Değişim gerçekle yüzleşmeden olmaz | Kum Saati

TR724 ekranlarında Abdülhamit Bilici ve Prof. Dr. Mehmet Efe Çaman’ın birlikte hazırlayıp sunduğu “Kum Saati” programının bu haftaki konuğu yazar ve siyaset bilimci Herkül Millas oldu. Programda, Türkiye’nin toplumsal hafızası, tarihsel travmalarla yüzleşme eksikliği, demokrasinin önündeki engeller ve siyasal kutuplaşmanın kökenleri masaya yatırıldı.

Millas, program boyunca sadece akademik bir perspektif sunmakla kalmadı; yaşadığı deneyimlerle, gözlemleriyle ve çevirdiği metinler üzerinden toplumsal hafızanın nasıl şekillendiğine dair çarpıcı analizlerde bulundu.

Mağduriyet Değil, Mağduriyet Sonrası Tutum Belirleyicidir

Herkül Millas’a göre, bir insanın veya topluluğun mağdur edilmiş olması, o kişiyi otomatik olarak ahlaki yükseklikte bir yere koymaz. Asıl belirleyici olan, mağduriyet sonrasında sergilenen tutumdur. “Mağdur olduktan sonra başkalarını mağdur etmeye başlayan bir aktör, ahlaki olarak yükselmez; aksine aynı hatayı tekrar eder,” diyen Millas, bu noktada toplumsal yüzleşmenin gerekliliğine vurgu yaptı.

Geçmişle Yüzleşmeden Değişim Gerçekleşmez

Millas, Türkiye’de 6-7 Eylül olaylarından Dersim’e, 12 Eylül darbesinden 28 Şubat’a kadar yaşanan bütün tarihsel kırılma anlarının ya unutturulmaya ya da resmi anlatılarla bastırılmaya çalışıldığını belirtti. Bu durumun, yeni kuşakların kendi geçmişiyle bağ kurmasını engellediğini ve toplumsal hafızanın eksik kaldığını ifade etti.

Çaman: Yüzleşme Olmadan Hukuk da, Demokrasi de Mümkün Değil

Prof. Dr. Mehmet Efe Çaman, programda Millas’ın bu eleştirilerine destek vererek, “Yüzleşmeden ne hukuk ne de demokrasi tesis edilebilir,” dedi. Çaman’a göre, geçmişiyle barışamayan bir toplum, hukuku da keyfiyetten kurtaramaz. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir; hesap verebilirlik, şeffaflık ve tarihsel sorumluluk da bu sistemin temelidir.

Bilici: Mağduriyetin Evrensel Olması Gerekir

Gazeteci Abdülhamit Bilici, Türkiye’de belli kesimlerin sadece kendi yaşadıkları haksızlıklara odaklandığını, başka kesimlerin acılarına ise gözlerini kapattığını belirtti. Bilici, “Eğer demokrasi talebimiz evrenselse, bu adalet arayışını sadece kendi grubumuzla sınırlı tutmamalıyız. 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta, Roboski’de, Gezi’de, 15 Temmuz sonrasında yaşananları birlikte düşünmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Empati ve Eleştirisel Düşünce Olmadan Özgürlük Mümkün Değil

Millas, Türkiye’de eleştirisel düşüncenin yeterince gelişmemiş olmasını, demokratik bir topluma geçişi zorlaştıran en temel engellerden biri olarak gördü. “Kendi mahallesinden olmayanı dinlemeyen, empati kuramayan bir toplum, demokrasiyi içselleştiremez,” diyen Millas, eğitim sisteminden medyaya kadar uzanan bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu belirtti.

Yapı Değişmeden Yüzeysel Reformlar Yetersiz Kalır

Siyasal iktidarın dönüşmesine rağmen, devletin yapısal mantığının değişmediğini vurgulayan Millas, şunlara değindi: “Dün Kemalist reflekslerle baskı kuran yapı, bugün siyasal İslamcı reflekslerle aynı baskıyı kuruyor. Aktörler değişiyor ama sistematik mantık sabit kalıyor.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin