Akşener, Erdoğan’a sordu: Sinan Ateş’in katillerinin saklanmasına kim izin veriyor?

İyi Parti lideri Meral Akşener, Ankara’da uğradığı suikast sonucu öldürülen Sinan Ateş’in katillerini AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sordu. Partisinin grup toplantısında konuşan Akşener, “Sayın Erdoğan! 38 yaşındaki, genç bir akademisyene, Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı’na Ankara’nın göbeğinde kim suikast düzenledi? Banuçiçek’in ve Bengisu’nun babasına, Sinan Ateş’e kim kıydı? Katiller nerede saklanıyor? Saklanmalarına kim izin veriyor? Yargı sürecini kimler baltalıyor?” ifadelerini kullandı.

Meral Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle: 

“’Milletin adamıyım’ diye böbürlenip; milletin canına kastedilirken, susamazsın! Bu millet sana, ne istediysen verdi. Sense gittin, ucube bir sistemi başımıza bela ettin. ‘Ayağımda pranga var’ dedin. ‘Tüm yetkiler benim olsun’ dedin. ‘Tek söz sahibi ben olayım’ dedin. Madem öyle madem, prangalarından sıyrıldın; o zaman söyle bakalım…

Sinan Ateş’in katilleri nerede? Madem öyle madem, tek söz sahibi sensin; o zaman söyle bakalım… Katilleri kim saklıyor? Madem öylem madem, tüm yetkinin sahibi sensin; o zaman söyle bakalım… Adalet neden yerini bulmuyor? Sayın Erdoğan! Bu alçakları bulmak, senin vazifendir. Emniyet’in ve yargının, işini yapmasına engel olanları bulmak, senin sorumluluğundur!

Adaletin yerini bulmasını sağlamak, senin boynunun borcudur! Aksi takdirde, bu kan, senin de eline bulaşır! Bu vebal, senin de yakana yapışır! Bu göz yaşları, seni de bulur! Can almayı kendilerine, hak gören alçaklar; bu ülkede, elini kolunu sallayarak dolaşamaz. Çünkü devlet; katilleri koruyup kollama yeri değildir. Çünkü devlet; cinayeti örtbas etme yeri değildir. Çünkü devlet; milletin vicdanını yaralama yeri değildir! Şimdiye kadar sustun, duymazdan geldin, görmezden geldin.

ERDOĞAN’A: SEÇİMİNİ YAP!

Artık senin üstüne düşen, bir seçim yapmaktır. Ya bu şehir eşkıyalarını, görmezden gelmeye devam edeceksin ya da, bu işin sonuna kadar gideceksin. Seçimini yap! Ya Sinan Ateş’in kanını yerde bırakacaksın ya da hesabını soracaksın. Seçimini yap!

Ya makamının hakkını verip, bu alçaklığın karşısında, dik duracaksın ya da katillerin, alçakların karşısında, boyun eğeceksin. Seçimini yap, Sayın Erdoğan! Ben bir anne olarak, bir babaanne olarak,27 yıldır, aktif politika yapan, bir siyasetçi olarak böyle alçak bir suikaste, sessiz kalamam. Kalmayacağım!

EYT KONUSUNDA DA YARIM YAMALAK İŞ YAPTINIZ

EYT kanun teklifi, yüce Meclisimize sunuldu. Hemen her konuda olduğu gibi EYT konusunda da, yarım yamalak iş yaptılar. Yeni mağdurlar meydana getirmekten çekinmediler. Mevcut kanun teklifinde;1999 yılında, yürürlüğe giren yasanın zorunlu kıldığı yaş sınırı kaldırılıyor. Ancak bu sefer de aynı yasanın artırdığı prim ödeme gün sayısı değiştirilmiyor. Oysa iktidar, yaptığı kafa karıştırıcı açıklamalarla insanlarımızı bunun tersine inandırdı. Ve gelinen noktada, EYT’li kardeşlerimiz şimdi de prime takıldılar.

EMEKLİLİK SİSTEMİNİ TÜMÜYLE ELE ALACAĞIZ 

Buradan, iktidara seslenmek istiyorum; net bir şekilde bilgilendirmediğiniz için vatandaşlarımız borçlanma hakkından faydalanmak adına; arabasını sattı, kredi çekti, para yatırdı. Şimdi onlara, ‘Prim ödeme gün sayınız yetmiyor’ diyorsunuz. Biz boşuna, ‘Devlet ciddiyet yakışır’, “Devlete liyakat yakışır” demiyoruz… Seçime kadar, gerekeni yaptılar, yaptılar… Yapmazlarsa, kimse merak etmesin… 14 Mayıs’tan sonra biz geliyoruz. İYİ Parti iktidarında emeklilik sistemini, tümüyle ele alacağız. Adil, sürdürülebilir ve gerçekçi bir sistemi, tüm emekçilerimizle buluşturacağız. Emin olun, çok az kaldı.

NE DEMİŞTİ, NE OLDU?

Sayın Erdoğan, bundan tam 11 yıl önce, 2023 vizyonunu açıklamıştı. Sözde vizyon, özde atmasyon olan açıklamasını yaptığında, dolar kuru, 1 lira 75 kuruştu. Bugün nihayet, o vizyonun, gerçekleşeceği söylenen, 2023 yılına girdik… Ve dolar, 18 lira 81 kuruş… Sadece bu durum bile, aslında her şeyi anlatıyor.

AHMAKLIĞA AHMAKLIK DEMEK BİLE SİYASİ YASAK SEBEBİ OLDU

Mesela; 2012’de, Sayın Erdoğan demişti ki; ‘Siyasete katılma ve siyaset yapma hakkına getirilen yasaklar, ortadan kaldırılacak.’ Ancak gelin görün ki; 2023’te, ahmaklığa, ‘ahmaklık’ demek bile, siyasi yasak sebebi oldu.

Mesela, demişti ki; ‘İşsizliği, yüzde 5’e çekeceğiz.’ Ancak gelin görün ki; 2023’te, bu da yalan oldu. İş aramaktan umudunu kesenleri bile, işsiz saymayan TÜİK’in, makyajlı rakamlarına rağmen; hedefi tutturmayı geçtim, işsizliği katladılar.

Mesela, demişti ki; ‘Dünyanın en büyük, 10 ekonomisi arasına gireceğiz.’ 2023’e geldiğimizde, bırakın yükselmeyi, yerimizi bile koruyamadık. 2012’de, dünyanın 17’nci ekonomisiydik; 2023’te 20’nci ekonomisi olduk.

YOLSUZLUKTA, İSRAFTA BİRİNCİ LİGE ÇIKTIK

Mesela; Sayın Erdoğan demişti ki; ‘Ar-Ge harcamalarında, dünyada birinci lige çıkacağız.’ Peki, 2023’te ne oldu? Ar-Ge’de, amatör kümeye düştük… Ancak hakkını yemeyelim. Mesela; yolsuzlukta birinci lige çıktık. İsrafta, birinci lige çıktık. Hatta enflasyonda, dünya şampiyonluğuna oynuyoruz.

Mesela, yine 2012’de, demişti ki; ‘Türkiye, teknoloji ihraç eden ülke olacak.’ 2023’te ise; bu fevkalade parlak arkadaşımız, herhalde, kendi vizyonunu, yanlış anlamış olacak; Türkiye, maalesef, teknoloji ihraç eden değil, teknoloji ithal eden bir ülke oldu.

14 MAYIS’TA BEŞTEPE’DEKİ MÜDÜRÜ KOVACAĞIZ

Ez cümle; Sayın Erdoğan’ın, yine bir seçim döneminde, 2023 vizyonu diye şişirdiği, boş vaatleri, her zamanki gibi, yine baştan sona yalan oldu. Aziz milletim bir şirket müdürü düşünün: Şirketi büyüteceğini söylesin; ama şirketi küçültsün. ‘Kâr rekoru kıracağım’ desin; ama zarar rekoru kırsın. Şirket zarar ederken, borçlanıp uçak alsın. İşleri, eşe dosta paslayıp, şirketin kasasını boşaltsın. Çalışanlara maaş ödeyemezken, lüks ofisinde, tüm gün ense yapsın. Sizce bu müdüre ne yaparlar? Kovarlar değil mi? İşte 14 Mayıs’ta, biz de, Beştepe’deki müdürü kovacağız. Yaptıklarının hesabını, milletimizle birlikte, sandıkta soracağız! Şunun şurasında, 102 gün kaldı.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin