“Spoiler” belgeseli, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin perde arkasını, kamuoyuna daha önce hiç anlatılmamış ayrıntılarla gözler önüne seriyor. Belgeselin merkezinde, darbe girişiminin bir numarası olarak gösterilmeye çalışılan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk yer alıyor. Tanıklıklar, belgeler ve çarpıcı iddialarla ilerleyen yapım, adeta ezber bozuyor.
“Bir komutan neden sevilir?”
Belgesel, Akın Öztürk’ün askeri kariyerine ışık tutarak başlıyor. Farklı ülkelerde savaş uçakları uçuran, 30’a yakın uçak tipinde 6 bin saatin üzerinde uçuş yapan bir pilot olarak tanıtılan Öztürk’ün meslek hayatı, onu tanıyanların ifadeleriyle detaylandırılıyor. Özel Kalem Müdürü Kurmay Binbaşı İbrahim Kocaman şu cümleleri kuruyor:
“Komutanımız Bosna harekâtı sırasında İtalya’daydı. Albay rütbesindeydi ama NATO’daki generaller arasında saygı uyandırıyordu. 1995’te onunla görev yaptım. O bir uçuş öğretmeni gibiydi, maket uçakla nasıl yaklaşılacağını anlatırdı. Hem bilgiliydi hem karizmatikti.
Yürüyün dediğinde arkasından gitmeyecek tek bir kişi bile yoktu. Beş komutanlıkta 10 yıl geçirmiş biriydi. Örnek olması açısından söylüyorum: Hulusi Akar iki yıl yaptı.”
Suriye’ye Müdahale Talebine Karşı Çıkışı
Belgeselin en dikkat çekici bölümlerinden biri, Akın Öztürk’ün görevdeyken Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesi yönündeki taleplere karşı gösterdiği direniş. Dönemin siyasi iradesi bu operasyonu isterken, Öztürk askeri değerlendirmelere dayanarak itiraz ediyor:
“Bu savaşa girersek 20-30 yıl geriye gideriz. Çok fazla uçak, çok fazla pilot kaybederiz. Bunun karşılığında ne elde edeceğiz? Macera için savaşa girilmez.”
Bu değerlendirme dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e sunuluyor ve sonrasında siyasi irade bir süreliğine ikna ediliyor. Ancak Cumhurbaşkanlığı makamına geçişin ardından hükümet daha doğrudan baskı kurmaya başlıyor.
Hava Kuvvetleri Koordinasyon Şube Müdürü Hava Pilot Kurmay Albay Hakan Çalışkan, Akın Paşa’nın darbenin 1 Numarası gibi gösterilerek kurban edilmesinin sebebinin hükümetin Suriye politikasına direnmesi olduğunu vurguluyor.
Siyasi Listelere Ret
Belgeselde Akın Öztürk’ün askeri kadrolar üzerinde siyasi baskıya boyun eğmeyen bir komutan olarak resmediliyor. Dönemin İKK Şube Müdürü ve İstihbarat Komutanı Kurmay Albay Üryani Kömbeci, AKP milletvekili Şirin Ünal’ın elinde listeyle Öztürk’ü ziyaret ettiğini aktarıyor:
“Şirin Ünal komutana bir liste vererek bazı personelin emekliye sevkini talep etti. Komutanımız net konuştu: ‘Buraya nezaket ziyaretine geldiysen kahveni iç. Ama Hava Kuvvetlerini dışarıdan yönlendirmek istiyorsan, kapı orada.’”
Kömbeci, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da gece yarısı Akın Öztürk’e isim listesi getirdiğini ve onun bu listeyi “Devlette böyle bir çalışma usulü yok” diyerek reddettiğini belirtiyor.
Torpilin, Rüşvetin Sıfırlandığı Dönem
Akın Öztürk döneminde devleti zarar uğratacak hiç bir girişime kapı aralanmadığına işaret eden Hava Pilot Tuğgeneral Mehmet Yalınalp, ”Yurt dışından silah alınacak. Doğrudan almak yerine bir şirket işaret ediliyor. Yüzde 50’den fazla ödeme yapılması isteniyor. Bunlar yapılmak istendi.” diyor. Özel kalem müdürü Binbaşı Kocaman da, komutanın her türlü torpil mektup ve yazısını kendisine getirilmemesini emrettiğine dikkat çekiyor.
“Darbenin Bir Numarası Değil, Günah Keçisi”
15 Temmuz gecesi yaşananlara dair en çarpıcı anlatım, Akın Öztürk’ün olaylara nasıl dahil edildiğini açıklayan bölümler. Belgeselde, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın Akın Öztürk’ü arayıp Akıncı Üssü’ne gitmesini istediği, Hulusi Akar’ın ise Akıncı’ya indiğinde ilk sorusunun “Akın Öztürk nerede?” olduğu aktarılıyor.
“Ortada büyük bir kriz var. Komutanın ilk sorduğu şeyin ‘Bu uçakları kim kaldırıyor?’ olması gerekir. Ama o ‘Akın Öztürk nerede?’ diye soruyor. Çünkü onu olayların içine çekmeye çalışıyorlar.”
Belgeselde ayrıca, Akın Öztürk’ün olaylar sırasında Hulusi Akar’ın talimatlarını yerine getirdiği ve sabaha kadar onunla birlikte hareket ettiği aktarılıyor. Sabah karargahtan ayrılırken Hulusi Akar’ın kendisine, “Sen burada kal, olayları kontrol altında tut. Seni ikinci helikopterle aldırırım.” dediği; ancak bu helikoptere ateş açıldığı ve Akın Öztürk’ün bir tuzağa düşürüldüğünün altı çiziliyor.
BM: “Haksız Tutuklandı”
Belgesel, Birleşmiş Milletler’in 2023 yılında aldığı karara da yer veriyor. BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, Akın Öztürk’ün hukuksuz biçimde tutuklandığını, yargılamanın adil olmadığını ve derhal serbest bırakılması gerektiğini açıkladı.
“Hiçbir delil olmamasına rağmen müebbet hapis cezası aldı. Hulusi Akar tanıklık yapmadı. On binlerce insanın ölümü planlanmıştı. O gece uçakları durdurmak isteyen kişi Akın Öztürk’tü.”
Belgesel, Öztürk’ün yargılanma sürecinde maruz kaldığı işkencelere, tanıkların anlatımlarına ve medyada yer almamış ayrıntılara da geniş yer ayırıyor.
Spoiler belgeseli, Akın Öztürk’ün komuta disiplini, vatanseverliği ve hukuka bağlılığı üzerinden onun “darbenin bir numarası” olamayacağını ispatlıyor. Silah arkadaşlarının ortak görüşü belgeselde özetleniyor:
“Ona biçilmiş bir elbise vardı. Darbenin lideri kisvesi. Ama o elbise onun üstüne oturmadı.”



Akla mantıklı geliyor. Ya Akın Paşa yı arayan Kuvvet komutanına Akın Paşa nın geçiştirici cevap verdiği, olayı tam olarak izah etmediği ve bunun da mahkemede tescillendiği konusu ne olacak?