TARIK TOROS | YORUM
Galatasaray’ın Süper Lig’de şampiyon olduğu gün Cumhurbaşkanı başdanışmanı Mehmet Uçum, Fenerbahçe yönetimi ve Başkan Ali Koç’u topa tutarak, “Yazıklar olsun bu yönetime, tarihe kara leke olarak geçtiniz, önümüzdeki genel kuruldan itibaren yükseliş başlayacak.” diyerek Aziz Yıldırım’a selam çaktı. Depremle yerle bir olan kentin takımı Hatayspor’un Çaykur Rize’yi 2-0’la geçip Süper Lig’de kalması herkesi mutlu ederken, sahaya inip hakem yumruklayan Başkan Faruk Koca’nın takımı Ankaragücü, Trabzonspor’a 4-2 yenilerek küme düştü.
Devlet Bahçeli ise taraftarı olduğu Karagümrük son maçında galip gelmesine rağmen küme düşmekten kurtulamayınca, 6 Şubat depremine atıfta bulunarak, “Asrın felaketinin yaraları henüz sarılmadı, Türk futbolunun strese girmemesi için bu yıl takımlar küme düşmesin.” teklifinde bulundu.
***
Türkiye’de futbolun, futboldan başka her şeye benzediği sezonun özeti bu esasen: Fenerbahçe’de kimin başkan olacağına Saray danışmanı karar verirken, iktidar ortağı partinin lideri sezonun son günü kural değiştirmeyi önermekte beis görmüyor.
Her şeyi kendileri belirliyor, istedikleri gibi gitmeyince de kural kitabı, yasa, anayasa tanımıyorlar.
Aynı gün (26 Mayıs) Türk Hava Yolları, sponsoru olduğu A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı Milletler Ligi için ABD’ye tarifeli uçakla ekonomi sınıfında uçurmuş. İki gün sonra (29 Mayıs) maçı olan uzun boylu oyuncular daracık koltuklarda 13 saatlik yola öyle çıkmışlar. Tepki yükselince THY’nin açıklamasına bakıyorsunuz “Uçurduğumuza şükretsinler!” gibi bir şey. Sorumluluğu federasyona yüklemişler.
Geçen mart ayında Fenerbahçe Spor Kompleksi’nde heykeli açılan takım kaptanı Eda Erdem, uçak içinden paylaştığı fotoğrafa THY’yi etiketleyerek “13 saatlik ABD uçuşu başlasın. Fotoğraftaki takım arkadaşlarımızı bulunuz.” mesajını paylaştı. Yan yana da oturtulmamışlar.
(Saray’ın İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un eşinin THY’deki huzur hakkı 2 yılda 4 kere zamlanarak 102 bin TL oldu bu arada.)
Milli voleybolcuların neyseki vizeleri vardı ve uçabildiler. Geçen Aralık ayında, Bursa Uludağ Kadın Basketbol Takımı, geç başvurdukları İngiltere vizesi yetişmeyince sadece ‘çifte pasaportlu’ 5 sporcuyu Londra’ya yollayabilmiş, biri sakat haliyle maça çıkmış, takım FIBA EuroCup’tan elenmişti.
***
Uçuşla bağlantılı, atlamayalım: toplam 15,3 milyon emeklinin neredeyse üçte ikisinin asgari ücretin altında emekli maaşı aldığı ülkede avukatlara “yeşil pasaport” hakkı tanındıktan sonra mali müşavirler de benzer talepte bulunmuş. Gazeteciler ve eczacıların talepleri halen beklemede.
Türkiye vatandaşlarının vize başvurularının Batılı devletlerce reddedildiği bir iklimde hemen her meslek grubunun “ayrıcalık” peşine düşmesi doğaldır. Herkes bilir ama yüksek sesle dillendirmez. Vize aşağılamasının ardında, ülke sınırlarının kevgire dönmesi gerçeği vardır.
3 Mayıs’ta CNN Türk’e çıkan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in sözleri gündemde: “Açık ve net söylüyorum, hudutlarımızdan girmek mümkün değil; 9-10 ülke hudut güvenlik güvenlik sistemimizi birebir kendi ülkesinde yaptırmak için bizimle görüşüyorlar.”
Aynı bakanlık, 20 gün sonra, Suriye’de görev yapan tugay komutanının makam aracıyla insan kaçakçılığı yaptığını doğruladı. Koruması ve emir astsubayı tutuklanan tuğgeneral emekliliğe sevk edilmiş, Hakkındaki işlem bu.
***
Haftanın tek iyi haberi, Galatasaray Meydanı’nın Cumartesi Anneleri’ne açılmasıydı. Evlatları gözaltında kaybedilen annelerin 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Lisesi önünde başlattıkları adalet arayışı, 1000 haftayı geride bıraktı. Bakalım “normalleşme” ne kadar sürecek? Zira hava pek olumlu değil.
***
AKP çok hızlı eriyor. Metropoll Araştırma’nın Mayıs ayı raporuna göre, oyu yüzde 20’nin altında. Yerel seçim kampanyası yapmayan MHP lideri, 31 Mart’tan önce bu kadar ortada değildi. Üst üste partilileri topluyor, arada gazetecilerle şakalaşıyor, sokak köpekleri hakkında ahkam keserken malum köpeklere sahip çıkıyor, iktidara hiç olmadığı kadar tutunuyor.
Kolayca tasfiye edilecek bir ortak değil, Erdoğan da öyle düşünmüyor zaten. AKP ve MHP’nin bir daha birlikte seçime girme olasılıklarını bilmem fakat Cumhur İttifakı’nın bir daha seçim kazanma imkanı yok. Son dönemleri ve bu dönemi uzatmak için ellerinden geleni yapacaklar.

Türkiye futbol liginde milyon dolarlık (duyduğum milyon yanlış olabilir, milyarlık da olabilir ) iddia takımı şampiyon olup kazanan onlardır. Hiç bir takımın taraftarı değilim. Ligin hiç bir takımının maçını 1 dakika bile izlemedim. Her çocuğa ferdi sporları tavsiye ediyorum.
Ozaman sandıklar iptal yola devam, gitmezler bir daha seçime. sanki kim diyebilir ki?
10 senedir aynı şey söyleniyor. Yarın seçim olsa yarın kazanır.
Ayrıca Kazanmasa da farketmez. Hiç kaybetmeyeceği bir sistem kuruldu.