Yargıtay’dan kişiye özel adalet!

HABER İNCELEME | İLKER DOĞAN 

Türkiye’de kişiye özel hukuk uygulandığı ve ayrımcılık yapıldığı Yargıtay’ın ‘suç örgütü ve fuhşa aracılık etme’ kapsamında verdiği yeni tarihli bir kararıyla tescillendi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11 Şubat 2020 tarihli 2016/698 Esas No’lu kararında ‘başka hususları incelemeden gizli tanığın usule uygun dinlenmemesi nedeniyle’ yerel mahkemenin kararı ‘adil yargılamanın ihlal edildiği’ gerekçesiyle bozulmuş. Yargıtay kararında, ‘gizli tanığın’ beyanının ‘belirleyici’ olması bozma nedeni olarak gösteriliyor. Ayrıca ‘savunma tarafının, tanığın sorulan sorulara verilen cevaplar sırasında kişisel izlenim elde edememesi’ bile eleştiriliyor.

Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturmalar kapsamında yerel mahkemelerin binlerce insanı sadece ‘gizli tanık’ beyanlarına dayanarak mahkum ettiği kararları onamakta hiçbir beis görmeyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu, konu ‘organize suç örgütü ve fuhuş çetesi’ olunca ‘hukuk’u hatırlıyor: “… sanık/müdafi tarafından güvenilirliği ve doğruluğunun saptanması amacıyla sorgulanmamış tanık delili, mahkeme kararının dayandığı esas ve belirleyici delil ise ve dengeleyici güvenceler sağlayan bir usul de öngörülmemişse adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna varılmalıdır.”

Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturma ve davalar kapsamında bugüne kadar binlerce insan sadece ‘gizli tanık’ ifadelerine dayanılarak mahkum edildi. Ankesör soruşturmasında ‘gizli tanık’ beyanlarıyla yüzlerce insan işinden, özgürlüğünden oldu. Yetmedi mahkumiyet kararlarında gizli tanıkların ifadeleri dayanak yapıldı.

Aynı şekilde ‘Garson’ kod adlı ‘gizli tanık’ beyanları üzerine Emniyet’te yüzlerce insan gözaltına alandı, tutuklandı. Gizli tanıkların nerede, ne zaman ve nasıl verdiği belli olmayan beyanlarıyla insanlar mahkum edildi. Bazı mahkemeler, ‘gizli tanıkları’ dinleme gereği bile duymayarak hükmünü açıkladı ve söz konusu kararlar Yargıtay tarafından şimşek hızıyla onandı.

ADİL YARGILAMA HAKKI İHLAL EDİLMİŞTİR

Hizmet Hareketi’ne yönelik ‘gizli tanık’ beyanlarına dayanılarak verilen hukuksuz kararları jet hızıyla onayan Yargıtay’ın, ‘organize suç örgütleri ve fuhuş çetesine’ yönelik yeni tarihli bir kararı Türkiye’de ‘kişiye özel’ hukuk uygulandığının yeni bir kanıtı.

Gökhan Güneş’in paylaştığı karar 11 Şubat 2020 tarihli. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, söz konusu kararında, gizli tanık dinleme usulüyle ilgili önemli tespitlerde bulunuyor. Bu usule uyulmamasının adil yargılanma hakkının ihlaline sebep vereceğini ifade ediyor. Kararda, “… sanık/müdafi tarafından güvenilirliği ve doğruluğunun saptanması amacıyla sorgulanmamış tanık delili, mahkeme kararının dayandığı esas ve belirleyici delil ise ve dengeleyici güvenceler sağlayan bir usul de öngörülmemişse adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna varılmalıdır.” deniliyor.

GİZLİ TANIK BEYANI BELİRLEYİCİ OLAMAZ

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında bozma gerekçeleri de tek tek sıralanmış: “Tanığın gizlice dinlenmesi sırasında mahkeme heyeti tarafından reaksiyonlarının doğrudan gözlemlenmesine karşın, sanık ve müdafisine ses yoluyla bu imkanın sağlanmaması…

Savunma tarafının, tanığın sorulan sorulara verdiği cevaplar sırasında kişisel izlenim elde edememesi ve soru sormak suretiyle beyanlarının güvenilirliğini denetleme imkanlarının ellerinden alınması…

Gizli tanığın ifadesinin alınmış olduğu belirtilmiş olup, ayrıca ifadesinin duruşmada okunmaması…

Bu ifadeye karşı sanık ve müdafisine diyeceklerinin sorulmaması, savunma tarafına sanığı sorgulama imkanı tanınmadığı gibi varsa sorularının tanığa yöneltilip tanık beyanının alınmaması…

Sanığın mahkumiyetine karar verilirken iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tutanaklarıyla birlikte belirleyici gizli tanığın ifadesine dayanılması sebebiyle tanığın menfaatleriyle sanığın hakları arasında silahların eşitliğine yönelik denge unsurlarının gözetilmemesi nedenleriyle sanığın savunma ve adil yargılama haklarının ihlal edildiği kabul edilmelidir.”

AVUKAT GÜNEŞ: YARGITAY BİZİ YANILTMADI!

Kararı sosyal medya hesabından paylaşan İnsan Hakları Savunucusu Avukat Gökhan Güneş, ‘Garson’, ankesördeki mahkumiyet kararları ve benzer dosyalarda yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekiyor. Güneş, “Karardaki hususlar dikkate alındığında; güncel yargılamalardaki ana ve suçlayıcı tek delil olan başta Garson olmak üzere, ankesör ve diğer dosyalardaki gizli tanık beyanlarının usule uygun olmadığı ve savunma tarafına bu konuda hiç bir usulü güvence sunulmadığı görülecektir. Yani, bu dosyaların tamamına yakınında ilgililerin adil yargılanma hakkının ihlal edildiği açıktır. Konu güncel yargılamalar olunca hukuku bir tarafa bırakan Yargıtay, suç örgütü ve fuhşa aracılık etme kapsamında başka hususları incelemeden gizli tanığın usule uygun dinlenmemesi nedeniyle kararı bozmuştur. Kısaca, Yargıtay yine bizi yanıltmamıştır. Ne diyelim, Yargıtay’ın bizleri yanıltacağı kararlarını görebilmek dileğiyle.” ifadelerini kullanıyor.

KHK’lı hakim Karanfil: Yargıtay, siyasi bir kurula dönüştü

KHK’lı hakim Kemal Karanfil, Yargıtay’ın siyasi bir kurul haline dönüştürüldüğünü söyledi. Karanfil, “Tamamen içi boşaltılan Yargıtay, özellikle sonradan özel olarak tasarlanan 16. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu’nun siyasi bir kurula dönüştüğünün en büyük kanıtı, Beştepe ve Perinçek ile aralarında en ufak bir fikir ayrılığının olmaması, Erdoğan ve Perinçek’in TV’lerde söyledikleri ile Yargıtay ilgili dairelerinin kararları arasındaki paralelliktir. İkincisi, bu daireler ile AYM’nin, Ergenekon, Hizbuttahrir, Balyoz kararlarında kullandıkları hukuk ve dilin, konu Hizmet Hareketi veya Kürt siyasi hareketi üyeleri, KHK’lılar olunca tamamen farklılaşmasıdır. Fuhuş örgütü ile ilgili bu son kararda da iddiamız teyit edilmiştir. Özetle, Türkiye de bugün, özellikle terör davalarında tamamen taraflı olan bir yargı teşkilatı ile karşı karşıya bulunmaktayız.” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin