Hayat karartanlar | Okuma Zamanı

Ekrem Dumanlı, TR724’te yayınlanan “Okuma Zamanı” programının son bölümünde bu yılki Oscar ödüllerine dair görüşlerini paylaştı. Oscar’a aday gösterilen filmler arasında “I’m Still Here” (Ben Hâlâ Buradayım)’ın dikkatini çektiğini ifade etti.

Dumanlı, film üzerine yaptığı değerlendirmede, “I’m Still Here”ın özellikle Brezilya’da 1960 sonrası askeri darbelerin gölgesinde geçen acı dolu bir hikayeyi ele aldığını belirtti. Filmde eski bir milletvekili olan Rubens Paiva‘nın kaçırılması ve kaybolması üzerinden, askeri yönetimlerin baskıcı politikaları gözler önüne seriliyor.

“Bu film unutulacak bir yapım değil, tarih boyunca iz bırakacak bir başyapıt.” ifadelerini kullanan Dumanlı, filmin sadece sinema kalitesiyle değil, aynı zamanda verdiği mesajla da önemli bir noktada durduğunu vurguladı.

Gerçek Bir Hikaye: Rubens Paiva’nın Kayıp Hikayesi

Rubens Paiva, Brezilya’da 1964 darbesinden sonra hedef alınan bir milletvekiliydi. Dumanlı, filmde Rubens Paiva’nın gözaltına alınmasının ardından kaybolduğunu, ardından hiçbir resmi kayıta rastlanamadığını belirtti. Film, sadece Rubens Paiva’nın değil, aynı dönemde Güney Amerika’da askeri diktatörlüklerin baskılarıyla ortadan kaybolan binlerce insanın hikayesini gözler önüne seriyor.

Filmde, darbe sonrası Latin Amerika ülkelerinde yaşanan insan kaçırma ve işkence vakalarına da geniş yer veriliyor. Özellikle Şili, Arjantin, Peru ve Uruguay gibi ülkelerde yüzlerce insanın devlet görevlileri tarafından kaçırıldığı, işkence gördüğü ve bir daha geri dönmediği vurgulanıyor. Dumanlı, filmi izlerken 1980 Türkiye’sindeki askeri darbeyi hatırladığını belirterek, askeri araçların ve karanlık sokakların filmde ustaca yansıtıldığını söyledi.

Diktatörlüklerin İnsanlık Suçları

Dumanlı, filmdeki sahnelerin, Türkiye’de 1980 askeri darbesi sonrası yaşanan işkence ve kayıplarla büyük benzerlik gösterdiğini belirtti. “1980 darbesinde de askeri araçlarla insanların gözaltına alındığını, işkencelere maruz kaldığını ve bazı insanların bir daha geri dönmediğini hepimiz biliyoruz.” dedi.

Filmde, darbe döneminin toplumsal korkusunu ve insanların sessizleştirilmesini vurgulayan sahneler dikkat çekiyor. Özellikle Rubens Paiva’nın evine yapılan baskın, ailesinin gözaltına alınması ve yakınlarının tehdit edilmesi gibi olaylar, toplumda yaratılan dehşeti ve güvensizliği gözler önüne seriyor.

Günümüz Türkiye’si ve Kayıp İnsanlar

Dumanlı, “I’m Still Here” filmini izlerken Türkiye’deki güncel insan hakları ihlallerini de düşündüğünü belirtti. Programda, Yusuf Bilge Tunç gibi kayıp isimlerin akıbetinin hala belirsiz olduğunu hatırlatarak, devletin insan kaçırma ve işkence vakalarına karşı hesap vermesi gerektiğine vurgu yaptı.

“Bir insanın ortadan kaybolması, sadece o kişinin değil, ailesinin de hayatını karartıyor. Yusuf Bilge Tunç, 2019’dan beri kayıp ve ailesi hala adalet arıyor.” dedi. Dumanlı, Yusuf Bilge Tunç’un babasının çaresiz çığlıklarının hala duyulmadığını belirterek devletin bu konuda adım atmamasını sert bir dille eleştirdi.

Anne Frank’in Hatırası ve İnsanlık Onuru

Programda, Anne Frank’in hatıra defterine de değinen Dumanlı, Nazi Almanya’sında zulümden kaçmaya çalışan bir ailenin yaşadıklarını anlattı. “Anne Frank’in günlüğü, bir insanlık ayıbının belgelenmiş halidir.” diyen Dumanlı, Anne Frank’i saklayan Miep Gies’in cesaretine de dikkat çekti.

Gies’in cesaret dolu sözlerini aktararak, “Bir kahraman değilim, sadece insanlık görevimi yaptım.” ifadesine vurgu yaptı. Dumanlı, insan olmanın temel gerekliliği olarak zalime karşı direnmenin ve mazluma yardım etmenin önemine işaret etti.

Tarihi Unutmayalım: Demokrasi ve Adaletin Önemi

Programın sonunda Ekrem Dumanlı, film ve kitaplardan yola çıkarak insan hakları mücadelesinin asla bitmeyeceğini vurguladı. Özellikle Cumartesi Anneleri gibi hareketlerin mücadelesinin devam ettiğine dikkat çekerek, “Demokrasi ve adalet mücadelemiz, tarih boyunca sürecek.” dedi. Demokrasiye duyulan ihtiyacın altını çizerek, zulme karşı direnmenin önemine vurgu yaptı.

Sinema ve Edebiyat Aracılığıyla Toplumsal Hafıza

Ekrem Dumanlı, “I’m Still Here” filmi üzerinden geçmişten günümüze insan hakları ihlallerine dikkat çekerken, sinema ve edebiyatın toplumsal hafıza üzerindeki etkisini de vurguladı. “Adalet bir gün mutlaka tecelli edecektir.” diyerek programı sonlandıran Dumanlı, izleyicilere adalet mücadelesinin sürekliliğini hatırlattı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin