“Bize olmaz demeyin!”

Amerika’da yaşayan Mehmet Bey’in 18 yaşındaki oğlu Burak, bir gün aşırı dozdan hayatını kaybetti. Mehmet Bey, oğlunun “kendi halinde, sakin bir çocuk” olduğunu belirterek, “Fark edemediğim için yaşadığım pişmanlık içimi yakıyor. Asla ‘bize olmaz’ demeyin!” diyor. Bu trajik hikaye, bağımlılığın her ailede gizli bir tehlike olabileceğini hatırlatıyor.

Nevbahar Dergisi’nin Ocak 2026 sayısında Elif Nesibe Temiz’in kaleme aldığı makale, bağımlılığın artık bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplum genelinde artan bir tehdit haline geldiğini vurguluyor.

Özellikle Müslüman toplumlarda gençlerin madde kullanım oranlarının düşündüğümüzden yüksek olduğu araştırmalarla ortaya konuyor. Türkiye’de gençler arasında sigara, alkol ve uyuşturucu deneyimi yaygınlaşıyor; örneğin bazı raporlara göre gençlerin önemli bir kısmı risk altında, uyuşturucu tanışma yaşı ise giderek düşüyor.

Uzmanlar, bağımlılığın köklerini çocukluk dönemindeki sevgi eksikliği, travmalar ve sosyal bağların kopmasında arıyor. Kanadalı hekim Dr. Gabor Mate, bağımlılığı “acı kesici” olarak tanımlıyor: Kişiler, geçici hazla içlerindeki derin acıyı dindirmeye çalışıyor. Travma ve duygusal yaralar, madde veya davranış bağımlılığına zemin hazırlıyor.

Stanford Üniversitesi’nden psikiyatrist Dr. Anna Lembke ise dopamin dengesinin bozulmasını vurguluyor. Modern dünyada akıllı telefonlar, sosyal medya ve dijital içerik, sürekli yüksek dopamin salınımı sağlayarak “dijital dopamin bağımlılığı” yaratıyor – gençler, bu kısır döngüde giderek daha fazla haz peşinde koşuyor.

Makale, bağımlılığın yalnızca maddeyle sınırlı olmadığını belirtiyor: Alkol, sigara, kumar, alışveriş, internet, işkoliklik, aşırı yeme gibi davranışsal bağımlılıklar da aynı oranda yaygın. Klinik Psikolog Ece Kutsal, belirtileri şöyle sıralıyor: Tolerans gelişmesi (daha fazla ihtiyaç duyma), aşerme, yoksunluk belirtileri ve zarara rağmen devam etme.

Psikolog Stanton Peele’e göre bağımlılık, insanın anlam arayışında yanlış yere bağlanması. Kurtuluş yolu sadece tıbbi tedavi değil; yaşamda gerçek amaç bulmak, sağlıklı ilişkiler kurmak ve topluluk desteğiyle mümkün.

Ailelere kritik bir mesajı var: Çocuklara koşulsuz sevgi sunun, onları anlayın ama zararlı davranışları onaylamadan destekleyin. Ebeveynler kendi huzursuzluk ve bağımlılık döngülerini fark edip örnek olmalı.

Elif Nesibe Temiz, “Her kötü davranışta olduğu gibi ‘Bağımlılar dışarıda’ dediğimiz her an, bağımlılığın içimizde olma potansiyelini yükseltiyoruz” diyerek toplum ve ailelere güçlü bir farkındalık çağrısı yapıyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin