileri “ajitasyon amacıyla” paylaşmadığını vurgulayan Çalık, tutuklandığı ilk gün sağlık belgelerini sunma teklifini, suçlamaların içeriğini görmeden böyle bir yola başvurmamak için reddettiğini ifade etti.
“600 KİLOMETRE UZAĞA SEVK EDİLDİM”
Çalık, İzmir Buca Cezaevi’ne, ailesinden yaklaşık 600 kilometre uzağa sevk edildiğini belirterek, burada yaşadığı hızlı kilo kaybı sonrası İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’ne gönderildiğini söyledi.
Bu hastanede 16 gün boyunca biyopsiler ve ağır tetkiklerden geçtiğini aktaran Çalık, lenfoma riskinin nüksetme ihtimaline karşı raporlar düzenlendiğini kaydetti.
“HASTA GARANTİLİ SANIYORDUM, RAPOR GARANTİLİYMİŞ”
Şehir Hastanesi’nde yaşadıklarını ise “düşündürücü” olarak nitelendiren Çalık, şu ifadeleri kullandı:
“Ben buraların ‘hasta garantili’ olduğunu biliyordum ama ‘rapor garantili’ olduğunu bilmiyordum; zira gerekli raporlar düzenlenmedi.”
Çalık, Adli Tıp Kurumu’na gönderilen raporda, 18 günlük yatış sürecindeki düşük değerler yerine yalnızca son üç gündeki görece yüksek değerlerin yer aldığını söyledi.
Kanser hücre oranının (blast) şu an remisyon sınırları içinde olduğunu ancak sürekli kontrol gerektirdiğini belirten Çalık, Katip Çelebi Hastanesi’nin “yarın bir şey olabilir” uyarılarına rağmen eksik verilerle rapor hazırlanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti:
“Şu an kanser hücre oranım (blast) remisyon sınırları içerisinde olsa da, bu durumun sürekli kontrol altında tutulması hayati önem taşımaktadır. Katip Çelebi Hastanesi’nin “yarın bir şey olur, ateşi çıkar, organ yetmezliği olur” uyarılarına rağmen, Şehir Hastanesi’nin eksik verilerle rapor sunması kabul edilemez bir tutumdur.”
AYM KARARINA RAĞMEN ONUR KIRICI UYGULAMALAR
Çalık, Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruya da değinerek, mahkemenin tutukluluğu kaldırmadığını ancak cezaevine “maddi ve manevi bütünlüğünü koruyacak tedbirler alın” talimatı verdiğini hatırlattı.
“KAMERA KARŞISINDA İLAÇ İÇTİM”
Bu kararın ardından yaşanan uygulamaların kendisini üzdüğünü dile getiren Çalık, “İnfaz koruma memurları kanser riskini tansiyon ölçerek takip etmeye çalıştı; kamera karşısında ilaç içmek gibi onur kırıcı uygulamalarla karşılaştım” dedi.
“ÇOCUKLARIM, ‘BABALARI ÖLECEK Mİ TARTIŞMALARINI İZLİYOR’
Savunmasında ailesine de değinen Çalık, dışarıda 13 ve 22 yaşlarında iki çocuğunun bulunduğunu belirterek, “Çocuklarımın her gün televizyonda ‘Murat Çalık ölecek mi?’ tartışmalarını izlemesi, annemin ve eşimin yaşadığı üzüntü bu sürecin en ağır yüküdür” ifadelerini kullandı.
Ancak mücadeleyi bırakmayacağını vurgulayan Çalık, “2000 yılında lösemiyi nasıl yendiysem, bu süreci de inancımla aşacağım” dedi.
“ÖZGÜRLÜĞÜMDEN MAHRUMUM AMA VİCDANIMDAN DEĞİL”
Yaklaşık bir yıldır tutuklu olduğunu belirten Çalık, “Özgürlüğümden mahrumum ama inancımdan ve vicdanımdan asla mahrum değilim” sözleriyle savunmasını sürdürdü.
Savunmasının sonunda kendi yazdığı şiiri de okuyan Çalık, yaşadıklarının “çaresizlik, yalnızlık ya da umutsuzluk” olmadığını ifade etti.
SAVUNMASINDAN SONRA DÜN GECE HASTANEYE KALDIRILDI
Tutuklu Beylikdüzü Belediyesi Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın savunma yapan üçüncü avukatı Cihan Ünal da, bugün görülen 11. duruşmada Çalık’ın tutuklu kaldığı sürede tartışma yaratan sağlık durumuna ilişkin konuştu. “Kanser hastalığının sinsi bir hastalık olduğunu biliyoruz” diyen Ünal, dün 5 saatlik bir savunma yapan Çalık’ın gece saatlerinde hastaneye kaldırıldığını ve 3 saat hastanede kaldığını söyledi.
