10 yıl, 20 kupa, tek bir imparatorluk ve bir devrin sonu

HASAN CÜCÜK | ANALİZ

Premier Lig tarihinin en etkileyici dönemlerinden biri sona eriyor. Pep Guardiola, İngiliz futbolunun zirvesinde geçen 10 yılın ardından Manchester City’ne veda ediyor. Kazandığı kupalar ve oyuna kattığı devrim niteliğindeki fikirlerle Guardiola, yalnızca bir teknik direktör değil; modern futbolun yönünü değiştiren bir figür olarak tarihe geçiyor.

İngiliz futbol tarihinde en çok kupa kazanan ikinci teknik adam olan Guardiola’nın önünde yalnızca Sir Alex Ferguson bulunuyor. Futbol antrenörü Glen Riddersholm bunu şu sözlerle özetliyor: “Futbol tarihi yazıldığında konuşacağımız en büyük isim Pep Guardiola olacak. Gelecek nesiller onun kim olduğunu bilecek.”

Guardiola, 3 Temmuz 2016’da Manchester City’nin başına geçtiğinden bu yana kulübe tam 20 kupa kazandırdı. Guardiola’nın Manchester City kariyerindeki başlıca başarıları: 6 Premier Lig şampiyonluğu, 1 UEFA Şampiyonlar Ligi, 1 UEFA Süper Kupası, 1 Kulüpler Dünya Kupası, 3 FA Cup, 5 Carabao Cup ve 3 Community Shield kupası oldu.

Bu başarılar, Manchester City’nin son on yılın tartışmasız en dominant İngiliz takımı olarak görülmesini sağladı. Guardiola, gelmeden önce 136 yıllık Manchester City’nin müzesinde sadece 8 kupa vardı. İspanyol, 10 yılda kupa sayısını 2,5 kat arttırdı.

Guardiola yalnızca kupalar kazanmadı; İngiliz futbolunun oyun anlayışını da kökten değiştirdi. Barcelona döneminde yalnızca tiki-taka futboluyla özdeşleştirilen Guardiola, İngiltere’de çok daha esnek ve gelişime açık bir teknik adam olduğunu kanıtladı. Premier Lig’in fiziksel temposuna uyum sağladı, oyununu yeniden şekillendirdi ve modern futbolun yeni standartlarını belirledi.

Guardiola’nın Avrupa futbolundaki yeri artık yalnızca başarılarla ölçülmüyor. Birçok teknik direktör için o, futbol düşüncesinin merkezindeki isim. Mikel Arteta, Enzo Maresca ve Luis Enrique gibi teknik adamların kariyerlerinin bir döneminde Guardiola’nın yanında çalışmış olması tesadüf değil. Topa sahip olma oyunu, önde baskı, pozisyon rotasyonları ve taktiksel disiplin… Guardiola, modern futbolun dilini yeniden yazdı.

Guardiola’nın Manchester’daki etkisi yalnızca sahayla sınırlı kalmadı. City taraftar grubu Cityfans’ın başkanı Morten Olesen, Guardiola’nın şehirle kurduğu bağı şöyle anlatıyor: “Kulübü ve şehri gerçekten sevdiğini hissediyordunuz. O artık bizden biri olmuştu.”

Guardiola’nın başarısının arkasında, onu yıllar öncesinden planlayarak hazırlayan bir Manchester City organizasyonu da vardı. Kulüp, Guardiola gelmeden önce eski Barcelona yöneticisi Txiki Begiristain’i sportif direktörlüğe getirerek yapıyı hazırlamıştı. Böylece Guardiola yalnızca futbola odaklanabildi. Kelimenin tam anlamıyla Manchester City, Guardiola’nın kendini tam anlamıyla ifade edebilmesi için mükemmel ortamı sundu.

Futbol dünyası şimdi tek bir soruyu soruyor: Guardiola’nın sıradaki durağı neresi olacak? Kulüp futbolunda kazanılabilecek hemen her şeyi kazanan Guardiola için artık milli takım ihtimali daha güçlü görünüyor. İngiltere ya da Brezilya gibi milli takımların adı şimdiden kulislerde konuşulmaya başladı.

Pep Guardiola, Manchester City’nin başında son kez Aston Villa karşısında sahaya çıkacak. Ve o gün yalnızca bir teknik direktör uğurlanmayacak. Bir futbol dönemi kapanacak.

1 Yorum

  1. Barcelona’da oynattığı oyun M. City’de oynattığı oyundan daha güzeldi. Tabii bu durum keyfî değil. Oynanan oyunun karakterini liglerin futbol anlayışı belirliyor. Barcelona’nın Guardiola’lı oyunu güzeldi. Messi de bu oyunu güzelleştiren icracıların başıydı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin