Türkiye baskın erken seçime mi gidiyor?

Erdoğan ve Bahçeli’nin kış hazırlığı…

YORUM | SEMİH ARDIÇ

Ne vakit hükûmet “yerli otomobil” tacirliğine başlasa ben seçimin ayak seslerini duyar gibi olurum. 31 Mart ve 23 Haziran’da kurulan sandıkta halktan Osmanlı şamarı yiyen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) muhtemel bir erken seçime giderken elinde tek kozu yerlicilik ve milliyetçilik.

Krizden çıkış reçetesi sunmak bir tarafa her gün yeni zamlarla vatandaşın belini büken AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan için Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) desteği hava ve su kadar elzem hâle geldi.

İTTİFAKSIZ OLMAZ

Başkanlık sisteminde ittifaksız yola çıkan yolda mahsur kalır. Kilidi yüzde 50+1 ile açabiliyorsunuz. Bu hakikat Erdoğan için de geçerli.

Üstelik Erdoğan siyaseten en zayıf günlerini idrak ediyor. Hem kendi seçmenini hem de yola beraber çıktığı isimleri kaybediyor. Partisi içinden her an yeni bir parti dünyaya gelebilir.

Kriz şartları ayağının altındaki halıyı kaydırıyor. Kısa vadede krizin aşılma ihtimali yok. İhtiyat akçesi bile kullanıldı.

Türkiye’nin siyasî ve iktisadî çöküşünü sabah-akşam A Haber kanalını seyreden milyonlardan saklamak için MHP iyi bir aparat.

BAHÇELİ’NİN VİLLASINDA GEÇEN İKİ SAAT

Ahval-i umumî böyle iken 31 Temmuz’da, Yüksek Askerî Şura’dan (YAŞ) bir gün evvel Erdoğan’ın müttefiği Devlet Bahçeli’ye gitmesi, “Ne var bunda! Ev görmeye gitti.” sözü ile izah edilebilecek kadar basit bir ziyaret değil. Cumhurbaşkanlığının resmî programında olmayan bir ziyaretten bahsediyoruz.

Erdoğan attığı her adımın nasıl tevil edileceğini adımdan daha çok hesap eden bir siyasetçi. Dolayısıyla sadece Bahçeli’nin Ankara Çayyolu’nda inşa ettirdiği tripleks villanın bahçesinde boy gösteren Bozkurt heykellerinin yanında hatıra fotoğrafı çektirmek için gitmiş olamaz.

Bahçeli ile iki saate yakın hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini konuşmadıklarına göre bundan böyle hâdiselerin seyri ile o ziyaret arasında hep irtibat kurulacak.

YENİDEN İYİ PARTİ’YE YÜKLENMEYE BAŞLADI

Bahçeli aynı gün İyi Parti “mensuplarına yuvanıza geri dönün” mesajı verdi. Akabinde kendisi ve yardımcıları, İyi Parti lideri Meral Akşener’i ağır hakaretlerle tazyik altına aldı. Akşener’e “fettan gülüş” hakaretinden “ipin ucunda olduğu” tehdidine kadar siyaset ahlakından uzak bir üslupla saldırılıyor.

Diğer tarafta Erdoğan il başkanlarını Ankara’da topluyor. Suriye’nin kuzeyinde Fırat Nehri’nin doğusuna askerî harekâtın an meselesi olduğunu Bursa’da otoyol açılışında söyleyecek kadar acelesi var.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) heyeti Ankara’ya geldi. Washington Post’a sızan bilgilere göre 15 kilometre derinliğinde Türkiye ile ortak denetlenecek “güvenli bölge” teklifini Erdoğan kabul etmedi.  Erdoğan 30 kilometre derinliğinde ısrar ediyor.

FIRAT’IN DOĞUSUNA ASKERÎ HAREKÂT

Teklif kabul edilmezse Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Fırat’ın doğusuna inecek. Doğu Akdeniz’de suları ısıtan isim de Erdoğan olduğuna göre Erdoğan ve Bahçeli’nin yeni oyun planının koordinatları tecessüm ediyor.

TSK’nın 11 Ağustos’un akabinde sınırı geçebileceği belirtiliyor. Doğu Akdeniz, hâliyle Kıbrıs ve Fırat’ın doğusu milliyetçi seçmen için kırmızı çizgisi olacaktır.

Parti kurma çalışmaları devam eden Ali Babacan ile Abdullah Gül’ü hazırlıksız yakalamak için “baskın erken seçim” kararı artık hiç uzak bir ihtimal değil.

Piyasalarda bile bu şekliyle konuşulmaya başladı. Kasımda yeniden sandık kurulabilir. O tarihe kadar Merkez Bankası hiç olmadığı kadar aktif şekilde Saray’ın emrine amade kılınacak.

Dolar 5,50 TL-5,80 TL arasında dalgalandırılacak. Faizler indirilecek. Suni indirimlerle batık krediler daha düşük maliyetle yeniden taksitlendirilecek. Bankalara ihtiyaç duydukları nakiti Banknot Matbaası verecek. Masa başında enflasyon ve diğer veriler tanzim edilecek.

SERMAYE KONTROLLERİ Mİ GELİYOR?

Dünkü makalede atıf yaptığım Standard and Poor’s (S&P) Türkiye’de bankacılık krizi ihtimaline karşı yatırımcıları ikaz etmiş ve notu yine indirebileceğini vurgulamıştı.

Bu defa, “Türkiye’de sermaye kontrolleri hükümetin başvurabileceği son çare olur.” çıkışı ile hükûmete “Sakın aklından geçirme!” imasında bulundu.

Demek ki baskın erken seçime giderken döviz kurlarındaki artışa karşı yabancı sermayeye matuf bazı müeyyidelerin yer aldığı “yapılacaklar” listesi hazırlandığı S&P’nin kulağına kadar gitmiş.

Dahilde piyasalar ile muharebe, hariçte düşmanlarla harp…

YENİ BİR 7 HAZİRAN SENARYOSU MU?

7 Haziran 2015 Milletvekilliği Seçimi’nin akabinde olduğu gibi seçmen yeniden terör sopası ile korkutulursa baskın erken seçime giderken kriz 2’nci plana itilebilir. “Güvenlik” ve “barınma” bütün ihtiyaçların anasıdır.

Erdoğan bu silahı 7 Haziran’ın akabinde kullandı ve 1 Kasım 2015’te yüzde 50 ile iktidarını tahkim etti.

Cumhur İttifakı ile yola devam edileceği vurgusu, yerli otomobil tacirliği ve millî hisleri uyandırmaya dönük hazırlıklar “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” dedirtecek kadar manidar. Babacan parti kurma kararını tehir ettirirse baskın erken seçim ihtimali zayıflayabilir.

ALİ BABACAN FIRSATI KAÇIRIRSA…

Mamafih Erdoğan mevcut yıpranmışlıkla mutat seçim tarihi olan 2023 senesine kadar Saray’da kalamayacağının farkında. Kriz ikliminde iktidarın ömrü hep kısalıyor.

Baskın erken seçim ya da erken seçim… 31 Temmuz’da buluşan Erdoğan ve müttefiği Bahçeli tripleks villada o iki şıktan birini seçti bile.

Erdoğan taşladı döşemekte ustadır. Zayıf düşse de rakiplerini bitirme hırsı ile eski zindeliğine kavuşabilir.

Muhalefet, hassaten Babacan cenahı gaza basmazsa Erdoğan’ın hafife alınmayacak kadar kurnaz ve gaddar bir siyasetçi olduğunu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olabilir.

Tarihin altın tepside kendilerine sunduğu fırsatı kaçırırlarsa sadece kendilerine değil Türkiye’ye yazık etmiş olurlar.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin