Düşük kaliteye, pahalı yayın [Haber-İnceleme: Efe Yiğit]

Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF), 2017-2022 arasında 5 yıllık yayın ihalesini kazanan yine Digitürk oldu. 17 yıldır lig maçlarının yayın haklarını elinde bulunduran Digitürk, yıllık 500 milyon dolar + KDV ödeyerek yayıncı kuruluş olmaya 5 yıl daha devam edecek.

Son yıllarda statlara seyirci çekmekte bile zorlanan ve Avrupa’daki liglerle arasındaki uçurum her geçen gün artan Türkiye Futbol Ligi’nin 500 milyon dolar + KDV edecek bir değere sahip olup olmadığını hiç merak ettiniz mi? İsterseniz, diğer ülkelerdeki yayın ihalelerine bakarak bir cevap arayalım.

En pahalı yayın hakkı İngiltere’de

1992’de özel bir statüyle kurulan ve dünyanın tartışmasız en heyecan verici futbolu oynanan Premier Lig, dünya genelinden izleyici çekmesiyle de ünlü. 20 takımlı Premier Lig’in piyasa değeri 4,9 milyar Euro’yu buluyor. İşte bu ligin yıllık yayın bedeli sadece İngiltere için 2,4 milyar Euro. 212 ülkede yayınlanan Premier Lig’in yayın geliri toplamda 5 milyar Euro civarı. Haliyle takımların aldığı paylar da ona göre şekilleniyor. Türkiye’de Fenerbahçe geçen yıl yayın gelirinden 27 milyon Euro alırken, Premier Lig’de Arsenal 131 milyon Euro gelir elde etti. En düşük yayın gelirini alan Aston Villa’nın kasasına 85 milyon Euro girdi.

Ronaldo’lu, Bale’li, Messi’li, Neymar’lı La Liga’nın yıllık yayın bedeli 983 milyon Euro. Toplam piyasa değeri 3,6 milyar Euro olarak hesaplanan La Liga’da sadece Barcelona-Real Madrid derbisi bile Dünya Kupası finali kadar seyirci çekiyor tüm dünyada.

Fransa’da lig ucuz, yayın pahalı

Bu iki ligden sonra gelen Seria A’nın yıllık yayın bedeli 943 milyon Euro. 2000’li yıllarda futbol kalitesinde yaşanan düşüş, gelirlere de etki etti doğal olarak. Juventus’lu, Milan’lı, İnter’li, Lazio’lu ligin piyasa değeri 2,75 milyar Euro. Lig değeri Alman Bundesliga’dan düşük olan Fransa Ligeu 1’in yayın değeri 726 milyon Euro ile 4. sırada. Ligue 1’in toplam futbol değeri ise 1,58 milyar Euro. Bayern Münih’i, Borussia Dortmund’u, Wolfsburg’u izletmek isteyenler içinse yayın ihalesi 628 milyon Euro. Ligin piyasa değeri, 2,58 milyar Euro.

Türkiye’de rakamlar orantısız

Türkiye Süper Ligi, Avrupa’nın en pahalı 6. ligi. Yayın geliri açısından da sıralaması aynı. Yayın ihalesini alan ve kısa süre önce Katarlı bir şirketin satın aldığı Digiturk, 555 milyon Euro ödeme yapacak. Yani çok sayıda yıldız oyuncu barındıran, dünyadan da takip edilen Alman Bundesliga’dan 73 milyon Euro daha az.

Türkiye’de son yıllarda futbola ilgi düşük olduğu kadar kulüplerin reklam gelirlerinde de büyük bir düşüş yaşanıyor. 3 büyükler hatır-gönül ilişkileri ve Avrupa’da oynamanın avantajıyla reklam bulabilseler de, özellikle Anadolu takımları için durum kötü. Avrupa’da yayın gelirlerinin yanı sıra forma ve sponsorluk anlaşmaları da kulüpleri ihya ediyor. Fenerbahçe nesine.com ile 2,3 milyon Euro’ya anlaşma yaparken, Barcelona sadece Rakuten firmasının göğüs reklamı için 66 milyon Euro alıyor. Manchester United’ın göğüs reklamı 65 milyon Euro. Yayın gelirinde 5. sıradaki Bundesliga’da Bayern Münih, forma reklamı için yıllık 50 milyon Euro’ya el sıkıştı.

Kötü futbol, yetersiz pazarlama, sönük tribün

Türkiye’nin maalesef tribün gelirleri de Avrupa’daki rakipleri ile kıyaslanınca hayli düşük seviyede. Passolig uygulaması ve kötü futbol, tribünleri boş bıraktı. Türkiye ligine yakın yayın geliri olan Almanya’da Dortmund’un 81 bin kapasiteli Signal Iduna Park stadı ve Münih’in 75 bin kapasiteli Allianz Arena’sı her maç ‘kapalı gişe’ oynuyor. Borussia Dortmund geçen yıl 55 bin kombine bilet satarken, 30 bin kişi de sıra bekliyordu. Üstelik kombinesi olup da sahasında oynanan 17 maçın tamamına gelmeyen sadece 93 kişi vardı. Birçok kombine biletin ‘ömürlük’ olduğunu da kayda geçirelim.

Bundesliga geçen yıl son 52 yılın en çok seyirci ortalamasını yakaladı. Maç başına 42 bin 685 seyirci ortalaması yakaladı. Premier Lig’de bu ortalama 36 bin 175, La Liga’da ise 26 bin 852 oldu. Türkiye’de ise yıllık seyirci ortalaması 8 bin 300. Üç büyükler biraz seyirci çekebilseler de, Fenerbahçe (30 binden fazla), Galatasaray (20 binin üstünde) dışındaki takımlar 10 bin barajını bile zor geçiyor. Bunda, tribünlerin eğlence ve futbol keyfi yerine öfke ve küfür ağırlıklı olmasının payı olduğu düşünülebilir.

Bütün bunlara rağmen Türkiye’de oyuncuların aldığı yıllık ücretler dünya devleriyle yarışıyor. Bundesliga’da verilmeyen rakamlar, Türk futbolcuları için ‘burun kıvrılacak’ düzeyde. Buna mukabil kulüpler borç batağında. Devlet, kulüplerin borçlarını silerek, vergi düşürerek, Spor Toto gibi devlet müesseselerini sponsor yaparak destek çıkıyor ama bunun karşılığı olarak da futbol Kamu İktisadi Teşebbüsü’ne (KİT) dönüşüyor. Türkiye ligi, dünyadan takip edilmediği gibi Türkiye’den bile kendisine taraftar bulamıyor…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin