Üç Ayları nasıl ihya edelim?

YORUM | CEMİL TOKPINAR

Rabbimize kâinatın zerreleri adedince hamdolsun ki, bizleri tekrar Üç Aylara eriştirdi.

Receb, Şaban ve Ramazan aylarından meydana gelen Üç Ayların her biri ayrı rahmet, mağfiret, feyiz, bereket, inayet ve lütuflara vesiledir.

Bu Üç Aylar her gün yükselen bir grafik gibi ferşten arşa uzanan manevî bir asansördür.

Öylesine lütuflar ve fırsatlar denizidir ki, insan bütün günahlarından arınabileceği gibi, hakkıyla ihya eden de velâyet mertebesine ulaşabilir.

Üç Aylar içinde dört mübarek gece barındırır ki, bunların her biri ayrı bir yücelme rampasıdır.

İlki Receb ayının ilk Cuma gecesidir ki, inşallah bu akşam idrak ve ihya edeceğiz.

İkincisi Receb ayının 27. Gecesidir ki, Miraç ismiyle serfirazdır ve bu sene 21 Mart’a rastlamaktadır.

Üçüncüsü Şaban’ın 15. Gecesi olup Berat ismiyle bilinir ve bu yıl 7 Nisan’a denk gelmektedir.

Dördüncüsü ise, Ramazan’ın 27. Gecesidir ki, Kadir ismiyle adına sure indirilmiş ve bu sene 19 Mayıs’a tevafuk etmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Recep Ayına girince şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Receb’i ve Şaban’ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır.” (Müsned, 1: 259).

Hadiste geçen “bereketli kıl” ifadesi tam da Üç Ayların manasına uygundur. Çünkü bu aylar insanın ibadet ömrünü bereketlendirip çoğaltmakta, adeta ömrüne ömürler katmaktadır.

Üç Ayları ve mübarek geceleri çok önemseyen Bediüzzaman Hazretleri, bu ayların faziletini şöyle anlatmaktadır:

“Beş günden sonra çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse (Üç Aylar) gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar.

“Bu pek çok uhrevî faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhûr-u selâseyi böyle bire on kâr veren medrese-i Yusufiyede geçirmek, elbette büyük bir kârdır. Ne kadar zahmet çekilse ayn-ı rahmettir.” (Şualar, 14. Şua)

Üstad Hazretlerinin verdiği müjdeden anlıyoruz ki, Üç Aylar, bilhassa Ramazan’ın her bir günü, Regâib, Miraç, Berat ve Kadir Geceleri bire binler, on binler, yirmi binler, hatta otuz binler kazandıran fırsatlar geçididir.

Dünyadaki geçici kampanyalara olağanüstü ilgi gösteren bizler, ebedî cennet sarayları ve ondan da öte İlâhî rızaya vesile olacak bu mübarek gün ve gecelere daha fazla önem vermeli, ailemizi, çevremizi teşvik etmeli, hatta özel ihya programları hazırlamalıyız.

Üç Aylardan istifade etmek için başta beş vakit namazımıza olağanüstü dikkat etmeli, cemaatle ve tesbihatla kılmaya özen göstermeli, başta Kur’an olmak üzere evrad ve ezkarımızı arttırmalı, Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmaya çalışmalıyız.

Üç Ayların ilk kandili: Regâib Gecesi

Gelin, Üç Ayları ihyaya Regaib Kandiliyle başlayalım. Bu akşam mübarek Regaib Kandili.

Arapça bir kelime olan Regâib “kendisine rağbet edilen, arzulanan, talep edilen, değeri yüce, ihsanı bol şeyler” demektir.

Abdullah İbn-i Ömer (r.a.) ve Ebû Umâme’nin (r.a.) rivayetine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) duaların reddedilmeyeceği beş geceyi şöyle sayıyor:

“Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri dönmez, kabul edilir: Recep’in ilk gecesi, Şaban’ın on beşinci gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Kurban Bayramı gecesi.” (Celâleddin Suyûtî, Câmiü’s-Sağîr, 3/454)

Gelin bu fırsatı değerlendirelim. Ajandamıza Üç Ayların programını, önemli geceleri, yapılacak programları not edelim. Ailemizi, çevremizi, hatta dünyanın dört bir yanındaki akraba ve arkadaşlarımızı hemen haberdar edelim, teşvikte bulunalım. Böylece toplu bir şuur ve ihyaya vesile olalım.

Regaib Gecesi nasıl ihya edilmeli?

Mübarek geceleri mümkün mertebe akşamdan sabah namazına kadar ibadet ve dua ile ihya etmeliyiz. Yalnız başına yapılan ihya gayreti esnasında nefis ve şeytan uykuya teşvik edebilir. Bu yüzden en güzeli, bir camide veya sohbet meclisinde ihya etmektir. Bu mümkün olmazsa bir dostumuzun evinde toplanıp ibadet etmeli, sahura kadar program yapmalıyız. Bol bol çay kahve gibi uyarıcı içeceklerle uykumuzu kaçırmalı, ara sıra soğuk suyla abdest tazeleyip kendimizi diri tutmalıyız.

İhya programını çok iyi planlamalıyız. Öncelikle bir araya geleceğimiz kimselere önemini anlatmalı, yapılacak programı duyurmalıyız. Hatta duyurmakla vazifeli bildiğimiz kimselere bile hatırlatıp teşvik etmeliyiz. Mübarek geceleri, sohbet, gezi, misafirlik gibi uğraşlarla heba etmemeli, sadece tövbe istiğfar, namaz, Kur’an, dua ve salavata ayırmalıyız.

Gece ihyasına sadece büyükler değil, gençler ve çocuklar da katılmalı, program sadece ibadet bakımından değil, ikram yönünden de zenginleştirilmeli, cazip hale getirilmelidir. Bunun için aralarda yapılacak ikramlar ve sahur için gündüzden hazırlık yapılmalı, kandil gecesi adeta bayram sevincine dönüşmelidir.

Bazı kimseler, ertesi gün okul veya iş olduğu için kandil gecelerini tam ihya etmemektedir. Oysa izin alma imkânı varsa izin almalı, böyle bir imkân yoksa az uykuyla yetinmeliyiz.

Acaba dünyevî bir ihtiyacımız için hiç mi uykusuz kalmadık?

Hiç mi bir hastanenin acil servisinde sabahlamadık, hiç mi havaalanında uykusuz kalmadık, hiç mi bir dostumuzla sabaha kadar sohbet etmedik?

Bu geceler arınma kurnaları ve yücelme rampaları olduğuna göre fırsatı ganimet bilmeliyiz.

Bununla birlikte yine de ihya meclisinden erken çıkanlar olabileceği için ihyaya önceden başlamalı, en önemli ibadet ve duaları gece yarısından önce bitirmeliyiz.

Gecenin ihyasına katılanlar, gençler ve çocuklar dâhil olmak üzere ertesi günü oruç tutmaya teşvik edilmeli, sahur sofrası onların hoşuna gidecek şekilde cazip hale getirilmelidir.

Hangi ibadetler yapılmalıdır?

Bu gecelerde yapılacak beş mühim ibadet vardır:

Tevbe ve istiğfar etmek: Bu gecelerde yapılan tövbe ve istiğfarlar inşallah kabul olur. Bol bol “Estağfirullah ve etûbü ileyh” ve benzeri ifadelerle yalvarmalıyız.

Kur’an okumak: Bilhassa Yasin, Fetih, Rahman, Tebareke, Amme gibi çok faziletli sûreleri okumak veya dinlemek gerekir. Ayrıca cüz paylaşıp o gece hatim okunabilir.

Namaz kılmak: Beş vakit namazı cemaatle kılmakla beraber evvabin, teheccüd, tevbe, tesbih ve hacet namazlarını mutlaka kılmaya çalışmalıyız.

Peygamber Efendimize (s.a.v.) bol bol Salâvat-ı şerife getirmeliyiz. Bunun için Delâilinnur okunabilir.

Dua etmek: Kur’an’da ve hadiste geçen duaları, Cevşen’i, Tevhidname’yi, büyük velilerin dualarını okumakla birlikte içimizden geldiği gibi Rabbimize niyazda bulunmalıyız.

Bilhassa içinde bulunduğumuz ifritten süreçten kurtulmak için sabaha kadar Rabbimize yalvarmalı ve mazlumlar için dua etmeliyiz.

 

Oruç hangi gün tutulmalı?

 

İhya ettiğimiz Regaib Gecesinin gündüzünde ise oruç tutmak çok faziletlidir. Tutulacak orucun zamanı, kandil gecesinden önceki gündüz değil, sonraki gündüzdür. Çünkü ibadet takviminde gün, akşam ezanıyla başlar, takip eden akşam ezanına kadar devam eder. Nitekim Ramazanın başlangıcında da, önce teravih kılarız, sabahında da oruç tutarız. Ancak kandil gecesinin hem öncesinde hem sonrasında oruç tutan da çok faziletli bir amel yapmış olur. Bilhassa Regaibin öncesi olan Perşembe günü oruç tutmak zaten sünnettir.

Sadece Cuma günü de olsa oruç tutulabilir. Çünkü bilerek başka gün değil de sadece Cumaya denk getirmek tenzihen, yani helâle yakın mekruhtur. Regaib Gecesinin gündüzü ise her zaman Cumaya rastlamaktadır, başka çözüm ve seçenek yoktur. Bu yüzden Perşembe günü tutamayanlar için Cuma günü oruç tutmak tenzihen mekruh da olmaz. İsteyenler, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü oruç tutabileceği gibi, sadece Cuma ve Cumartesi de tutulabilir.

Şimdi hemen çevremize duyurmakla işe başlayıp Regaib Gecesi programını planlamakla devam edelim.

Biliyorsunuz, sebep olan yapan gibidir. Kim bilir sizin duyurmanızla hatırlayıp geceyi ihya edecek nice insan size dünyalar kadar sevap kazandıracak.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin