Yıldız başlayıp, vasat bitirdi: Javier Saviola 

HABER-PORTRE | HASAN CÜCÜK 

Arjantin futbolunun büyük umut bağladığı isimlerden biri de Javier Saviola idi. Messi’nin daha sahne almadığı 2000’li yılların başında Barcelona’ya transfer olan Saviola, ‘yeni Maradona’ olarak lanse edilen isimler arasındaydı. Ancak bu beklenti boş çıktı. Messi’nin sahne almasıyla sadece Saviola değil, bir çok isim gölgede kaldı. 

“Lavaboya gitmeden önce takım listesine göz attığımda gözlerime inanmakta zorluk çektim. Son sırada benim adım vardı. Emin olmak için tam 3 kez kadroyu baştan sona okudum” sözlerini River Plate formasını ilk kez giydiği maç öncesi sarf eden Saviola, 18 Ekim 1998’de Gimnasia karşısında hem ilk kez sahaya çıktı hemde ilk maçında golünü attı. 2-2 biten maçta atılan golün tarihi bir rekorun kırması için 8 gün önce atılması lazımdı. Arjantin tarihinin en genç gol atan oyuncusu efsane isim Maradona idi. Saviola ilk golünü attığında Marodona’dan sadece 8 gün daha büyüktü. Christian Castillo’nun sakatlığı Saviola’ya River Plate formasının yolunu açarken, genç yaşında verilen bu şansı çok iyi kullanarak kısa sürede milli takıma kadar yükseliyordu. 

Javier Saviola, 11 Aralık 1981’de doğdu. Orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya 1 ay erken, 2,4 kg olarak gelen Saviola, bebekken uzun süren karın ağrısı çekti. Roberto – Maria Antonia çiftinin tek çocuğu olan Saviola, erken doğumdan uzun süren hastalıklar geçirdi. Aile özellikle karın ağrısı probleminden kurtulmak için büyücüye başvurarak, bu soruna çare buldu!

River Plate takımın kapısına adımını 8 yaşında atan Saviola’nın ilk takımı ünlü kulüp değildi. Yaşı henüz 8 olmasına karşılık daha önce Club Ateneo Colegiales, Río de la Plata ve Fomento Parque Chas takımlarının formasını giydi. Sağ ve sol kanatta oynayan, attığı çalımlarla dikkat çeken Saviola’yı keşfeden isim dönemin River Plate teknik patronu Jose Curti’dir. Gallardo, Ariel Ortega ve Francescoli’yi keşfeden Curti, Saviola’ya güvenip çocuk yaşta takımın formasını teslim etti. Saviola hayranı olduğu Ortega ile River Plate formasında buluşurken, ilk günlerini yıldız oyuncuyla bol bol resim çektirmekle geçirdi. 

Ailesi orta sınıfa mensuptu. Kulübüyle ilk resmi mukavelesinden gelen parayla ailesine yeni bir mutfak yaptırırken, babasına ise yeni bir araba aldı. Genç yaşında gelen şöhret başını döndürmedi. Ailesiyle mütevazı bir evde yaşamayı sürdüren yıldız oyuncu, odasını baba annesiyle paylaşmaya devam etti. Pablo Aimar ile River Plate’nin forvet hattını oluşturan Saviola, hakemlere karşı daima nazik davranışıyla dikkat çekiyordu. 1990’da ilk kırmızı kartını gördüğünde sahayı ağlayarak terk edecek kadar duygusal biriydi. River Plate forması giyerken ihmal etmediği en önemli etkinliği ise, antrenman dönüşü evlerinin yanında bulunan özürlüler okulundakilerle futbol oynamasıydı. 

River Plate formasıyla 2 şampiyonluk sevinci yaşayan Saviola, 1999 yılında 18 maçta 15 gol atarak gol kralı oldu. Milli formayı 1990’da giymeye başlayan yıldız oyuncu, 2001’de 33 milyon Euro karşılığında Barcelona’ya transfer oldu. Saviola’nın geldiği Barcelona ile günümüzün Barcelona arasında büyük fark vardı. 1990’lı yılların Rüya Takımı tarih olmuştu. Barcelona kupa ve şampiyonluk kazanmayalı yıllar olmuştu. Frank Rijkaard’ın teknik patron olduğu 2003’te takımın manzarası oldukça kötüydü. Dağılma aşamasına gelen bir takım vardı. Rijkaard, Kluivert ve Saviola’dan rahatsızdı. Saviola, kötü geçen sezonda 14 gol atmasına karşılık hocasının gözüne girmekte zorlanıyordu. Takıma yeni katılan Samuel Eto’o ve Henrik Larsson, Rijkaard’ın prensleri olurken, Kluivert satılıyor, Saviola Monaco’ya kiraya veriliyordu. Monaco dönüşü bu kez Valencia’ya kiralık giden Saviola, sezon başında tekrar Barcelona’ya döndü. 

Henrik Larsson’un ayrılmasıyla ümitlenen Saviola’nın sevinci Eidur Gudjohnsen’in transferiyle yarım kaldı. Yedek kulübesinin müdavimi olan Saviola, Gudjohnsen’in verilen şansı iyi kullanmaması ve Eto’o’nun sakatlanmasıyla 6 Eylül 2006’da tam  854 gün sonra Barcelona formasını yeniden giydi. Gösterdiği performansla Barcelona yönetiminin gözüne yeniden girdi. Ancak sezonun bitimiyle kiralık olarak Sevilla’ya gönderildi. Vatandaşı Messi’nin yanı sıra Ronaldinho’nun varlığı Saviola’nın forma giyme şansını sıfırlıyordu. 

2007 yılında Barcelona’ya veda eden Saviola’nın yeni takımı Real Madrid oldu. Normalde iki kulüp arasında gerçekleşen transferler taraftarın tepkisini çekerdi. Ancak Barcelona taraftarı Saviola’nın Real’e gitmesine ses etmedi. Zira, artık yıldız kategorisinde adı olmayan biriydi. Real Madrid formasını iki sezon boyunca sadece 30 maçta giyen Saviola, 2009’da İspanya’ya veda edip Benfica’ya transfer oldu. 2009 -15 arasında Benfica, Malaga, Olympiakos ve Verona formalarını giydi. Temmuz 2015’te futbola başladığı kulüp olan River Plate gelen Saviola, 6 ay sonra kariyerine Ocak 2016’da noktayı koydu. 

Kariyeri boyunca 512 maçta ter döken Saviola 172 gole imza attı. 1999’da Arjantin’de yılın futbolcusu seçilen Saviola, River Plate, Real Madrid, Benfica ve Olympiacos’la lig şampiyonluğu yaşadı. U20 Dünya Kupası’nda gol kralı olan Saviola, Arjantin milli formasını 40 maçta giyip 11 gol kaydetti. Ariel Ortega’dan sonra Aimar ile birlikte ‘yeni Maradona’ gözüyle bakılan Saviola, futbola başladığı yıllarda gösterdiği üstün performansı ilerleyen yıllarda mumla arattı. En başarılı dönemini Barcelona’daki ilk yıllarında geçiren Saviola, Benfica, Sevilla ve Olympikos yıllarında vasatın üstünde performans sergiledi. Umut bağlanan bir isim iken, vasat bir oyuncu olarak kariyerini tamamladı. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin