Tetkik garantili yasal soygun!

HABER | İLKER DOĞAN

“İş için başvurduğum özel hastaneler aylık belli bir sayıda garanti tetkik, tahlil, MR, ultrason istiyor. Yüzde 20 komisyon teklif ediyorlar. Hastalara gereksiz tetkik yaptıramayacağımı, bunun devleti soymak anlamına geldiğini söyleyince iş başvurum reddediliyor. Kabul etsem vicdan azabından uyuyamam.”

Yukarıdaki cümleler KHK’yla işinden edilen bir hekime ait. İhraç edilmesi yetmedi ve kişisel sosyal medya hesabında yaptığı bir tek paylaşım sebebiyle tutuklandı. ‘Yeniden döneceğiz’ diyordu söz konusu paylaşımında. 1,5 yıl cezaevinde kaldı. ‘Örgüt üyeliği’ iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı, tahliye edildi. Yaklaşık 6 aydır dışarıda ancak iş bulamıyor. CV’sine bakan bir çok hastane zaten iş vermiyor. İş verenler ise neredeyse asgari ücrete yakın bir rakam teklif ediyor. Bu da yetmiyor, SGK’yı  ‘yasal yollarla soymak’ için hastalara gereksiz tetkik, tahlil vs. yaptırması talep ediliyor. Bunun için de tetkiklerden alınan paranın yüzde 20’si teklif ediliyor. KHK mağduru doktor, teklifleri kabul edemeyeceğini anlatıyor: “Tamamen gereksiz tetkiklerle devlet soyuluyor. İhtiyacı olmayan hastadan neden tahlil yaptırmasını isteyeyim! Neredeyse yaptığım bütün görüşmelerde bu teklifle karşılaştım. Kabul etmediğim için başvurularım reddediliyor.”

DOKTORUN İNİSİYATİFİ

İnternetteki forum sitelerine göz attığınız zaman KHK mağduru doktorun söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu görüyorsunuz. Bir örnek. Şubat 2018’de bir vatandaş, “M… Konya Hastanesi Endokrinoloji uzmanı M.Ö., hastaneye para kazandırmak için zaten yapılmış onan kan testlerini yeniletti.” cümleleriyle başına geleni sosyal medyada paylaşmış. Hastane yönetimi cevap vermiş aynı sitede hastaya. Yeniden tahlil istendiğini kabul ediyor. Ancak bunun doktorun insiyatifi olduğu vurgulanıyor.

BURKULMAYA 27 RÖNTGEN!

2011 yılında hayata geçen ‘sağlıkta dönüşüm’ projesiyle kamu ve şehir hastaneleri, birçok hizmeti taşeron firmalardan sağlamaya başladı. MR ve röntgen cihazları çok pahalı olduğu için kamu hastaneleri bunları almak yerine kota garantisiyle özelden kiralıyor. Tıpkı ‘yap-işlet-devret’ modeliyle yapılan köprüler ve havayolları gibi devlet bu şirketlere de ‘müşteri/hasta’ garantisi veriyor. Bu nedenle doktorlara kotayı doldurmaları için baskı yapılıyor. Sonuçta gelen hastalara gereğinden fazla tetkik yaptırılıyor. Geçtiğimiz aylarda dizi burkulan bir hastanın tam 27 kez röntgeninin çekildiği medyaya yansımıştı. Her röntgen için özel hastane SGK’dan para alıyor.

MR’LARIN YÜZDE 90’I GEREKSİZ

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, çekilen MR’ların yüzde 90’nının gereksiz olduğunu anlatıyor: “Kanser taramalarının çoğu kandırmaca. Her yıl gereksiz yere binlerce biyopsi yapılıyor, röntgen çekiliyor. Leblebi çekirdek yer gibi anjiyo yapılıyor. Stent takılıyor. Bunlar vücuda zarar veriyor.” Peki Küçükusta, haklı mı? Rakamlar haklı olduğunu ortaya koyuyor. Tam anlamıyla bir ‘hastalar’ ülkesi olan Türkiye, yılda 12,5 milyon MR taramasıyla bu alanda açık ara dünya birincisi. 2016 yılında MR görüntülemede OECD Ülkeleri ortalaması 1000 kişide 57 iken, Türkiye’de 1000 kişide 157. Yani bin hastadan 157’sinin MR’ı çekiliyor. Sağlık Bakanlığı’nın rakamlarına göre yine bir yılda çekilen tomograf sayısı ise 15 milyonun üzerinde. Ultrasonda ise rakam 28 milyona yaklaştı.

YASAL SOYGUN: MR CİHAZLARI HİÇ KAPANMIYOR!

Cihaz başına düşen görüntüleme sayısında OECD ülkeleri ortalama MR sayısı 5.125 iken Türkiye’de 14 bin 992 ile yine dünyada birinci sırada. 2010 yılında Türkiye’de yaklaşık 500 MR cizahı vardı. Bugün bu sayı 850’ye yakın. Ve söz konusu makinalar neredeyse hiç kapanmıyor, gece gündüz çalışarak sahiplerine para kazandırıyor. Şu an ‘hizmet alımı’ olarak bir hastanenin görüntüleme hizmeti için taşeron firmaya ödediği bedel 30 TL civarında. SGK ise MR için 72, tomografi için 60 TL ödeme yapıyor. 1 MR cihazı yılda 15 bine yakın çekim yapıyor.

Dizim ağrıyor diyenin MR’ı çekiliyor!

Antalya’da geçtiğimiz hafta yapılan 39. Ulusal Radyoloji Kongresi’nde tartışılan konulardan biri görüntüleme tetkiklerindeki yoğunluğu oldu. Türkiye’de yaklaşık 4 bin radyoloji uzmanı var. Avrupa’da ortalama 100 bin kişiye 15 radyoloji uzmanı düşerken, Türkiye’de bu sayı 5 dolayında. Ancak radyologlar sorunun uzman azlığından çok, gereksiz tetkik taleplerinden kaynaklandığını söylüyor. Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tamer Kaya, “1-2 dakikada bir tetkik okuyoruz. Bu kendimizi kandırmaktır. Deneyimli hocalara bile 10 dakika yetmiyor. Bazı meslektaşlarımız bu yüzden görevlerini bırakıyor. Hekimler hastayı dinleyebilse bu kadar MR istenmez. Görüntüleme yöntemleri vatandaşın ‘içeride ne var ne yok’ merakı yüzünden de talep ediliyor. ‘Belim ağrıyor, dizim ağrıyor’ deyip MR istiyorlar. Bir günde 30 hasta doğru bir rakam. Ama 100 tane çekim olunca hastaya 1-2 dakika zaman kalıyor. Hız sınırlaması yapmamız, üst sınır koymamız lazım.” diyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin