Erdoğan ailesinin vakıflarına ilişkin yaptığı haberler nedeniyle Ramazan Bayramı’nın ikinci günü memleketi Tokat’ta gözaltına alınıp tutuklanan gazeteci İsmail Arı, gözaltı ve tutukluluk sürecinde yaşadığı hak ihlallerini kaleme aldı.
BirGün gazetesinde yayımlanan yazısında Arı, özellikle gözaltı sürecinde maruz kaldığını söylediği çıplak arama dayatmasına dikkat çekti.
“BAYRAM ZİYARETİNDE GÖZALTINA ALINDIM”
Arı, bayram ziyareti için Tokat’ın Turhal ilçesinde bulunduğu sırada gözaltı sürecinin başladığını anlattı. Ankara’daki adresine polislerin gittiğini öğrendiğini belirten Arı, avukatı Taylan Arı aracılığıyla emniyete “sabah hazır olacağını” bildirdiğini ifade etti.
Ancak aynı gün gece saatlerinde, akrabalarının evine gelen sivil polisler tarafından gözaltına alındığını aktaran Arı, “Apar topar Turhal İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüm” dedi.
İşlemlerinin ardından gece yarısı Ankara’ya sevk edildiğini belirten Arı, sabaha karşı sağlık kontrolünden geçirilerek Ankara Emniyeti’ne götürüldüğünü kaydetti.
“PANTOLONUMU İNDİRİP EĞİLİP KALKMAMI İSTEDİLER”
Arı, Ankara Emniyeti’nde üst araması sırasında çıplak arama dayatmasına maruz kaldığını şu sözlerle anlattı:
“Üst aramam yapıldı ve pantolonumu indirip eğilip kalkmam istendi. Ancak ben bunu kabul etmedim. ‘Ben gazeteciyim’ dedim.”
Saatlerce nezarethanede tutulduğunu belirten Arı, bayram günü olması nedeniyle koridorda tek başına olduğunu ifade etti.
“AYNI DOSYAYA YENİ TWEETLER EKLENEREK İFADE YENİDEN BAŞLATILDI”
Arı, ifadesinin yalnızca Erdoğan ailesinin vakıflarına ilişkin yayımladığı video nedeniyle alındığını, bu içeriğin “halkı yanıltıcı bilgi” olarak değerlendirildiğini söyledi.
Kendisi ise söz konusu içeriğin gerçek olduğunu savundu.
İfade işlemi tamamlandıktan sonra savcılığın dosyaya yeni tweetler eklediğini ve bu nedenle ifadenin yeniden başlatıldığını belirten Arı, süreci “hukuksuz” olarak nitelendirdi.
“SAVCIYI GÖRMEDEN TUTUKLANDIM”
Saatler süren gözaltı sürecinin ardından Ankara Adliyesi’ne götürüldüğünü aktaran Arı, savcıyı görmeden doğrudan 11. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldığını söyledi.
Arı, “Kuvvetli suç şüphesi var” gerekçesiyle tutuklandığını belirtti.
Adliyede gazetecilerin uzaklaştırıldığını, kendisinin ise depo kapısından çıkarılarak cezaevine götürüldüğünü ifade etti.
“PİSLİK İÇİNDEKİ KOĞUŞTA GECE GEÇİRDİM”
Gece geç saatlerde cezaevine teslim edildiğini belirten Arı, ilk geceyi kötü koşullarda geçirdiğini şu sözlerle anlattı:
“Pislik içindeki geçici koğuşta bir gece geçirdim. Montuma el konulduğu için oldukça zor bir geceydi.”
“YATAR OLMAYAN BİR SUÇTAN TUTUKLANDIM”
Arı, tutuklanmasının gazetecilik faaliyetleri nedeniyle olduğunu savunarak, “Yatarı olmayan bir suçtan tutuklanarak susturulmak istendim” dedi.
Hakkında aylardır koruma kararı bulunduğunu ve sürekli polis eşliğinde yaşadığını hatırlatan Arı, gazeteciler Merdan Yanardağ ve Alican Uludağ örneklerini vererek benzer bir süreç yaşadığını ifade etti.
“CEZAEVİNDE DE YAZMAYA DEVAM EDECEĞİM”
Cezaevinde de gazeteciliğe devam edeceğini vurgulayan Arı, psikolojik ve fiziksel durumunun iyi olduğunu belirtti.
Ailesinin yaşadığı üzüntüye dikkat çeken Arı, “Beni ve ailemi üzenler elbet bir gün yargılanacak” ifadelerini kullandı.
“BEN SADECE GAZETECİLİK YAPTIM”
Arı, gazetecilik kariyerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ben gazetecilik dışında hiçbir şey yapmadım. Yolsuzlukları, haksızlıkları ve hukuksuzlukları haber yaptım.”
Yunus Emre Vakfı’na ilişkin yaptığı haberle ödüller aldığını hatırlatan Arı, bugün aynı dosyayla bağlantılı kişilerin kaldığı cezaevinde bulunduğunu ifade etti.
“BEN NEDEN CEZAEVİNDEYİM?”
Arı, yazısını şu soruyla tamamladı:
“Beni neden susturmak istediler? Ben neden cezaevindeyim?”
