Terör tahterevallisi

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Çok merak ettiğim soru Ergenekon 2023 seçimlerine girerken Erdoğan ile ittifakı sürdürecek mi sürdürmeyecek mi? Yani yeni bir beş sene daha Erdoğan’la mı devam edecekler yoksa artık atı değiştirme zamanı geldi mi?

Bu sorunun cevabı seçim dönemine girdiğimiz bugünlerde başta PKK olmak üzere ülkede terörünün dozunu da belirleyecek.

Dün Kadıköy sokaklarında Abdullah Öcalan lehine sloganlar atarak faşizme karşı omuz omuza diye yürünmesi, toplumdaki PKK hassasiyetinin daha çok kaşınacağına işaretti. Aynı zamanda HDP’ye oy verenlerin dolayısıyla partinin şeytanlaştırılması demek. Kürtler Erdoğan’a oy vermeyecekse, Millet İttifakı’nın adayına da vermesin hamlesi bu. Bu tür eylemlerin faşizmi bitirmeyeceği gibi faşizmin ekmeğine ballı kaymak sürdüğünü en çok da eylemi yapanlar biliyor.

Her seçim döneminde terör bitireceğiz diye Mehmetçiği sahaya sürüyorsunuz, daha çok şehit geliyor; şehit cenazeleri kahrolsun PKK mitingine dönüşüyor; PKK kahrolmuyor ama toplum istenen yere doğru sevk edilmiş, beklenen siyasi sonuç elde edilmiş oluyor. İhtiyaç hasıl olunca da terör diğer lazım olacağı zamana kadar köşesine çekiliyor.

Şehit olanların isimlerini ise bir müddet sonra ailelerinden başka hiç kimse hatırlamıyor zaten. Bu tam kırk yıldır hiç değişmeden, hiç sekmeden devam eden pis bir oyundur ve patenti derin devletin elindedir.

Seçimler yaklaştıkça Kürt meselesi yine elektriği ve gerginliği artan bir havaya sokuluyor. Önceki günlerde Duran Kalkan’ın “Terörü şehirlere yayacağız” açıklaması bu gerginliğe paralel bir açıklamaydı.

Bugünlerde, her gün artan sayıda gelen şehit haberleri ile beraber Diyarbakır’daki 21 gazetecinin gözaltına alınmasını gerginlik oluşturma filminin sekansları olarak görmek gerekiyor. Kadıköy sokaklarında Öcalan lehine sloganlar atılarak yürünmesini de bu sürecin bir devamı olarak okumak yanlış olmaz. Bununla ilgili yazıları daha önceleri pek çok kere yazmaya çalışmıştım.

15 Temmuz rejiminde Erdoğan’ın suç ve iktidar ortağı olan Ergenekon, bu ittifakı devam ettirmesi, ülkede terörünün ve gerginliğinin sistematik olarak artacağı anlamına geliyor. Çünkü Kürt rengine bürünmüş, terörün kontrolü her zaman Ergenekon’un elinde oldu. 1980’li, 90’lı yıllarda Özal’ın hizaya getirilmesinde nasıl tepe tepe kullanıldıysa, 1 Kasım seçimlerinde Erdoğan’a iktidarı altın tepside PKK terörü sunmuştu hatırlayacağımız gibi.

2015’de ülkede terörün gemi azıya alması, Ergenekon sanıklarının cezaevinden çıkması ve aleni bir şekilde Erdoğan ile ittifak etmelerinden sonraya denk gelmişti.

Türkiye’de terörün artması Erdoğan’ın değil Ergenekon’un istemesiyle mümkündür. Bugüne kadar kadrolaşmalara bakarak diyorum ki güvenlik konularında Erdoğan’ın tek başına inisiyatif sahibi olması mümkün değildir.

Erdoğan bu konularda hâlâ dışarıdan hizmet satın alıyor. Teröre ihtiyaç duyuyorsa birileriyle ittifak kuruyor, ülkenin güvenlik öncelikli bir yapıya dönüşmesi gerekiyorsa farklı yapılarla ilişki geliştiriyor.

Erdoğan seçimleri kazanamayacağını anlayınca ülkeyi karıştırma yoluna gider mi? Olağanüstü hal gerektirecek şekilde ülkeyi karıştırmak ister mi bilemiyorum. Ama bu yolu tercih ederse Ergenekon ve benzerleri gibi örgütlerle ilişki tazelemesi gerekir. Yeni bir 15 Temmuz için Ergenekon’un arabasına bir daha binerse o araba bu sefer nereye gider ya da Erdoğan’ın bu arabayı kontrol etmesine müsaade ederler mi? Hiç sanmıyorum.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin