Uzmanından şirketlere, krizde mali yapıyı güçlendirmek için öneriler

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB), ‘Şirketlerin Mali Yapılarını Güçlendirmeye Yönelik Öneriler Raporu’nu yayımlandı.

Raporda, özellikle ekonomik krizden etkilenerek mali sorunlar yaşayan şirketler için 28 tavsiyeye yer verildi. Dünya gazetesinin haberine göre, raporu değerlendiren TÜRMOB Başkanı Masis Yontan, işletmelerin ülkenin değerleri olduğunu ve korunması gerektiğine işaret etti.

Ülke ekonomilerinin zaman zaman sorun yaşayabildiğinin altını çizen Yontan, söz konusu dönemlerde gayrisafi hasılada meydana gelen dalgalanmalar sonucunda durgunluk veya enflasyonun ortaya çıktığını, işletmelerin ve bireylerin bu şartlardan olumsuz etkilendiğini bildirdi.

Yontan, böyle bir tablonun işletmeler açısından, stokların artışı, nakit ihtiyacı ve borçlarını ödeyemeyenlerin sayısının artması gibi domino taşı etkisiyle bütün sektörleri ve vergi gelirlerini etkileyecek bir durumu ortaya çıkardığını kaydetti.

Raporda öne çıkan öneriler özetle şöyle:

– Sermaye artırımına vergi avantajı getirilmeli, artırılan sermaye doğrudan vergi matrahından indirim konusu yapılabilmeli.

– İşletmelerin bilançolarını güçlendirmek amacıyla gayrimenkullerini satmak durumunda kalan işletmeler için, gayrimenkul satışlarından elde edilen kazançların vergiden istisna olması durumunda uygulanan oran, tekrar en az yüzde 75 olarak uygulanmalı.

– Kurumlar vergisi mükelleflerinin işletme aktifine kayıtlı gayrimenkullerinin satışından elde edilen gelirlerine uygulanan yüzde 50 vergi istinası, gelir vergisi mükelleflerine de getirilmeli. Ticari, zirai ya da serbest meslek kazancı elde eden mükelleflerin faaliyetleri dolayısıyla şahsi gayrimenkullerini satmak zorunda kalabilecekleri dikkate alındığında bu istisna, değer artış kazancı elde eden mükellefler için de geçerli olmalı.

– Kur farklarından doğan kar ya da zararların gelecek döneme ait gelir ya da gider olarak muhasebeleştirilmesine olanak sağlayan yasal düzenleme yapılmalı.

– TTK gereğince yapılan sermaye azaltımı işlemleri ve sermaye tamamlama ödemeleri vergi dışı bırakılmalı.

– Kur farkı ve faiz giderlerinin maliyete ilavesi ya da doğrudan gider yazılması konusunda oluşturduğu döneme bakılmaksızın mükelleflere seçimlik hak tanınmalı.

– Yurt dışı ilişkili kişilerden faizsiz olarak yapılan borçlanmalar üzerinden KDV hesaplanmamalı.

– Vazgeçilen alacakların geçmiş yıl zararlarına da mahsubu imkanı getirilmeli.

– Kur farkının KDV matrahına dahil olmasına yönelik düzenlemeden vazgeçilmeli.

– Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin