Bir Hristiyan’ın gözünden: “İslam’ı nasıl biliyorum?”

BASİL QAS NASRALLAH* | KONUK YAZAR 

İslam’dan, Enbiya Suresi’nin 107. ayetini ezberledim: “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

İslam Peygamberi’nden (s.a.v.), Yahudi komşusunun evinin önüne çöp atan biri olmasına rağmen hastalandığında onu ziyaret ettiğini öğrendim.

Müslümanların halifesi Harun Reşid’den, hac sırasında Süryani Hristiyan doktoru Cibrâil bin Buhtîşû‘ için dua ettiğini öğrendim.

İslam’dan, şu hadis-i şerifte geçen “selam”ı öğrendim: “Size, yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.”

Taberânî’nin aktardığı, çoğumuzun unuttuğu şu hadisi öğrendim:
“Yaratılmışların hepsi Allah’ın ailesidir; Allah’a en sevimli olanı, O’nun ailesine en faydalı olandır.”

İslam’ın, Kur’an’a “Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur” diyerek başladığını ve “İnsanların Rabbi, insanların Meliki, insanların İlahı” diyerek tamamladığını öğrendim.

Tanıdığım İslam, “Gidiniz, hepiniz serbestsiniz!” diyen İslam’dır.

İslam, Peygamber’in (s.a.v.) önünden bir cenaze geçtiğinde, bunun bir Yahudi cenazesi olduğunu söylediklerinde, “O da bir candır, değil mi?” diye cevap veren İslam’dır.

İslam, Necran Hristiyan heyetini evinde ağırlayan, evinde ibadet etmelerine izin veren ve onlara kendi elleriyle hizmet eden Peygamber’dir (s.a.v.).

Peygamber’in (s.a.v.) namazdayken bir bedevinin şöyle dediğini öğrendim:
“Allah’ım! Bana ve Muhammed’e merhamet et, başkasına etme!”
Namazını bitirince Peygamber ona şöyle dedi: “Geniş olanı daralttın.” Çünkü Allah’ın rahmeti geniştir.

Peygamber’in (s.a.v.) mescitte gece gündüz ibadet eden bir adam gördüğünde, “Ona kim bakıyor?” diye sorduğunu; kardeşinin geçimini sağladığı söylenince de, “Kardeşi ondan daha hayırlıdır…” dediğini öğrendim.

Peygamber’in (s.a.v.) mescitte bevleden bir bedeviye halkın kızmasına izin vermediğini, “Onu bırakın, üzerine bir kova ya da bir tulum su dökün. Siz kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı olarak değil” dediğini öğrendim.

Bunlar öğrendiklerimden bazıları, daha fazlası var.

Son olarak diyorum ki: Suriye’de diğer dinlerin varlığı ve tüm meşru haklarının korunması, tanıdığım bu İslam karşısında bir zorunluluktur. Bu, İslam’ın hem gücünün hem de insaniliğinin bir kanıtıdır. Ve bu, İslam’ın nefret ve şiddet dini olarak gösterildiği bir çağda, hâlâ ihtiyaç duyduğumuz bir kanıttır. Ne yazık ki, bazı Müslümanların sorumsuz davranışları da bu yanlış imaja katkı sunmaktadır.

Bu niteliklerdeki bir İslam, güvenli bir ülke inşa etmenin teminatıdır.

Allah’ım! Şahit ol ki, ben bildirdim.


* 2005-2021 yılları arasında Suriye Müftüsü olan Ahmet Bedrettin Hassun’un Hıristiyan Danışmanı

1 Yorum

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin