SEVİNÇ ÖZARSLAN – TR724
14 aylık bebeğiyle birlikte üç aydır Eskişehir L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan ev hanımı Merve Saydan’ın eşi Abdullah Saydan, açık görüş sonrası yaşadıklarını ve ailesinin içinde bulunduğu durumu anlattı.
TR724’e konuşan Saydan, görüşten yine çaresizlik içinde çıktığını belirterek, eşinin ve bebeğinin kaldığı koşulların ağır olduğunu söyledi. Merve Saydan’ın 24 kişilik kalabalık bir koğuşta kaldığını aktaran Saydan, koğuşta yaşlı bir kadının da bulunduğunu, bu nedenle eşinin 14 aylık bebeğiyle birlikte ranzanın üst katında kalmak zorunda olduğunu ifade etti.
Bebeğin yeni yürümeye başladığını belirten Saydan, “Hareket edecek alanı yok, sosyal alanı yok. Her yer demir ranza. 1 yaşındaki bir çocuk, diğer kadınlardan sonra banyo yaptırılıyor. Hijyen koşulları çok kötü,” dedi.
Eşiyle 10 yıl aradan sonra çocuk sahibi olduklarını vurgulayan Saydan, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
“Çaresizlik nedir diye soran olursa beni düşünsün. On yıl sonra iki çocuğun oluyor ama onlar için hiçbir şey yapamıyorsun. İçeridekileri çıkaramıyorum, dışarıdakine bir sakız bile alamıyorum. Ne sesimi duyurabiliyorum ne de bir çıkış yolu bulabiliyorum. Evde dört duvar arasında dolaşıyorum, gönlüm ağrıyor, gözüm ağlıyor.”
Şeker hastası olduğunu söyleyen Abdullah Saydan, sağlık durumunun giderek kötüleştiğini belirtti. Son günlerde kan şekerinin 600’e kadar çıktığını ifade eden Saydan, kesinleşmemiş bir dosya varken yeni bir dosya açılmasına anlam veremediğini söyledi.

“Eşimle çocuklarıma kavuşmam için illa ölmem mi gerekiyor? 3 yaşındaki oğlumu dışarı çıkaramıyorum; bir şey ister de alamam diye başım öne eğilecek diye korkuyorum. Maddi manevi her yönden çökmüş durumdayım.”
Emsal kararların neden uygulanmadığını sorgulayan Saydan, küçük çocukların annelerinden koparılmasına isyan etti:
“Bir yavrucağın annesine sarılmasına, ‘annem’ demesine neden engel olunuyor? Benim çocuklarımın anneye ve babaya hasret kalmasının vebalini kim ödeyecek?”
Oğlunun yaşadıklarını anlatırken duygulanan Saydan, “Bugün sabahtan beri ‘anne anne’ diye ağladı. Ne yaptıysam susturamadım. En sonunda ‘annesinin oğlu, babasının bir tanesi’ diyerek uyuyakaldı. Yazık değil mi bu çocuğa?” dedi.
Cezaevindeki koşullara da değinen Saydan, eşinin tutuklanmadan önce dizindeki ödem nedeniyle tedavi gördüğünü, ancak basit ilaçlarının dahi kendisine verilmediğini söyledi. Bebeğin dar alanda yürümeye çalışırken sürekli demir ranzalara çarptığını, vücudunun morluklarla dolu olduğunu aktardı.
Üç aydır işsiz olduğunu belirten Abdullah Saydan, yaşadıklarını şu sözlerle özetledi:
“Her gecem gözyaşıyla geçiyor. Gündüzlerim ağlamakla. Ayakta kalmaya çalışıyorum ama tuttuğum her dal kırılıyor. Bir baba olarak evlatlarım için çırpınıyorum ama boğuluyorum artık.”
NE OLMUŞTU?
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gülen cemaatine yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında, aralarında özel sektör çalışanı, ev kadını ve üniversite öğrencilerinin de bulunduğu 16 kişi hakkında 13 Kasım 2025’te gözaltı kararı verilmişti.
Gözaltına alınan 16 kadından 8’i hakkında yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol, 3’ü hakkında ev hapsi kararı verilirken, 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tutuklananlar arasında 1 ve 3 yaşında iki çocuğu bulunan Merve Saydan da yer aldı. Saydan, 1 yaşındaki oğluyla birlikte cezaevinde tutuluyor. Gözaltı sırasında kendisine insani yardım faaliyetleri ve KHK’lı kişilerle neden görüştüğüne dair sorular yöneltildiği öğrenildi.
Merve Saydan hakkında, 15 Temmuz sonrası OHAL döneminde açılan bir dosyada ByLock gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, dosyanın hâlen Yargıtay’da beklediği belirtildi.
EŞİ DE DAHA ÖNCE TUTUKLANMIŞTI
Merve Saydan’ın eşi Abdullah Saydan da geçmişte benzer soruşturmalar kapsamında altı ay cezaevinde kalmış, Bank Asya’ya para yatırdığı gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Sürat Kargo’da sistem destek uzmanı olarak çalışan Saydan’ın, 2017 yılında beraat ettiği öğrenildi.
