AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ‘tehdit ettiği’ iddiasıyla 104 gündür tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Hakkında en az beş yıl hapis talep edilen Altaylı, savunmasında, “2,5-3 dakikalık iyi niyetli bir konuşmamın içinden 15-20 saniye kesildi, sosyal medya lincine uğradım ve Silivri’de hücreye atıldım.” dedi. Mahkeme tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım’a ertlendi.
104 gündür Silivri’de tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Altaylı’nın duruşması Silivri Açık Ceza Yerleşkesi 2 No’lu duruşma salonunda görülecek. Gazeteci Fatih Altaylı, bir YouTube yayınında, Erdoğan’ı “hedef alan tehdit içerikli” sözler sarf ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada bundan 104 gün önce tutuklanmıştı.
Altaylı, hakkında açılan dava kapsamında bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Silivri’de görülecek duruşmada Altaylı, Youtube yayınında kullandığı sözlerde “Cumhurbaşkanını tehdit” suçundan dolayı savunmasını yapacak. Fatih Altaylı hakkında “Cumhurbaşkanını tehdit” suçundan en az beş yıl hapis talep ediliyor.
Fatih Altaylı’nın savunmasının ardından savcılık, Altaylı’nı, tutukluluk halinin devamına, müşteki taraf Recep Tayyip Erdoğan’ın vekilinin katılma talebinin kabulüne şeklinde mütalaa verdi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, tutukluluğun devamına hükmetti. Duruşmayı ise 26 Kasım’a erteledi.
Fatih Altaylı, savunmasına “Silivri’mize hoş geldiniz. ‘Silivri’mize’ diyorum çünkü kısa sayılmayacak bir süredir Silivri’de, yüksek güvenlikli bir cezaevi hücresindeyim. Bütün bir yazı burada geçirdim, sonbaharı burada karşıladım. Uzunca bir süredir ilk kez buraya gelmek için dört duvar arasından dışarı çıkarıldım” diyerek başladı. Ardından şunları söyledi:
- Benim yaşlarıma gelip sevdiklerinizle, ailenizle, dostlarınızla geçirebilmeyi hayal ettiğiniz yazların sayısının azaldığını hissedince, her yaz daha değerli oluyor. Her gün daha değerli oluyor.
- Sizleri ve buradaki herkesi buralara kadar yorduğumuz için kusura bakmayın ama emin olun ben de hiç istemezdim böyle olmasını. Zaten tam olarak da anlamış değilim niye böyle olduğunu, niye burada olduğumu, niye hep birlikte burada olduğumuzu. Ve hatırladığım kadarıyla hayatımda ilk defa bir Ağır Ceza Mahkemesinde niye yargılandığımı.
- Yaz ayları boyunca tek kişilik hücremde, yalnız başıma otururken ve 8 adıma 5 adımlık avlumda dolaşırken bunu, niye burada olduğumu uzun uzun düşünme fırsatım oldu. Zannederim anladım nedenini.
- 40-50 yıllık arkadaşlarımın benim için kaygılanmalarının, ailemin, sevgili kızım ve sevgili eşimin aylarca beni düşünerek uykusuz kalmalarının ve bugün burada hepimizin bir araya gelmek zorunda kalmamızın nedenini zannederim anladım.
- Bugün burada bulunmamın nedeni, bu salonda bulunan ya da bu ülkenin en ücra köyünde yaşayan çocukları, hiç tanımadığım insanların evlatlarını kendi kızım kadar seviyor, kendi kızım gibiymişçesine düşünüyor, önemsiyor, onlar için de kendi kızımmış gibi, hatta onun için kaygılandığımdan daha fazla kaygılanıyor olmam.
- Şanslı olmayan çocukların da benim kızım kadar, çevremdeki insanların çocukları kadar şansı olabilsin istediğim için buradayım. Onların da herhangi bir mensubiyetten, aidiyetten dolayı değil; ana babalarının kim ya da kimlerden olduğuna bakılmaksızın hayata eşit şartlarda başlamasını savunmak istediğim için, güzel, müreffeh, fırsat eşitliği olan, liyakate değer verilen bir ülkede yaşamalarını istediğim için buradayım.
- Bugün, Sayın Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiğim iddiasıyla yargılanmak üzere karşınızda bulunmak beni hem çok şaşırtıyor hem de çok üzüyor. Öncelikle şunu söyleyeyim; 40 küsur yıllık meslek hayatım boyunca, bırakın meslek hayatımı, tüm yaşamım boyunca ne benden güçsüz ne benden güçlü tek bir kişiyi bile tehdit etmedim. Kimseyi…
- Tam aksine ben hep tehdit edilen oldum. Bu yüzden devletimiz 30 yıl boyunca beni korudu. Pek çok farklı terör örgütünün hedefi oldum. Ailem bu yüzden 30 yıl boyunca korku içinde yaşadı. Eve her sağ salim geldiğimde şükretti. Kızım yıllar boyu benim sokağa çıkmamı, çocuk aklıyla bulduğu bahanelerle engellemeye çalıştı.
- Ben hep güçsüzün yanında yer aldım. Buna şu anda tehdit etmekle suçlandığım Sayın Erdoğan da tanıktır. Kendisi haksız biçimde hapis cezasına çarptırıldığında, gazeteler ‘Muhtar bile olamaz’ diye yazarken, ben köşemde ‘5 yıl içinde Başbakan olacak adamı bugün hapse attılar’ diye yazdım. Seçilmiş Başbakan’ın hayal kurma özgürlüğünü savunmak benim görevimdi, o hayal benim hayalim olmasa bile. 2,5-3 dakikalık iyi niyetli bir konuşmamın içinden 15-20 saniye kesildi, sosyal medya lincine uğradım ve Silivri’de hücreye atıldım.
Ne olmuştu?
Fatih Altaylı, YouTube kanalında kendisine bir anket sonucunun hatırlatılarak, “Halkın yüzde 70’i Erdoğan’ın ömür boyu cumhurbaşkanı olmasına karşıymış!” denilmesi üzerin şöyle konuşmuştu: “Bu oran çok beklediğim bir oran. Çünkü şu anda AKP seçmeninin önemli bir bölümü ve MHP seçmeninin bir bölümü dışında hiç kimse böyle bir şeye onay vermez. Geçmişine bak; abi bu millet padişahını boğmuş bir millet, hoşuna gitmediği zaman, istemediği zaman. Az uz değildir öldürülen, suikaste kurban giden Osmanlı padişahı… Veya boğazlanan, intihar etti süsü verilen…(…) O yüzdendir ki burada hakiki bir diktatörlük kurma hayali olanlar asla kuramazlar. Tam kurduklarını zannederken bir de bakarlar ki kuramamışlar. Tam aksine bu onların da lehine olmaz ülkenin de lehine olmaz.”

Bu açıklamalar üzerine Altaylı hakkında soruşturma başlatıldı. Ardından da Altaylı’nı gözaltına alındığı haberi sosyal medyaya düştü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatih Altaylı’nın gözaltına alınmasıyla ilgili şöyle açıklama yaptı: “Fatih Altaylı hakkında, kendi ismiyle anılan ‘YouTube’ sosyal medya kanalında 20/06/2025 tarihli yayında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan tehdit içerikli sözleri nedeniyle, Cumhurbaşkanını Tehdit (TCK md. 310/2 delaletiyle 106/1) suçundan re’sen soruşturma başlatılmış olup, adı geçen şahıs İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne verilen talimat gereği bugün yakalanarak gözaltına alınmıştır.”
