Cizre’den Halep’e; yeni bir fiyasko mu?

CUMALİ ÖNAL | ANALİZ

Halep’in Kürt mahalleleri Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de üç gündür bir can pazarı yaşanıyor. Şam yönetimine bağlı birliklerin kuşattığı bu iki mahallede yaşanan çatışmalarda şu ana kadar 30’dan fazla kişi öldü. Kürt kaynaklara göre 100 binden fazla kişi bu mahalleleri terk ederek başka yerlere kaçtı.

Yaşananlar, hafızalarda silinmeyen 2015–2016 Cizre olaylarını hatırlatıyor. O dönemde kent 79 gün boyunca kuşatma altında tutulmuş, ilan edilen sokağa çıkma yasakları ve keskin nişancı dehşeti nedeniyle bazı binaların bodrum katlarında yakılarak öldürülen 100’den fazla insanın cesedine dahi ulaşılamamıştı. O karanlık günlerin sembolü haline gelen Teybet Ana’nın cansız bedeni, günlerce sokak ortasında kalmıştı.

Şam ve Kürtlerin 10 Mart Mutabakatını yürürlüğe koymak için görüşmeler gerçekleştirdiği dönemde bu çatışmaların yaşanması Türkiye’nin olaylarda bir rolü var mı sorusunu gündeme getiriyor.

Türkiye, ‘terörist’ olarak nitelediği Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrolündeki bu iki mahallenin “Kürt silahlı gruplardan temizlenmesi” için uzun süredir Şam yönetimi üzerinde yoğun bir baskı kuruyordu. Nitekim bu baskının sahadaki ilk yansımaları, 22 Aralık’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan liderliğindeki üst düzey Türk heyetinin Şam’a yaptığı ziyaretin hemen ardından görüldü. Çok geçmeden Suriye rejimi, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini topçu atışlarıyla hedef almaya başladı.

Salı günü başlayan son çatışmalarla ilgili olarak Türk yetkililerin arka arkaya yaptığı açıklamalar ve destek sözleri ise Ankara’nın acelesi olduğunu gösteriyor.

Son çatışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’la gerçekleştirdiği telefon görüşmesinden birgün sonra başlaması dikkat çekici. Şu ana kadar Amerikan yönetiminin çatışmaların sona ermesi için aktif bir girişimde bulunmaması Trump’ın Erdoğan’a bu operasyon konusunda ‘yeşil ışık’ yaktığı iddialarını gündeme getiriyor.

Perşembe sabahı Savunma Bakanlığı açıklamasında Şam rejimine talep edilmesi durumunda her türlü desteğin sağlanacağını duyurdu.

Gün içinde Umman Dışişleri Bakanı ile ortak basın toplantısında bu kez Dışişleri Bakanı Fidan, İsrail parmağına işaret etti. Fidan, “SDG’nin üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde, İsrail’in bölgemizde yürüttüğü ‘böl, parçala, yönet’ politikasına bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil.” dedi.

Tüm bu açıklamalar ve gelişmeler, iki mahalleye saldırının Türkiye ve Şam arasında koordinasyon şeklinde yürütüldüğünü ortaya koyuyor. 

Mevcut askeri kapasitesi ve sahadaki gerçeklik dikkate alındığında, Türkiye’nin baskısı ve hatta olası yardımları olmadan Şam yönetiminin Kürt gruplar karşısında belirleyici bir üstünlük kurmasının kolay olmadığı biliniyor. Buna rağmen, Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına bağlı birliklerin ağır silahlarla gerçekleştirdiği saldırılara karşı, mahallelerin güvenliğini büyük ölçüde hafif silahlarla sağlayan Suriye Demokratik Güçleri’ne bağlı asayiş unsurlarının dahi kayda değer bir direniş göstermesi, rejim güçlerinin gücünü gösteriyor.

İran’dan Yemen’e, Somaliland’dan Sudan’a, Ortadoğu’da tüm tuşlara basıldığı bir dönemde yaşanan Suriye’deki çatışmalarla ilgili olarak Suriye lideri Ahmet el Şara’nın herhangi bir açıklama yapmaması, hatta ortalıklarda görünmemesine Kürt lider Salih Müslim, “Şaraa nerede? Ya Şam’da, ya da Türkiye’de esir alınmış!” sözleriyle tepki gösterdi.

SDG lideri Mazlum Abdi ve Iraklı Kürt lider Mesud Barzani, çatışmaların sivil Kürt nüfusu hedef alan sistematik bir “etnik temizlik” girişimi olduğunu belirtiyor. Çatışmaların olduğu bölgelerdik Kürt kaynaklar tahliye emirleri ve bombardımanların sivilleri zorla göç ettirmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Son üç günde yaşananlar MHP lideri Devlet Bahçeli’nin öncülük ettiği ‘Terörsüz Türkiye’ başlığı altındaki ikinci Kürt açılımının da resmen fiyasko ile sonuçlandığının deklarasyonu anlamına geliyor. İlginç olan Kürt partisi DEM’in de rejimin toplumu gerçek gündemle ilgilenmemesi için ortaya koyduğu bu oyuna ortak olması…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin