Ahtapot kıskacı | Editör Masası

TR724’te yayınlanan Editör Masası programında Adem Yavuz Arslan, Levent Kenez ve Tarık Toros, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasını ve son siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

Programda İmamoğlu’na yönelik suçlamalardan gazetecilere yönelik hedef göstermelere, HSK atamalarından PKK’nın kendini feshetmesine kadar birçok kritik başlık ele alındı.

Gazetecilere HTS Kıskacı: Medya Üzerinden Operasyon

İBB’ye yönelik yürütülen soruşturmada, gazetecilerle İBB yöneticileri arasında HTS sinyallerine dayandırılan “ilişki” iddialarının kamuoyunda itibar suikastine dönüştüğü belirtildi. Özellikle İsmail Saymaz, Nevşin Mengü, Ruşen Çakır ve Soner Yalçın gibi isimlerin medya AŞ ile ilişkilendirilerek hedef gösterilmesi eleştiri konusu oldu.

Levent Kenez, “Bu haber diliyle bile asılsız olduğu anlaşılan bir iftira operasyonu yürütülüyor. HTS kesişmeleriyle gazeteciler suçlanıyor. Bu bir sindirme girişimi” dedi. Kenez, bu haberlerin medya özgürlüğü açısından alarm verici olduğunu, geçmişte benzer yalan haberlerle çok sayıda kişinin mağdur edildiğini hatırlattı.

Adem Yavuz Arslan, “Bu tür soruşturmalarda asıl amaç gazetecileri susturmak ve kamuoyunda itibarsızlaştırmak. HTS verileriyle operasyon yapılıyor, ancak ortada somut suç yok” diyerek, daha önce benzer metotların Gülen Cemaati mensuplarına karşı kullanıldığını vurguladı.

Tarık Toros ise, gazetecilerin isimlerinin kasıtlı biçimde internet ve gazete versiyonlarında farklı şekilde işlendiğine dikkat çekti: “Soner Yalçın’ın ismi basılı gazetede varken internet haberinde çıkarılmış. Bu, medya içindeki kliklerin birbirini koruma çabası.”

Etkin Pişmanlıkla Derinleşen İBB Soruşturması

Programda, İBB soruşturmasında ikinci bir etkin pişman tanığın daha ortaya çıktığı ve ifadesiyle belediyedeki hiyerarşik yapı ve ilişkiler ağına dair bilgiler verdiği aktarıldı. Ancak editörler, bu ifadelerin çoğu zaman baskı altında alındığını ve yargının siyasallaştığı bir ortamda güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini vurguladı.

HSK Seçimleri ve Yargıda Ahtapot Tartışması

HSK’ya yapılan yeni atamalar da programda ele alındı. MHP ile yakınlığı bilinen bazı isimlerin seçilmesi, yargıda partizanlaşma iddialarını güçlendirdi.

Adem Yavuz Arslan, “Yargı, devletin en güçlü silahı haline geldi. Erdoğan sadece bugün için değil, sonrası için de yargıyı tahkim ediyor” dedi.

Tarık Toros, Yargıtay’dan seçilen Hakan Yüksel’in MHP’li figürlerle fotoğraflarını göstererek, “Bu atamalar tarafsız yargıdan ne kadar uzak olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu” yorumunu yaptı.

Barış Süreci: Karayılan Tehdit Etti, Devlet Sessiz

PKK’nın kongre kararıyla kendini feshetmesi ve silah bırakma çağrısı yapması üzerine, iktidarın henüz somut bir adım atmaması da tartışıldı.

Levent Kenez, “Karşılıklı güven inşa edilmeden bu tür süreçler yürümez. Sürekli PKK’dan adım bekleniyor ama devletin herhangi bir güven artırıcı hamlesi yok” dedi.

Tarık Toros, sürecin istihbarat kanadıyla yürütüldüğünü ancak şeffaflıktan uzak olduğunu belirtti: “Ortadoğu’da silahsız bir yapının hayatta kalması imkânsız. Bu nedenle süreç her an tıkanabilir.”

Cenk Yiğiter’e Saldırı ve Muhalefetin Sessizliği

Barış akademisyeni ve avukat Cenk Yiğiter’in silahlı saldırıya uğraması da gündeme geldi. Yiğiter’in saldırı sonrası yalnız bırakıldığına dikkat çekildi.

Adem Yavuz Arslan, “Barış akademisyenleri yalnızlaştırıldı. Bugün kurşunlanan biri bile yalnız. Bu, Türkiye’nin demokratik muhalefet kapasitesini sorgulatıyor” dedi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin