HASAN CÜCÜK | HABER İNCELEME
Futbolda 2025-26 sezonu geride kalırken, yalnızca bir sezonu değil, aynı zamanda bir dönemi de kapattık. Uzun yıllardır formasını giydikleri kulüplerin simgesi hâline gelen Muhammed Salah, Bernardo Silva, Antoine Griezmann, Robert Lewandowski ve daha birçok yıldız, sezonun sona ermesiyle takımlarına veda etti. Bu vedalar, sadece tribünlerde değil, futbol tarihinin hafızasında da derin izler bıraktı.
İşte futbolun yakın dönemine damga vuran o yıldızlardan öne çıkanlar…

Muhammed Salah (Liverpool) – Anfield’ın tahtındaki kral
Liverpool tarihinin en büyük hücumcularından biri olan Salah, 2017’de İngiltere’ye adım attığında kimse böylesine büyük bir miras bırakacağını tahmin etmiyordu. Premier Lig, Şampiyonlar Ligi, FA Cup ve Kulüpler Dünya Kupası zaferlerinde başrol oynayan Mısırlı yıldız, Liverpool’un 30 yıllık şampiyonluk hasretini sonlandırdığı 2019-20 sezonunun da mimarlarından biri oldu. Tribünlerin adına besteler yaptığı Salah, Mane ve Firmino ile birlikte modern futbolun en unutulmaz hücum üçlülerinden birini oluşturdu. Mane ve Firmino’nun ardından Salah’ın da ayrılmasıyla Anfield’da bir dönem resmen sona erdi. Liverpool tarihinin Premier Lig ve Avrupa kupalarındaki en golcü oyuncusu olan yıldız futbolcu, yaptığı 93 asistle de kulüp tarihine geçti. Hızı, sol ayağının kusursuzluğu ve büyük maçlardaki sakinliğiyle “Mısır Kralı” unvanını fazlasıyla hak etti.

Andrew Robertson (Liverpool) – Sol çizginin bitmeyen motoru
Salah gibi 2017 yılında Liverpool kadrosuna katılan Robertson, Jürgen Klopp’un sisteminde dünyanın en özel sol beklerinden birine dönüştü. Bitmek bilmeyen enerjisi, mücadele gücü ve nokta atışı asistleriyle Liverpool’un hücum planının vazgeçilmez parçalarından biri hâline geldi. Uzun yıllar Premier Lig tarihinde en fazla asist yapan savunmacı rekorunu elinde bulunduran İskoç oyuncu, yalnızca kazandığı kupalarla değil, çalışkan karakteriyle de taraftarın sevgisini kazandı. Şampiyonlar Ligi ve Premier Lig zaferlerinde çoğu zaman görünmeyen kahramanlardan biri olarak öne çıktı.

Bernardo Silva (Manchester City) – Guardiola’nın saha içindeki beyni
Pep Guardiola yönetimindeki Manchester City dominasyonunun en önemli parçalarından biri Bernardo Silva oldu. Teknik kapasitesi, oyun zekâsı ve çok yönlülüğüyle Guardiola’nın sahadaki uzantısı olarak görülen Portekizli yıldız; orta saha, kanat ve sahte dokuz rollerinde kusursuz performans sergiledi. Özellikle baskı altındaki sakinliği ve yüksek pas yüzdesiyle Avrupa futbolunun en güvenilir orta sahalarından biri olarak gösterildi. Bernardo Silva’nın istikrarı ise modern futbol için sıra dışıydı. City formasıyla çıktığı 467 resmi maçın 458’inde sahada yer aldı ve dokuz yıllık kariyerinde yalnızca dokuz maç kaçırarak inanılması güç bir devamlılık örneği sundu.

John Stones (Manchester City) – Savunmadan gelen devrim
Manchester City’ye Pep Guardiola ile aynı dönemde transfer edilen John Stones için Everton’a tam 55 milyon Euro bonservis ödendi. Ancak İngiliz savunmacı zamanla yalnızca bir stoper olmadığını gösterdi. Guardiola’nın sisteminde zaman zaman orta sahaya dönüşen rolüyle modern futbolun evriminde önemli bir yere sahip oldu. Özellikle 2023 Şampiyonlar Ligi finalinde “8 numara” rolünde oynadığı performans hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Yaptığı driplingler, pas organizasyonları ve oyunu yönlendirme becerisiyle finalin en etkili isimlerinden biri olmuştu. Maç sonunda söylediği “Bugün bir 8 numara gibi oynadım ve buna bayıldım” sözleri ise kariyerinin özeti gibiydi. Stones, pas isabet oranlarıyla Avrupa’nın elit savunmacıları arasına girerken, “ball-playing defender” anlayışının da en önemli temsilcilerinden biri oldu.

Leon Goretzka (Bayern Münih) – Alman disiplininin vücut bulmuş hali
2018 yılında Schalke 04’ten bedelsiz olarak Bayern Munih kadrosuna katılan Leon Goretzka, gösterişten uzak ama son derece etkili futboluyla dikkat çekti. Fizik gücüyle teknik beceriyi kusursuz şekilde harmanlayan Alman yıldız, yıllarca Bayern orta sahasının istikrar sembolü oldu. 2020 yılında Bayern’in tarihi altı kupalı sezonunun merkezindeki isimlerden biri olan Goretzka, Bundesliga’da üst üste şampiyonluklar yaşadı. Mücadeleci yapısı ve oyun temposuyla Avrupa’nın en komple orta sahalarından biri olarak kabul edildi.

Robert Lewandowski (Barcelona) – Gol makinesinin son resitali
2010’dan itibaren Avrupa futbolunun en dominant golcülerinden biri olan Robert Lewandowski, Borussia Dortmund ve Bayern Münih formalarıyla Bundesliga tarihine geçti. Dört yıl önce 33 yaşında transfer olduğu FC Barcelona formasıyla ise yaşına meydan okuyan bir performans sergiledi. Barcelona’da geçirdiği dört yılda kazanılan üç şampiyonluğun mimarlarından biri olan Polonyalı yıldız, çıktığı 191 resmi maçta 120 gol kaydetti. Bayern Münih formasıyla dokuz dakika içinde attığı beş gol ise hâlâ futbol tarihinin en sıra dışı bireysel performanslarından biri olarak kabul ediliyor. Barcelona’nın ödediği 45 milyon Euro’luk bonservis bedelini fazlasıyla karşılayan Lewandowski, Camp Nou’ya gol dolu bir miras bırakarak veda etti.

Antoine Griezmann (Atletico Madrid) – Futbolun zarif kramponu
Modern futbolun en zeki hücum oyuncularından biri olarak gösterilen Griezmann, Atlético Madrid tarihinin unutulmaz isimleri arasına girdi. 2014 yılında Real Sociedad’dan transfer edilen Fransız yıldız, kısa sürede takımın hücum liderine dönüştü. 2019’da 120 milyon Euro karşılığında Barcelona’ya transfer olsa da Katalan ekibiyle beklenen uyumu yakalayamadı. İki yıl sonra yeniden Atletico Madrid’e dönen Griezmann, ait olduğu yerde yeniden parladı. 501 maçta attığı 202 golle kulüp tarihinin en golcü oyuncusu oldu. Kariyerinin büyük bölümünü geçirdiği La Liga’ya şampiyonluk yaşayamadan veda etse de oyun zekâsı, fedakârlığı ve hücum organizasyonlarındaki rolüyle teknik direktörlerin vazgeçilmez isimlerinden biri olarak anıldı.

Dani Carvajal (Real Madrid)– Madrid’in savaşçı ruhu
Real Madrid altyapısından yetişen Dani Carvajal, kulübün modern dönemindeki başarılarının temel taşlarından biri oldu. Altı kez Şampiyonlar Ligi kazanan ilk oyuncu olarak adını futbol tarihine yazdıran İspanyol sağ bek, agresif savunması ve bitmek bilmeyen enerjisiyle taraftarın sevgilisi hâline geldi. 23 yıl boyunca formasını taşıdığı Real Madrid’e veda etmek ise kariyerinin en zor anlarından biri oldu. Saha içindeki hırsı, liderliği ve pes etmeyen karakteriyle yalnızca bir futbolcu değil, Madrid ruhunun temsilcilerinden biri olarak hatırlanacak.
