Geçtiğimiz 24 Mayıs’ta tutuklanan Sakarya Üniversitesi’nin 8 öğrencisi aylar sonra ilk kez yarın hakim karşısına çıkıyor. Sakarya Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Cemile Rahime Sönmez’in ablası Kuaybe Sönmez (22), duruşma öncesi kardeşine mektupla destek verdi.
Kuaybe Sönmez, “Kardeşim ve arkadaşları suçsuz. Bir an önce özgür bırakılsınlar ve ailelerine kavuşsunlar” dedi.
Hayali olan film tasarımı okuduğu İpek Üniversitesi’ne el konulmasından sonra eğitimine Polonya’da devam eden, gazetecilik ve iletişim tasarımı öğrencisi 22 yaşındaki Kuaybe Sönmez, “Kardeşim ve 18 arkadaşı Sakarya’da aynı üniversitenin farklı fakültelerinde okuyan öğrenciler. Birbirleriyle görüştükleri, piknik yaptıkları ve iftar yemeğinde bir araya geldikleri için alındılar. Onlar sadece arkadaş.” dedi.
Kronos News’ten Selahattin Sevi’nin haberine göre, kardeşinin Cemile’nin kış tatilinde tatilinde Polonya’ya gelerek kendisini ziyaret ettiğini belirten Kuaybe Sönmez, “Terör ne demek, terörist ne demek… En küçük bir endişe olsaydı burada, benim yanımda kalırdı. Her şeyden önce ben geri Türkiye’ye göndermezdim. Beni gördü, okuluna devam edebilmek için Türkiye’ye döndü. Bu yapılanlar reva mı?” diye sordu.

ANNE, BABA, KARDEŞ CEZAEVİNE GİRDİ
1998 yılında Adana’da dünyaya gelen Cemile’nin dört kardeşin ikincisi olduğunu söyleyen Kuaybe Sönmez, “Bu sürecin başından bu yana birçokları gibi ailece mağduruz. İktisat fakültesi mezunu babam İbrahim Sönmez (58) ve veteriner hekim annem Yasemin Sönmez (47) ikisi de cezaevine girdi. İkisi de ‘üyelikten’ 7 buçuk yıl ceza aldı. Babam hâlâ Kayseri Bünyan Cezaevi’nde tutuluyor. Annemle ilgili ise İstinaf Mahkemesinin kararını bekliyoruz.” diyerek, “17 yaşındaki kardeşim Nilüfer ve 10 yaşındaki diğer kardeşim Mehmet Feyzi ile son birkaç yıldır perişan olduk.” ifadeleriyle yaşadıkları zorlukları anlatıyor.
Kardeşine hayatının en zor döneminde mektupla moral ve destek verdiğini kaydeden Kuaybe Sönmez, yazıştıkları son iki mektubu paylaştı:
Kardeşcağzım;
Doğum günün de yazıyorum sana bu mektubu…Yanımızda olman gereken zamanda cezaevinde olduğun şu ifritten süreçte 1 yaş aldın ranza tepesinde…. Ama olsun saçmalığın daniskasını yaşadığımız bu günler elbet son bulucak bu da yakın geleceğe tekabül ediyor… 4 Ekim de haksız yere 5 aydır tutulduğunuz o cezaevinden kurtulacaksınız İnşallah.. Ve kavuşmalarımız rüyalara kalmayacak…

Sonra babamı almaya gideceksiniz, ve 7 kişi bir masa etrafında toplanacağız… Biz delicesine kahkaha atarken babam bize azıcık nutuk çekecek tebessüm ile gülelim diye…
Geçen gün arkadaşlar ile otururken senin bahsin açıldı yada açtım diyelim;) Gönül özlediğini dile vuruyor malum… Annemin bana senin gözaltına alındığını haber verdiği günü anlattım kızlara…
Herkes bana “öğrenci o bırakırlar birkaç güne , merak etme , korkma “ gibi teselliler vermişti.
Allah razı olsun onlardan ellerinden bu geliyordu çünkü ama bilmiyorlardı bunun nasıl bir korku olduğunu.. Nasıl bir çaresizlik olduğunu… Sen biliyorsun ama.. Annem de babamda yaşadık bu korkuyu.. Ama bu sefer bende düşünmemiştim senin tutuklanacağını, birilerinin sana ziyarete geleceğini… Mektubun başında da yazdığım gibi bu yaşadıkların saçmalığın daniskası.. (biz severiz bu cümleyi) Sonra tutuklandı dedi annem telefonda…
Kardeşin tutuklandı…Otobüse bindirdiler okul gezisine götürür gibi cezaevine götürdüler 20 yaşındaki üniversiteli kızları..Ilk bir hafta Ramazan bayramına yetişeceksin diye o kadar ümitliydik ki. Sonra kurban bayramına yetişir dedik.. Şimdi okuluna yetiş yeter diyoruz.;)
Herkes seni bekliyor gerçekten “herkes seni bekliyor“ Cemile hanım…
Mektubunda kimse nefret kadar güçlü bir duyguyu hakketmiyor demişsin.. Bir noktada haklısın ama o siz ermişlere kalsın… Bizim ailede cezaevi görmeyen az kişi kaldı malum o yüzden hepiniz ermiş kabul edip hepinizin yerine ben nefret ederim;))
Sonra Nilüfer’le hepsi ile hesaplaşırız..
Sana mektup yazmakta zor iş edebi edebi takılıyorsun mübarek hiç ablam nasıl cevap yazar diye düşünmüyorsun.. Neyse babam gibi bitireceğim mektubu gözlerinden, hasret ile çarpan kalbinden öperim pamuk kızımız…
Seni çok seven ablan…
Kuaybe
