Turgay Ciner’in vardır bir bildiği!

Habertürk Gazetesi 5 Temmuz’da son nüshasını yayımlayacak…

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Enerji ve madencilik sektörlerinde milyar dolarlık satış rakamlarına ulaşan Turgay Ciner’in yazılı mecradan çekilme kararı herkes için şaşırtıcı oldu.

Kahramanmaraş’ta Afşin-Elbistan kömür sahası ve Ankara Kazan’da soda tesisleri pek çok işadamının imrendiği yatırımlardır.

Medya Türkiye’de hiç bir vakit kârlı bir iş olmadı. Patronlar başabaş noktayı bile sevinç vesilesi saydı.

Bugün siyasî ve iktisadî olarak çok da ağır bir mali tablodan bahsedilse de işadamları medyaya adım atarken bu hususu biliyordu.

ENERJİ VE MADENCİLİKTEN MİLYARLAR KAZANIYOR

Habertürk Gazetesi’nin sadece zarar ettiği için kapatıldığı belirtiliyor ki yegane sebep bu olamaz. Zira ödemeyi vadesinde ve nakit yapan kamunun en büyük alıcı olduğu enerji ve madencilikte Ciner’in kazandığı paranın sadakası sayılmaz.

Eti Soda’nın 2017 cirou 1 milyar 152 milyon TL. Park Termik Elektrik 577 milyon TL, Park Cam 439 milyon TL satış hasılatı ile İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “500 Büyük” listesinde üst sıralarda yer aldı.

Silopi Elektrik, Konya Ilgın Elektrik, Park Toptan Elektrik ve diğer irili-ufaklı şirketler de dahil edildiğinde 3 milyar TL’den fazla ciroya sahip bir grubun Habertürk Gazetesi’ni kapatması sadece maddi sıkıntılardan mütevellit bir karar olamaz.

HABERTÜRK MUADİLİ GAZETELERE GÖRE İYİ DURUMDAYDI

Kaldı ki Habertürk 180-210 bin arasında günlük satış adedi ile Türkiye’de satış rakamları en iyi gazetelerden biriydi.

Türkiye’de gazete işletmeciliği reklam gelirleri ne kadar yüksek ise o kadar kârlıdır. Zira kâğıttan mürekkebe, boyadan diğer baskı malzemelerine kadar hemen her kalem ithal ediliyor.

Dolar arttıkça bu kalemlerin maliyeti de katlanıyor. Maliyet hesabı belirsizliklerle doludur.

Okur, Dinç Bilgin ile Aydın Doğan’ın tencere-tava promosyonundan kalan o kötü alışkanlığını devam ettiriyor. Tencere tavanın yanında da gazete hediye edildiği dönemde gazetelerin itibari kıymeti de ayaklar altına alındı.

1990’lı senelerden beri okur Türkiye’de gazeteye para verilerek alınacak kadar kıymet atfetmiyor. Bunun istisnası Zaman Gazetesi ve okurları olmuştu. Şimdi o bataklıkta taşlanıyorlar.

REKLAMVEREN DE GAZETELERİ TERK ETTİ

Talebin bu kadar ölü olduğu bir piyasada haliyle dolar ve diğer girdi maliyetlerinin artması satış fiyatına aksettirilemiyor.

Bu yüzden enflasyon çift haneye demir attığı, dolar 6 ayda yüzde 25 arttığı halde ortalama gazete fiyatı 75 kuruş civarında. Birim fiyatta çok fazla hareket alanı yok.

Reklam verenlerin yazılı mecradan evvela televizyona, hal-i hazırda bütçeleri dijital mecraya yönlendirmesi gazetelerin en mühim gelir kaynaklarını kuruttu.

Mali veçhesi kadar gazetelerin yayın çizgisinin “Alo Fatih” hatlarının ucunun bağlı olduğu Saray’da tayin edilmesi yüzünden “okunabilir gazete” de kalmadı.

Koç, Sabancı ve Borusan gibi büyü reklamverenler gazetelere şerrinden emin olacak kadar reklam verip daha büyük bütçeleri diğer mecralara aktarıyor.

HABERTÜRK NİÇİN KAPATILIYOR?

Faaliyet gösterdiği sektörler itibarıyla ciddi manada nakit sıkıntısı çekmeyen Ciner’in Habertürk’ün kepenklerini indirmesinde elbette sektördeki bu değişimin payı vardır.

Amma velakin diğer gazetelerin fevkinde ilan ve satış geliri elde ettiği halde niçin Habertürk sahadan çekildi?

Ciner Medya Grubu Başkanı Kenan Tekdağ’ın 2 Temmuz’da çalışanlarına elektronik posta ile yolladığı mektupta ifade etmediği gerekçeleri de olmalı bu kararın.

Yüzlerce gazeteciyi işsiz bırakacak bir kararın muhtelif sebepleri var. Tekdağ’ın, “Dünyada gazeteler kapanıyor, biz de kapattık.” demesi idare-i maslahattan bir ifadedir.

Neticede hâlâ ABD’den Japonya’ya, Almanya’dan Avustralya’ya dünyanın her köşesinde gazeteler yayımlanıyor. Dünyada gazeteler işletme modelini değiştirerek, muhtevayı (içerik) çeşitlendirerek olsa ayakta kalmaya çalışıyor.

Habertürk misali hiç gayret göstermeden, arayışa girmeden yaygın medyada külliyen dükkanı kapatan gazete yok.

Seneler içinde özel bir bağ kurdukları okurlarına, “Küstüm, oynamıyorum.” dememek adına bütün şartları zorluyorlar.

MADDÎ GEREKÇELER İŞİN BAHANESİ

Turgay Ciner de kurmay heyeti de bütün bunları bilmiyor olamaz. Maddi gerekçeler işin bahanesi.

Esas endişe ettikleri husus şu: Koç Grubu’nun nasıl iki arada bir derede kaldığına dair (http://tr724.wpengine.com/koc-yine-arada-kaldi/) makalede ifade etmeye çalıştığım gibi Türkiye demokrasiden otoriterlik devşirdiği için sermayedar, yani patronlar bundan böyle Ankara’yı memnun etmedikçe rahat yüzü göremeyecek.

Serbest piyasanın, mülkiyet hakkının, hele hele düşünce ve ifade hürriyetinin teminatı kabul edilen gazeteciliğin tek adam rejiminde ne kadar riskli olacağını söylemeye lüzum var mı?

Ciner medyadaki yatırımlarından zarar etse bile bunu kamudan aldığı büyük ihalelerle fazlası ile telafi etmişti. Bundan böyle de Habertürk Gazetesi’nin muadili gazetelere kıyasla düşük zararını, o ihalelerin hatırına sineye çekebilirdi.

Öyle yapmadı.

Zira en küçük bir hatada bütün servetini kaybedebilir. O kadar yazar, muhabir ve editörün hangi birine söz geçirecek ki! Alo Fatih’in de gözünden kaçacak bir haber yahut köşe yazısı ile uğraşmaktansa top yekûn dükkanı kapatmayı tercih etti.

DEMİRÖREN’İN GÖZYAŞLARI

Geçen ay vefat eden Erdoğan Demirören koca bir ömürde elde ettiği başarılarla değil Milliyet Gazetesi’nde İmralı Zabıtları’nın yayımlanmasından sonra hışımla kendisini arayan devrin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a telefonda gözyaşı dökmesi ile hatırlanacak.

Acı da olsa hakikat bu!

Türkiye’de medya sahiplerinin Erdoğan’a tam teslimiyetinin bile kâfi gelmediğinin en ibretlik misali Aydın Doğan’ın ahir ömründe Hürriyet Gazetesi başta olmak üzere bütün medya grubunu tek kalemde satmak mecburiyetinde kalmasıdır.

Hürriyet hükûmet borazanlığında Star, Akşam, Güneş, Sabah, Takvim, Akit ve Türkiye gazetelerini bile gölgede bıraktığı halde o performans Erdoğan’ı Doğan Medya Grubu’na tahakküm etme arzusundan men edemedi.

CİNER RİSKİ AZALTTI

Teslimiyet bile fayda etmiyor. Ciner gazeteyi kapatacak ve televizyonlarda da eğlence ağırlıklı yayıncılıkla en az riskle yola devam edecek.

Çok başını ağrıtacak gibi olursa ekonomi kanalı Bloomberg HT’yi de kapatacak. Bu bahane ile gözüne kestirdiği isimleri tazminatlarını ödeyip işten atacak.

24 Haziran 2018 Pazar günü sandıktan çıkan netice Türkiye için bir zafer olmadığı gibi holdingler namına karanlık bir devrin ilk adımı oldu.

Birkaç senedir fiilen toplum üzerinde hissettirilen tedhiş ve yıldırma siyaseti bundan böyle rutine dönecek.

“Yeni normal” denilen anormal halde medya, patronlar için hep ayak bağı olacak. O kadar para feda ettikleri medya ile kimseye yaranamadıklarını fark ettiklerinde iş işten geçmiş olacak.

Ferit Şahenk’in aylardır düşündüğü, mamafih cesaretini toplayıp icra edemediği “medyadan safha safha çekilme” kararında Ciner ilk adımı attı bile.

Rakipleri Turgay Ciner’i, “Burnu çok iyi koku alır.” diye tarif eder.

Velhasıl Ciner, Habertürk Gazetesi’ni kapatmışsa vardır bir bildiği.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin