Türkiye sefalet endeksinde ilk 5’te

HABER-YORUM | HAKAN TANER 

Ülkeler arasında enflasyon, kişi başına düşen milli gelir (GSYH), işsizlik oranları, borç faizi gibi temel parametreler dikkate alınarak ve Steve Hanke’nin verileri kullanılarak oluşturulan Dünya Sefalet Endeksi liginde ilk beş sıra şu şekilde:

1) Venezuela: Sefalet endeksi skoru 1.746.439. Venezuela’nın dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip, kamyon şoförü bir diktatörün demokrasi fakiri ülkesi olduğunu hatırlamakta fayda var.

2) Arjantin: Yıllık enflasyon yüzde 105. Bu ülkeyi ilginç kılan özelliklerden biri de hemen hemen Türkiye ile aynı zaman dilimlerinde ekonomik krize girmeleri. Bu realite şimdi de geçerliliğini koruyor.

3) İran: Komşumuz İran’da yıllık enflasyon şimdilik yüzde 76.

4) Brezilya: Bu ülkeyi sıralamada tutan faktör borç verme oranları. Sefalet endeksindeki puanı yüzde 53,6.

5) TÜRKİYE: İlk 5’in içerisinde kendine yer edinen Türkiye bu konumunu işsizlik ile elde etmiş. Sefalet Endeksi’nde Brezilya’nın yüzde 53,6’lık skorunun hemen altında yüzde 53,3 ile yer alan Türkiye’nin hemen arkasında sıralanan ülkeler şunlar: Nijerya, Güney Afrika, Bosna-Hersek, Mısır ve Ukrayna.

İlk beş sıra sonrasındaki ülkelerin endeks sıralamasındaki puanları ilk beşe göre daha düşük.

İlk sıralarda yer alan ülkeler içerisindeki ülkeler enflasyon canavarına yenik düşmeleri ile anılırken Türkiye her geçen gün büyüyen işsizlik yüzünden listede kendine kalıcı bir yer edinmiş.

DEMOKRATİK SEFALET 

Dünya Sefalet Endeksi ligindeki ülkelerin tamamı demokratik sefalet liginde de aynı şekilde sıralanıyor.

Bir ülke gerçek demokrasiden ne kadar uzaklaşırsa bir masalcı gelir, ülkeyi masallarla uyuturken diğer taraftan soyar ve fakirleştirir.

Masallarla uyumaya alışmış bir kitleyi uyandırmak ve hayata döndürmek, hastalığından bihaber olan kanser hastasının durumu gibidir.

Fakirlik, yoksulluk, kalitesizlik, eğitimsizlik, toplumlara diktatörlerin mirasıdır.

Ekonomik sefalet demokratik sefaletin bir sonucudur.

Ekonomik sefalet ligindeki ülkelerde bir avuç zengin çok zengin, geniş halk kitleleri çok fakirdir.

Haksız hukuksuzca  zenginleşenlerin zenginliği milli gelir hesabında kâğıt üzerinde yoksullara dağıtılarak, toplumun genel seviyesi oldukça iyiymiş kandırmacası artık hiç kimseye inandırıcı gelmiyor.

Bu hesaplama koca bir aldatmacadan ibaret.

Aynı şekilde demokrasiyi iktidardakilerin sürekli seçildiği bir oyuncağa çeviren ülkelerde ilerleme ekonomik büyüme sadece iktidardakiler ve aile efradı ile sınırlıdır, fakat onların zenginliğinden kâğıt üzerinde gsmh da bir pay vardır.

MİLLİ GELİR HESAPLAMA YÖNTEMİ DEĞİŞMELİDİR

Demokrasi ne kadar gerçekse refah huzur ve gelişme de o denli gerçektir, değilse de her şey sahte.

GSYH kâğıt üzerinde zenginin servetinden fakire de bir pay verir. Gönül isterdi ki bu paylaşım gerçek hayatta da olsun. Fakat bu durum algı gibi sanal ve sahtedir.

Dünyada iktisat bilimi artık GSYH vb. hesaplamaları daha gerçekçi açıklayacak bir metodoloji bulmak zorundadır. Aksi takdirde birçok konuda olduğu gibi rakamlar ve bilim yönetenler ile burjuvazinin bir kuklası olmaktan öteye geçemez.

Nitekim yukarıda bahsedilen ülkelerin hepsinde ekonomik veriler güvenilirlikten uzaktır.

Güven ve sevgi olmayan yerde ot bile yeşermez.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin