NECİP F. BAHADIR | YORUM
CHP Lideri Özgür Özel, “Tayyip Erdoğan bir cunta başkanına dönüşmüştür!” cümlesini bir süredir çok sık kullanıyor. Kurultay konuşmasında da tekrarladı; “Cuntacılar yani darbeyi planlayanlar Saray’da devlet dairelerindeki makam odalarına hapsedilmiş bir cunta olarak durmakta… O cunta arkadaşlarımızı esir tutmaktadır…”
Cuntadan kasıt Erdoğan ve arkadaşları; belki Bahçeli de dahil…
Özel, “İmamoğlu operasyonun yapıldığı günü 19 Mart darbe girişimi…” ilan etmişti. Arkasından da “Darbe başarısız oldu!” falan demişti. Başarısızlığı da belediye ve partisine ‘kayyım atanamamasına’ bağlamıştı. Madem darbe girişimi püskürtüldü, cunta neden iş başında o zaman? Öncelikle ‘cunta’ kavramına itirazım var. Cunta ‘askeri bir tabir’ ve genellikle ordu içi darbe oluşumları için kullanılır. Orduda ‘cunta’, partilerde ise ‘hizip’ olur. 27 Mayıs bir cunta hareketiydi. 9 Mart da öyle…
Özgür Özel’in, Erdoğan’ın, İmamoğlu’na dönük operasyonlarını ‘darbe’ olarak nitelemesi doğru ve yerinde. Ona itirazım yok. Demokrasilerde sivil darbe olur mu? ‘Olmaz’ diye bilirdik, siyasi tarihte pek örneği yoktu çünkü. Fakat Erdoğan olabileceğini ispat etti. “Hitler de sandıktan çıktı…” diyenlere boşuna bozulmuşuz! Erdoğan içinde bir ‘darbeci kişiliği’ de barındırıyormuş. Fırsat kolluyormuş meğer.

Şartlar olgunlaşınca ‘darbe şapkasını’ başına geçiriverdi. 15 Temmuz’dan hemen sonra… Bir askeri darbe lideri ne yaparsa onu yaptı. Anayasayı takmadı, kanun nizam dinlemedi. Yönetimi tamamen keyfiliğe dönüştürdü. Efkan Ala utanmadan, sıkılmadan, “Türkiye çağ atladı!” dedi. Evet, atladı ama geriye doğru! Brüksel’e değil, Kabil’e yaklaştı. Dünyada geçmişi bugününden daha aydınlık kaç ülke kaldı? Türkiye de onlardan biri… Eskinin özlendiğini, geçmişin arandığı bir ülke…
Türkiye, ‘darbeci’ bir zihniyet tarafından yönetiliyor!
‘15 Temmuz’u kurgu ve senaryo diye niteleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘20 Temmuz darbesi’ tespiti doğruydu. Türkiye o günden bu yana bir darbe zihniyetiyle ‘olağanüstü’ biçimde yönetilmekte… ‘İmamoğlu operasyonu’ sadece olaylardan biri. Bir sonuç aslında. Erdoğan koltuğu için tehlike ve risk olarak gördüğü İmamoğlu’nu bertaraf etti.
Beklenmiyor muydu? Sürpriz mi oldu? Hayır… Belki ‘normalleşme’ falan masallarına kendisini fazla kaptıran Özel şaşırmış olabilir. Özel ‘böyle gecenin sabahından hayır umuyor’ idiyse, ne diyelim vay haline… Val halimize…!!!
Özgür Özel gibi bazı isimler ‘Silivri’yi yeni keşfetti! Oysa Silivri bir toplama kampına dönüşeli yıllar oldu. 15 Temmuz ve sonrasının Silivri’sine kulaklarını ve gözlerini kapatmasaydı, belki yaşananlardan haberi olabilirdi. Hapishaneler ‘AKP zindanlarına’ dönüştü. Esed’in hapishaneleriyle yarıştı. Ne kanun ne yönetmelik işledi. Kaç bayramdır kantinler kapalıydı. CHP yeni fark etti. Çıplak arama ve işkence gibi insanlık dışı uygulamalar sanki yeni başlamış gibi… Feryat ve çığlıklar duvarları aşamadı.
CHP, hâlâ ‘kendine’ Müslüman!
Silivri gerçeğine yeni yeni uyanan CHP’ye ‘günaydın’ demek lazım. İş işten geçmiş, Üsküdar’da sabah da olmuş olsa ‘uyanmak’ iyidir. Fakat korkarım ki Özel’in CHP’si hala kendine Müslüman. Hâlâ masumun, mazlumun kimliğine, rengine bakmakta. Lafa gelince, “Mazluma kimlik sorulmaz…” fakat eyleme gelince kimliğine göre muamele…
Özgür Özel, Hidayet Karaca’nın haksız hukuksuz yere Silivri’de yattığından haberdar mı? Aylar önceydi, Adalet Bakanlığı önüne Şenyaşar ailesini ziyaret ederken hemen yanı başındaki ‘öteki anneyi’ görmezden gelmişti. O gün benim için bitmişti Özel.
Bu nasıl bir körlüktü…?
Bana her ne kadar ‘23 Nisan genel başkanı’ gibi ergen görünse de Özel’in CHP’si son günlerde kendisini aşan siyasi hamleler yaptı. Ön seçim bunlardan biriydi, dayanışma sandığı da…
Protesto yürüyüşleri ve meydan mitingleri de öyle… ‘Boykot ve imza kampanyası’ belki sonuç vermeyebilir. Fakat Erdoğan’ın ayarlarını bozmaya yetti. AKP siyaset üretemez hale geldi. Belki de ilk kez bu kadar ağır bir çaresizliğe sürüklendi. Saraylar Erdoğan’ın olsun sokaklar ve meydanlar CHP’ye yeter… Toplum hazır çünkü. Dünyanın her yerinde Saray sokak ve meydandan çok korkar. İmamoğlu ve sandık korkusu Erdoğan’ı ne hallere sürükledi, baksanıza…

Saray, İmamoğlu’nun sesini duyuyor!
Olağanüstü Kurultay manevrası da Erdoğan’ı boşluğu düşürdü. Kayyım rüyası gerçekleşmedi. Bir elini CHP’nin içine attı ve karıştırmakla meşguldü. Bugün bile AKP kalemlerinin bütün mesaisi CHP üzerine… Kılıçdaroğlu bile bir anda ‘badem gözlü’ oldu çıktı. Kurultay’da ‘kavga veya çatlak’ oluşturma gayretleri boşa çıktı. Kılıçdaroğlu başta olmak üzere hayatta olan tüm eski genel başkanlar kurultaya geldi, Özel’in sağına ve soluna oturdu. Kemal Bey, Özel’i ayakta alkışladı. Özgür Özel’e rakip çıkmadı, tek kaldı. Berhan Şimşek ‘başvuru dilekçesini’ zamanında yetiştiremedi. Tek adaylı kurultay demokratik açıdan eleştirilebilir. Fakat mazereti var; olağanüstü şartlarda toplandı kurultay. Evet, haksız değil.
En ön sırada bir koltuk dikkat çekti. Üzerinde oturan kimse yoktu. Boştu. ‘Boş koltuk’ CHP’nin aşinası olduğu bir realite. Fakat bu kez farklı. O koltuğun sahibi Silivri’de… Mahpus ve tutuklu ya da ‘siyasi esir’. İradesi ise kurultay salonununda… İmamoğlu’na ait koltuktu o. En yaşlı ve kıdemli genel başkan Altan Öymen ile Özgür Özel’in arasına konmuştu. Kendisi hapiste ama koltuğu kurultayda…
İşte bir Türkiye gerçeği…
AKP zindanlarında kaç siyasi var. Selahattin Demirtaş’tan Ümit Özdağ’a kadar… Hepsi de ‘siyasi esir.’ Yasalar gerektirdiğinden değil Erdoğan istediği için…
Kurultay’ı uzaktan, hücresinde izleyen İmamoğlu sosyal medyadan mesaj yayınladı; “Milletimiz bugün ağır bir kuşatma altındadır. Bu kuşatma hukuk ve demokrasiye bağlı olmadığını açıkça ilan eden, kendisini devletin sahibi gören baskıcı bir iktidarın kuşatmasıdır…’
Nicedir öyleydi. Yıllardır ülke AKP’nin kuşatması altındaydı zaten. Filozof, “Demokrasisi gelişmemiş ülkeler iktidarlarının işgali altındadır.” diye boşuna söylememiş. İmamoğlu zindandan meydan okudu ve ‘erken seçim’ istedi.
Sesini Saray duydu mu? Duymaz mı… Bütün antenler İmamoğlu’na dönük… Saray’a ‘siren sesi’ gibi ulaştı.
Özel, ‘boş koltuğu’ işaret ederek, “Onu oraya oturtan iradenin 15 milyonun iradesi olduğunu kabulleniyoruz…” dedi. Ankara’daki kurultay salonundan Silivri’yi selamladı. Bakalım İmamoğlu’nu gerçekten ‘cumhurbaşkanı adayı’ yapabilecek mi? Önündeki engelleri kaldırıp atabilecek mi? Yoksa İmamoğlu ‘satışa mı’ gelecek?
Özel’in mesajlarında, konuşmalarında ve satır aralarında iki seçeneğin de işaretleri var. ‘AKP ile anlaştığı’ iddiası yabana atılmamalı. Eğer fay hattında biriken ‘toplumsal muhalefet enerjisini’ doğru kullanabilirse Silivri’den Ankara’ya yol açması hiç de zor değil. ‘Kişisel hesapları’ öncelerse yazık eder, hem kendine hem ülkeye…
Evet, ‘boş koltuk’ Türkiye’nin hali pürmelalinin özeti… O koltuğun sahibi hapiste, iradesi ise kurultayda…

Asil darbeyi Chp , Akp ile birlesip masum Khk lilara yapti 15 Temmuzda yeni kapiya giderek, simdi cikmis magdur rollerinde, bu kadar masumun ahını aldiktan sonra Ozgur özel kusura bakmasin asla kendinden bir kahraman çıkaramayacak, belki Imamoglu olabilir o da ftü ftü deyip mazlum ahı almadıgı icin.🤷♀️