Vekilin ‘şerefsiz’ dediği polislerin başına bakın daha neler gelecekmiş

HABER ANALİZ | MUHSİN AHMET KARABAY

Konu medyayı bir şekilde takip edenlerin bildiği, üstelik de hayli tüketilmiş bir konu. AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz’ın kendisini çeviren trafik polislerine yönelik yaptığı hakaretler sonrasında yaşananları biliyorsunuz. Trafik polisleri hatalı bulunuyor ve açığa alınıyorlar. Polisler, şimdi başlarına gelecek yeni musibetleri bekliyorlar.

Olayı çok kısa hatırlatmakta fayda var. Kartvizitinde “Hukukçu, Ak Parti Mersin Milletvekili, AK Parti Grup Disiplin Kurulu Üyesi ve TBMM Anayasa Komisyonu Kâtip Üyesi” Zeynep Gül Yılmaz, 18 Temmuz’da Mersin’in Erdemli ilçesine gidişi sırasında bir ihbar üzerine aracı trafik polisi tarafından çevriliyor.

Gerisi malum. Kendisinin milletvekili olduğunu ve arabasının nasıl durdurulduğunu sorguluyor. Sadece sorgulamakla da kalmıyor, azarlıyor, aşağılıyor ve küfür ediyor.

“Uzaklaş. İçeri çemkiriyorsun, tükürük geliyor… Şerefsize bak” gibi ifadeler sayın vekilin kendisine ait.

Bu olay, geçtiğimiz Kurban Bayramı arifesinde yaşanıyor. AK Partili vekil, kendisini haklı muhatabını ise haksız bulduğu için durumu anında Mersin Valisi Ali İhsan Su’ya, o da Emniyet Müdürü’ne iletiyor.

Polisler açığa alınıyor. İçişleri Bakanlığı’nın polisler hakkında soruşturma başlattığını kamuoyu bir ay sonra öğreniyor. Bizler yaşananları CHP’li milletvekili Ali Mahir Başarır’ın olaydan bir ay sonra videoyu paylaşması ile öğreniyoruz.

Zaten tartışma da bu paylaşımdan sonra başlıyor.

Toplum hakka ve haklılığa bakmak yerine “Benim tuttuğum taraftan mı, yoksa karşı taraftan mı?” hesabı yapıyor. Kendisinin mensup olduğu bir partinin insanı ise sergilenen tavır çirkin bile olsa ona haklılık kılıfı giydirmeye çalışıyor. Tersi ise nasıl ederim de onlara bir laf da ben çakarım diye bakıyor.

Bu ülkede çirkin tavır sergilemede AK Partilisi CHP’lisi, kadını erkeği hiç fark etmiyor. Hepsi de karşısındakine saygısızlıkta yarış halindeler. Yeter ki üstten bakacak bir yer bulsun kendisine.

Daha geçen haftalarda, CHP İstanbul milletvekili Turan Aydoğan, trafik polisinin aracını durdurup kimlik sormasına sinirlenmişti. CHP’li vekil kendisini tanımayan polisi ”TBMM albümünden bak” diye azarlamıştı.

Gerçi Allah var CHP’li vekil, AK Partili vekil gibi polise hakaret etmemiş, küfretmemiş, aşağılamamıştı. Üstenci bakışıyla kamuoyundan haklı olarak tepki toplamıştı. CHP’li Aydoğan hele hele bir yerleri arayıp polisi açığa aldırma yoluna gitmemiş, sadece yakışıksız tavrını koyup kendi yolana devam etmişti.

CHP’li vekil için her türlü karalayıcı haber yapan anlı şanlı Türk medyası, AK Partili Gül Yılmaz’ın küfür ve hakaretleri karşısında üç maymunu oynamayı tercih etti.

AK Partili vekili üzmemek için hemen polisleri açığa alan Mersin Valiliği, Zeynep Gül Yılmaz’ın bir takım duygularını tatmin ettikten sonra polislerin yanlışlarını bir bir sıraladı.

Valilik açıklamasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 71. Maddesinin G bendi hatırlatıldı ve milletvekili aracının durdurulamayacağına dikkat çekildi. Valiliğin açıklamasına göre vekil aracı durdurulmakla kalmamış, “yarım saat” de bekleterek, “yasal mevzuatın dışına çıkmış” oldular.

Bütün bunlar da açığa alınmayı gerektiren suçlar olarak kayıtlara geçmiş oldu.

Zeynep Gül Yılmaz aslında kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. Meclis kürsüsünden yaptığı kendine yakışır nezaketli konuşmaları ile tanındı. “Bağırta bağırta, kanırta kanırta” gibi.

AK Partili vekillerin üstenci tutum konusunda ellerine su dökebilen olmaz sanırım. 2012 yılında AK Parti Hatay milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nun oğlu İstemi Kağan Türkoğlu’nun başı bir şekilde derde girmişti.

Polislere karşı pek çok taşkınlık sergileyen İstemi Kağan Türkoğlu, yaşananlardan sonra olayı beybabasına anlatmış ardından da olayla ilgisi olmayan polisler bile aşağılık bir muamele ile karşı karşıya kalmıştı. Polisler Dörtyol Emniyet Müdürlüğü’nde sıraya dizilip ellerine birer numara verilmiş ve vekil oğlu tarafından teşhis edilmeye çalışılmıştı.

Sonrasında ne mi olmuştu? Tarafların karşılıklı şikayeti üzerine “tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs ve kasten yaralama” suçlarından iki tarafa da dava açıldı. Mahkeme, İstemi Kağan Türkoğlu’na 1,000 TL para, polis memuru Alper Atilla’ya da 5 ay hapis cezası verdi.

MERSİN’DEKİ POLİSLERE VERİLECEK CEZALARA GELİNCE…

AK Partili Yılmaz, katıldığı programda özür diledi. Ama özrü milletten. Hukuksuz bir muameleye tabi tutulduğu konusunda ısrarlı. Polislerin peşini bırakmayacağı da anlaşılıyor. Bundan dolayı memurlar aleyhinde görüş bildirenlerin bütün yorumlarını sayfasında da paylaşıyor.

AK Partili vekilin çok beğendiği anlaşılan bir hukukçunun yorumu hayli ilgi çekici. Kariyerinde “kürsüdeki bir asliye ceza hakimliği” bulunduğunu belirten İsmail Küçükkılınç’ın yazdıkları, polislerin başına geleceklerin bir habercisi gibi.

Polisler hakkında idari soruşturma yanında adli soruşturma da açılması gerektiğini belirten Küçükkılınç, Anayasa’nın 83./2 maddesine göre milletvekilinin tutulamayacağını hatırlatıyor.

Buna göre bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verileceği hükmünü hatırlatıyor.

Polislerin suçu bununla da bitmiyor. Yaşananları videoya alarak özel hayatın gizliliğini de ihlal ediliyor. Bu yönü ile de TCK 134/1-2’e göre cezalandırılmalı.

Polislere bir de görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmesi gerekiyor. Bununla ilgili ortaya çıkan hukuki durum ise şöyle imiş. Yorumu aynen aktarmak istiyorum:

“Polisler hakkında TCK 257/1’deki görevi kasten kötüye kullanma suçu oluşur. Vekilin polislere söylediği “şerefsiz” sözü hakaret suçunu oluşturmakla beraber, TCK 129/1’e göre mahkemece, vekilin bu sözü polislerin haksız fiiline (hürriyeti tahdit, özel hayatın gizliliğini ihlal, görevi kötüye kullanma) karşılık söylediği kabul edilerek, cezada indirim yapılabilir ya da ceza verilmeyebilir.”

Böyle hukukçular varken iktidar milletvekillerinin sırtı yere gelmez.

Tabii milletvekilliği sıfatını sadece iktidar partisi mensupları taşıyor. AK Parti ve MHP dışındaki partilerin milletvekilleri, işgalci olarak Meclis’te bulunduklarını unutmamak gerekiyor.

1 YORUM

  1. Yakın zamanda bunlarin gemilerinde ve uçaklarinda (kolombiyada) pudra sekeri bulunmustu. Insan sormadan edemiyor, “bu sefer de arabada birseyler vardi da asiri agresiflik ondan miydi” diye.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin