Doğal afetler ve seçimler

HABER-ANALİZ | ENSAR NUR

14 Mayıs’a çekilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 3 ay öncesinde Türkiye’yi iki büyük depremin vurması, seçimler ile ilgili tartışmaların ortaya atılmasına neden oldu.

Rejimin tepkileri ölçmek için kullandığı paratoner vazifesi gören kuklalar, seçimlerin ertelenebileceği fikrini kamuoyunda seslendirmeye başladılar. Uzmanlar ise seçimlerin ertelenmesinin Anayasa hükümlerine aykırı olduğunu vurguluyor.

Erdoğan rejimi buna rağmen seçimleri ertelemeye kalkarsa hem içeride hem de dışarıda büyük bir meşruiyet sorunuyla karşılaşacağı açık. Çünkü böyle bir karar, ülkeyi potansiyel bir anayasal krize sürükleyebilir. Anayasal krize girmeden seçimi ertelemenin yolu ise Meclis’in 3’te 2’sinin desteğini gerektiren bir anayasa değişikliği. Burada da muhalefetin duruşu belirleyici olacak.

Seçimlerin ertelenmesi tartışmalarının en kilit noktası Anayasa hükümleri olarak önümüzde dursa da konu burada kapanmıyor.

Türkiye’de seçimlerin ertelenmesi engellense bile, özellikle afet bölgelerinde seçimlerin nasıl yapılacağı, ikametlerini terk edip başka şehirlere taşınmak zorunda kalan milyonlarca insanın nasıl oy kullanacağı gibi oldukça pratik sorular seçim sürecinin ana maddeleri olacak gibi gözüküyor.

Buradaki en büyük kaygı da seçimlerin adil ve özgür olarak gerçekleştirilmesinin önüne deprem bahanesiyle bir kez daha geçilmesi. Dolayısıyla, önümüzdeki 3-4 ay içerisinde depremden etkilenen bölgelerin ve vatandaşların oy kullanabilmesinin yapılacak düzenlemeler ile kolaylaştırılması gerekiyor.

Muhalefetin ise seçimlerde oy kullanmayı kolaylaştırmak için getirilebilecek yeni pratiklere hazır olması gerekiyor. Zira, bu tip oy kullanma pratikleri iktidar tarafından suistimal edilmeye açık. Erdoğan rejiminin de her türlü hileye başvurmaya çalışacağı su götürmez bir gerçek.

Doğal afetler ve seçimler: Temel problemler

Elbette, dünyada ilk defa Türkiye önemli bir seçim öncesi doğal afetle karşılaşmadı. Başta ABD olmak üzere dünyada pek çok ülke seçim öncesinde  kasırgalar, seller, orman yangınları, kar fırtınaları, kuraklık, depremler, tsunamiler ve volkanik patlamalar gibi doğal afetlerden etkilendi.

Kimi durumlarda seçimler Haiti ve Japonya örneklerinde olduğu gibi zorunluluktan dolayı ertelenirken, kimi durumlarda da 2012 ABD Başkanlık seçimlerinde olduğu gibi afetten birkaç gün sonra olan seçim tarihi muhafaza edildi (Tablo). Bu konuda çalışan siyaset bilimcilerin de katkılarıyla geniş bir afet sonrası seçim pratiği tecrübesi bulunuyor.

Afet sonrası için en büyük sorun ise seçimlerin ertelenmesi olarak göze çarpıyor. Bir seçimin ertelenmesi, seçim takvimine ilişkin yasal gereklilikleri ihlal edebiliyor, ülkeyi görev süresi dolmuş siyasetçilerin yönetimine maruz bırakabiliyor veya bazı durumlarda boş kalan yasama koltukları bir güç boşluğu oluşturabiliyor. Ancak bu da demokratik işleyişin önüne geçiyor.

Ertelenen seçim örnekleri olsa da, siyaset bilimcilerin üzerinde durduğu nokta Seçim Kurullarının kendilerini afet durumunda da seçimleri düzenleyebilecek şekilde hazırlamaları gerektiği. Nitekim, küresel ısınma ile birlikte maruz kalınan afetlerde bir artış olduğu gözlemleniyor ve bu afetlerin demokratik işleyişe engel olmamasının sağlanması gerekiyor.

Seçimlerin yapılmasına karar verildiğinde ise birtakım problemler gün yüzüne çıkıyor. Seçmen kayıt malzemeleri ve tesisleri zarar görmüş olabilir, seçmenler kayıt olmak ve oy kullanmak için ihtiyaç duydukları kimlik belgelerini kaybetmiş olabilir, afetten etkilenen seçmenler yer değiştirmiş olabilir, oy kullanma merkezleri ve seçim malzemeleri zarar görmüş olabilir. Bu durumlarda demokratik sürecin aksamaması için oy kullanmayı kolaylaştıran düzenlemeler gerekiyor.

Sandy Kasırgası ve 2012 ABD Başkanlık Seçimleri

Afet sonrası seçimlerin en büyük örneklerinden biri ABD’yi vuran Sandy Kasırgası’nın hemen sonrasında yapılan 2012 başkanlık seçimleri. Başkanlık seçimlerinden sadece bir hafta önce 29 Ekim 2012’de ABD’nin kuzeydoğusunu vuran Kasırga nedeniyle, New York ve çevresinde ciddi önlemler alındı. Kasırga vurmadan önce 370 bin kişi su baskınlarının yaşanabileceği alçak yerlerden tahliye edildi. Toplu taşıma ve devlet kurumları kapatıldı.

29 Ekim’de karaya ulaşan Kasırga, özellikle New York ve New Jersey’i çok fazla etkiledi. Kasırga nedeniyle 200’den fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 65 Milyar Dolarlık bir hasar meydana geldi. 2 milyondan fazla New Jersey ve 6 milyon New York sakini elektriksiz kaldı ve yaklaşık 161 bin aile yer değiştirmek zorunda kaldı. Seçimlere sadece birkaç gün kala, ABD’nin doğu eyaletlerinde oy kullanmak çok zor hale geldi. Ancak seçimler ertelenmedi.

Tim Larsen-Reuters

Fırtınadan sonra oy kullanılabilmesi için New York’ta ve New Jersey’de bazı kolaylıklar sağlandı. Yerinden edilmiş seçmenlerin herhangi bir oy verme yerinde geçici oy kullanmalarına izin verildi ve genel olarak katılım birçok insanın korktuğu ölçüde azalmadı.

Elbette, oy verme işlemleri kolay olmadı ve çok fazla sayıda engel ve karmaşa ile karşılaşıldı. Durumdan ders çıkaran yetkililer ve uzmanlar bir daha olası afet sonrası seçim dönemlerinde benzer engeller ile karşılaşılmaması için çalışmalar ve hazırlıklar yapmaya başladı.

Dolayısıyla, seçimler için önünde yaklaşık 3-4 ay olan Türkiye, gerekli hazırlıkları yapmak için zamana sahip. Hazırlıkların yapılması aşamasında da gerek ABD’nin gerekse afet sonrası seçim düzenleyen diğer ülkelerin uzmanlığına başvurup sağlıklı bir seçim düzenleyebilir. Seçimlerin ertelenmesi için ortada bir bahane olmadığı açık.

Afetlerin seçim sonuçlarına etkisi

Peki doğal afetlerin seçim sonuçları üzerinde genel geçer bir etkisi var mı? Doğal afetlerden sonra seçimlere katılım düşüyor mu? Hükûmetler iktidarı kaybediyor mu?

Bu konuda Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü’ne bağlı ‘Doğal Afetlerin Seçimler Üzerindeki Etkisi’ Projesi’nden araştırmacılar Apslund, Birch ve Fischer’in çalışmaları bulunuyor.

Araştırmacıların makalesine göre, doğal afetlerin seçim süreçleri ve sonuçları üzerindeki etkisi büyük ölçüde kontekste ve hükümetlerin, Seçim Kurullarının ve siyasi partilerin afetlerin oluşturduğu tehlikeler ve sonrasında ortaya çıkan zorluklarla ne kadar ustaca başa çıktıklarına bağlı olarak değişiyor.

Farklı örneklerde farklı sonuçlar ortaya çıkıyor. Bazı örneklerde sandığa gitme oranı düşerken, bazı örneklerde yüksek. Yine bazı örneklerde hükûmet sandığa gömülürken, diğer örneklerde iktidarda kalmaya devam edebiliyor.

Türkiye’de ise seçimlerin sonucu halkın deprem sonucu yaşanan büyük yıkımı ve sonrasındaki yaraları sarma çabalarını nasıl algıladığına göre değişecek. Bir yandan muhalefet iktidarın ihmallerini ve sorumluluğunu anlatmaya çalışırken, diğer yandan medyanın neredeyse tamamına yakınını kontrol eden Erdoğan rejimi farklı bir resim sunuyor.

Ayrıca, önceki seçimlerde Erdoğan’a çok ciddi destek veren bölge halkı, Erdoğan’ın kendilerine yapacağı yardımları ve projeleri olumlu bir adım olarak görebilir. Zira, diğer ülkelerden gelen ve ülke içinde toplanan paralar, Erdoğan’a seçmenlerin kalbini kazanmak için gerekli maddi desteği sağlayabilir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin