Enflasyona ‘küresel barış’ şartı geldi; hadi inşaallah!

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ  

Merkez Bankası, beklendiği gibi politika faizini yüzde 14’te sabit bıraktı. Ekonomistlere göre PPK metnini uzun uzun ‘değerlendirmenin’ bir manası yok; zira MB’nın faiz kararları ve sonrasındaki açıklamalarının piyasa gerçekleriyle alakası yok. JP Morgan da benzer değerlendirmelerde bulundu. Para politikası kararlarının giderek piyasayla daha az alakalı hale getirdiğini belirtti.

MB, son ‘pas’ kararıyla üst üste yedinci kez Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizi değiştirmemiş oldu. 18 Temmuz’da 17,40 olan dolar, faiz kararı öncesinde 17,65’in üzerinde seyrediyordu. Karar sonrası 17,75’i aştı.

Doların yükselmesi maliyetler ve enflasyonun artması, fiyatların daha da tırmanması, TL’nin erimesi yani satın alma gücünün daha da azalması anlamına geliyor. Ayrıca dış borç da sadece kur farkına bağlı olarak katlanıyor…

PPK metninde ‘resesyondan’ (durgunluk) bahsedildiğini görüyoruz. ‘Etkisi artarak sürmekte olan jeopolitik risklerin olumsuz yönde etkisini sürdürmeye devam ettiği’ belirtilerek resesyon ihtimalinin arttığı belirtiliyor.

ENFLASYONDA GÖRÜLEN YÜKSELİŞ BEKLENENDEN UZUN SÜRECEK

Metinde, gelişmiş ülke merkez bankalarının ‘enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini vurguladıkları’ aktarılıyor.

ABD Merkez Bankası FED, geçtiğimiz ay yüksek enflasyon gerekçesiyle politika faizini 0,75 baz puan artırarak 1,75’e yükseltmişti. Geçtiğimiz hafta açıklanan Haziran ayına ilişkin verilere göre yıllık enflasyon yüzde 9,1’e çıktı. 41 yılın rekoru kırıldı. Bu nedenle FED’in 27 Temmuz’da politika faizini 100 baz puan artırma ihtimali konuşuluyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB), dün yaptığı toplantıda politika faizini 50 baz puan artırarak yüzde 0,50 seviyesine çıkardı. Gerekçe; yıllık enflasyonun yüzde 8,6’ya çıkması.

Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 80’e dayanmış durumda. MB, enflasyonun geçici olmadığını söylüyor ama faiz artırmıyor!

EKONOMİK TEMELLERDEN UZAK FİYATLAMANIN SORUMLUSU KİM?

“Enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaya devam etmektedir.” deniliyor.

Erdoğan’ın faiz saplantısı nedeniyle kurun fırladığı bu nedenle maliyetlerin ve dolayısıyla enflasyonun patladığına ilişkin tek bir kelime yok!

Metindeki ‘ekonomik temellerden uzak fiyatlama’ ifadesi kısmen doğru. Peki bunun sebebi ne? İnsanlar neden 3 liraya aldığını 6 liraya satmak istiyor? Bugün 200 bin TL’ye aldığı otomobili, 1 hafta sonra neden 250 bin liraya ilana koyuyor?

Bunun sebebi ‘kötü yönetim’ nedeniyle insanların ‘fiyat’ algısının kaybolmuş olması. Neyin ucuz, neyin pahalı olduğunu kimse bilmiyor. 1 yıl önce 550 bin liraya almadığı evi, bugün 1 milyon 250 bin liraya alan kişi ‘uygun aldım’ diye seviniyor!

POLİTİKA FAİZİNİ NEDEN SABİT BIRAKTIK?

PPK metnindeki en önemli cümlelerden biri de şu; “Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.”

Metinde de görüldüğü gibi dezenflasyonist sürecin başlaması ‘küresel barış’ şartına bağlanmış durumda. Daha önceki metinlerde ‘yıl sonundaki baz etkisiyle’ enflasyonun düşüş eğilimine gireceği söyleniyordu. Peki ya küresel barış olmazsa ya da zaman alırsa?

Bu ifade bile başlı başına iktidarın enflasyonla mücadele konusunda ‘hiç bir şey yapmadığının’ ve ‘yapmayacağının’ delili… Zaten bunu bizzat Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati açıklamıştı. Nebati, ‘büyüme’ ya da ‘enflasyonla mücadele’ seçeneklerinden ‘büyümeyi’ tercih ettiklerini söylemişti.

YÜZDE 5 ENFLASYON HEDEFİ HİÇ DEĞİŞMİYOR

Yine metinde yer alan bir başka ‘komik’ ifade de yüzde 5 enflasyon hedefi! Kıyamet de kopsa o hedef hiç değişmiyor; ancak sorun şu ki bu hedefin kısa ve orta vadede gerçekleşme ihtimali yok!

TÜİK’e göre bile enflasyon yüzde 78,62! Bu oranın önümüzdeki üç ayda 85’i geçmesi bekleniyor. Aralık ve ocak aylarında baz etkisiyle yıllık enflasyonun yüzde 60’a düştüğünü, küresel barışın tesis edildiğini ve MB’nın bundan sonra atacağı bütün adımlarının doğru olduğunu varsayalım; ekonomistlere göre bu durumda bile enflasyonunun bırakın yüzde 5’i, tek haneli rakamlara düşmesi en az 2 yıl sürecek!

 

1 Yorum

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin