Cumhuriyet Halk Partisi Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, KHK’lıları kabul ederek sorunlarını dinledi.
KHK’lılar Platformları Birliği, Avukat Levent Mazılıgüney’in öncülüğünde 27 Haziran’da CHP Genel Merkezi’nde yapılan ziyarette Türkiye’deki başta KHK hukuksuzlukları olmak üzere tüm sorunlar dile getirildi.
Dr. İnşaat mühendisi, avukat Mazılıgüney yaptığı sunumda KHK’lıların yüzde 98’inin 15 Temmuz’dan önce hiçbir adli soruşturma geçirmediği, yüzde 93’ünün muhafazakar seçmen olduğunu söyledi. Yaş ortalamasının 40 ve iki çocuk sahibi olan bu kişilerin çoğunun son seçimlerde CHP’ye oy verdiğini vurguladı.
15 Temmuz’u ‘Allah’ın bir lütfu’ olarak gördüklerini 5 bin kurumu kapattıklarını ifade eden Mazılıgüney, 12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde tüm kamu kurumlarından 30 bin, 20 Temmuz 2016 OHAL döneminde ise 400 bin kişinin ihraç edildiğini de belirtti.
Yaşanan hukuksuzluklar sonrası KHK’lıların psikolojik destek ihtiyacının da son bir yılda yüzde 17 arttığına işaret eden Mazılıgüney, “KHK’lılarda intihar oranı Türkiye ortalamasının 30 katına, boşanma oranı ise 4 katına çıktı.” dedi. Mazılıgüney, KHK’lıların yüzde 91’inin ise yurt dışına gitmek istediğini söyledi.

DARBE GİRİŞİMİ VE RAKAMLARA YANSIYANLAR
Sunum, hem rakamlarla hem de hukuki değerlendirmelerle OHAL sürecinde yaşananları gözler önüne seriyor. Genelkurmay Başkanlığı verilerine göre, 15 Temmuz gecesi darbe girişimine toplam 8.651 askeri personel katıldı. Bunların 1.676’sı er ve erbaş, 1.214’ü ise askeri öğrenci olarak kayıtlara geçti. Ancak bu kişilerin darbe planlamasında aktif rol alıp almadığına dair sunulan deliller, hukuk çevrelerinde hala ciddi şekilde tartışılıyor.
KHK İLE TOPLU İHRAÇLAR

OHAL dönemi boyunca 134 binden fazla kişi, kamu görevinden çıkarıldı. Bu kişilerin 4.383’ü hakim ve savcıydı. İhraç edilenlerin toplam sayısının 400 bini aştığı tahmin ediliyor. Özellikle akademisyenler de bu süreçte ciddi şekilde etkilendi: Devlet üniversitelerinden 7.508, vakıf üniversitelerinden ise 3.041 akademisyen ihraç edildi.



HUKUK GÜVENLİĞİ TARTIŞMASI
Sunumda yer alan bir bölümde, Ekim 2017 tarihli Polis Akademisi Raporu’ndan da alıntı yapılarak, vatandaşların devlet güvencesiyle açılan kurumlara güvenerek hareket ettiğine dikkat çekiliyor. Ancak sonrasında bu kurumlarla bağlantılı kişilerin yargılanması, hukuk güvenliğinin zedelendiği eleştirilerine neden oluyor.
MAĞDURLARIN YÜZDE 93’ü MUHAFAZAKAR SEÇMEN

Mazılıgüney’in yaptığı sunuma göre ihraç edilenlerin yüzde 93’ü muhafazakâr seçmen profiline sahip, yaş ortalaması 40 ve çoğu evli, ortalama iki çocuk sahibi. Eğitim seviyesi ise dikkat çekici: Yüzde 30’unun lisansüstü eğitimi bulunuyor. OHAL mağdurlarının yüzde 91’i yurtdışına gitmek istiyor.
Sosyal etkiler de çarpıcı: Psikolojik destek ihtiyacı bir yılda yüzde 17 artarak yüzde 62’ye ulaştı. İntihar oranı Türkiye ortalamasının 30 katına, boşanma oranı ise 4 katına çıktı.

CEZAEVLERİNDE DURUM
Raporda cezaevlerindeki hak ihlallerine de değiniliyor: İşkence, sağlık hizmetine erişimin engellenmesi, dilekçe hakkının kısıtlanması ve keyfi hücre uygulamaları sıkça bildirilen şikâyetler arasında.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ VE YENİDEN YARGILAMA
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Yalçınkaya/Türkiye kararı da sunumda dikkat çekiyor. Hukukçular, benzer davalarda beraat kararlarının verilmesi ve kesinleşen dosyalarda yeniden yargılama yapılması gerektiğini savunuyor.
