Taliban’ı kabullendirme operasyonu ve Türkiye’nin kurduğu ilişki

HABER YORUM | MUHSİN AHMET KARABAY

Taliban’ın 15 Ağustos’ta başkent Kabil’i de ele geçirip ülkede hakimiyeti sağlamasından sonra ülkede hızlı gelişmeler yaşanır oldu. Taliban’la görüşmeyeceğini söyleyen ülkeler, yeni yönetimle işbirliği arayışına girdiler. Türkiye’nin yönetmeye talip olduğu Kabil Havalimanındaki patlamadan sonra ise kafalar karıştı. İşin ilginç tarafı ise patlamayı üstlenen örgütün mesajlarında yatıyor.

Kabil Havalimanında meydana gelen patlamada ölenlerin sayısı ilk açıklandığından çok farklı bir yere vardı. Reuters’in patlama sonrası geçtiği son dakika haberdeki “yüzlerce ölü olma ihtimali var” haberindeki endişeler gerçek olacak gibi. Son açıklanan ölü sayısı 170’in üzerinde.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Bu işin vahşet kısmı. Taliban, saldırının “ABD’nin kontrolündeki bölgede meydana geldiğini” duyurdu. Bu bir taraftan güvenlik zafiyetinin ABD bölgesinde olduğunu ortaya koyma girişimi olarak görülürken, öbür taraftan da “Biz terör ve şiddetle mesafeliyiz” mesajı olarak değerlendiriliyor.

Düğümün odaklandığı yer ise saldırıyı düzenleyen IŞİD-Horasan örgütü. Malum, bu örgüt sınır komşumuz Suriye’yi kana bulayan örgütlerin en vahşisi. Dünyanın korktuğu Taliban bile bu örgütün yanında “ılımlı” kalıyor.

TALİBAN İLE IŞİD-HORASAN ARASINDAKİ FARK

Zaten IŞİD-Horasan ya da IŞİD-K da Taliban’ı öyle görüyor. Türkiye kamuoyunun pek ilgilenmediği için bilmediği bir şey var. Taliban ve IŞİD-Horasan uzun zamandır çatışıyor. Bu örgüt Taliban’ı “kafir” olarak nitelendiriyor.

Özellikle de bu yılın bahar aylarında Taliban’ın ABD ile anlaşma yapmasından sonra bu iki yapı arasındaki gerilim daha tırmandı. IŞİD-Horasan Taliban’ı cihat hedefine ihanet etmekle suçlar oldu.

15 Ağustos’ta Taliban’ın Afganistan’da hakimiyeti sağlamasından sonra öteki İslami gruplar, yeni yönetimi tebrik etti, IŞİD-Horasan ise tebrik etmediği gibi savaşın devam ettiğini duyurdu. Taliban’ı davaya ihanet etmekle suçladı.

IŞİD-Horasan, IŞİD’in Orta Asya’daki kolu. Örgüt, 2014’te Suriye ve Irak’ta hilafet ilan edip İslam Devleti kurulduğunu açıkladıktan birkaç ay sonra ortaya çıktı. Amacı, Horasan Eyaletinde İslam Devletini kurmak olarak biliniyor.

IŞİD-Horasan, Sünni Selefi inancına sahipken Taliban, Sünni muhafazakâr Deobandi medreselerinin İslamiyet yorumunu benimsiyor.

Horasan bugünkü İran’ın doğusundaki Horasan eyaleti ile doğrudan ilgili değil. Tarihteki Horasan eyaleti anlamında kullanılıyor. Kapsadığı bölge zaman içinde farklılık gösterse de kısaca şöyle:

Doğudan Huttel (Tacikistan’da Kul‘ab çevresi), Gur (Orta Afganistan) ve kısmen Sicistan (Sîstan); güneyden Deştilût ve Kirman ile Rey arasındaki İran toprakları; batıdan Deştikevîr’in batı kısmı ve Taberistan ile Cürcân; kuzeyden de Türkmenistan’ın bir bölümü, Hârezm ve Mâverâünnehir tarafından çevrilmiş geniş bir alan.

Taliban, yönetimi ele geçirdiği bölgelerde hapishaneleri boşalıp içerideki öteki mahkumlarla birlikte IŞİD-K militanlarını da serbest bıraktı. 15 Temmuz 2021 tarihli BM raporuna göre ülkede örgütün 500 ila 1500 arasında savaşçısı bulunuyor.

Pentagon: Taliban binlerce IŞİD mahkumunu serbest bıraktı | A3 Haber

IŞİD-HORASAN’IN EYLEMLERİ TALİBAN’I MEŞRULAŞTIRIYOR

Bu kanlı örgütün Kabil Havalimanına yaptığı saldırı ve bu tarihten sonra yapacağı eylemler, Taliban’ı dünya ülkeleri nazarında hızla meşrulaştırmaya başlayacak. Aslında “başlayacak” kavramı biraz geride kaldı sanırım.

Fransa’nın Taliban ile görüştüğünü Amerika’nın Sesi VOA duyurdu. Doha ve Kabil’de iki görüşme yaptı. 15 Ağustos öncesi farklı sesler yükselse de Almanya’nın bu tarihten itibaren tavır değiştirdiği biliniyor. ABD’yi söylemeye gerek yok. Taliban ile anlaşma yaparak bu ülkeden çekildiği gözden kaçırılmasın.

Çin ve Rusya ile Hindistan zaten yıllardır temas halinde.

TÜRKİYE’NİN TALİBAN İLE İLİŞKİSİ

Türkiye’nin Taliban yönetimi ile görüştüğünü bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu. Görüşmenin 3.5 saat sürdüğü bizzat Erdoğan tarafından dile getirildi. Türkiye’nin Taliban konusunda son dönemde çelişkili açıklamalar yaptığı bir gerçek. “Biz terör (Taliban) örgütüyle görüşmeyiz”, “Taliban ile fikir ayrılığımız yok”, “Taliban bir terör örgütüdür”, “Askerimiz Afganistan’da kalmaya devam edecek”, “Askerimizi tamamen çektik”

Bu açıklamaların tamamı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Afganistan konusundaki gelişmelerle ilgili son iki üç ay içinde söylenen sözler.

Her konudaki her açıklama, tek adamlığı ispatlamak için ülkenin tepesindeki isim tarafından yapılınca tablo ülkenin savrulduğu şeklinde bir görüntüye dönüşmüş oluyor. Oysa birbirine ters gibi görünen bu açıklamalar yeri geldiğinde bir ülke yetkilileri tarafından yapılmış olabilir. Belki yapılmak durumunda da kalınabilir.

Bizde ise yanlış olan bütün bu sözlerin zirvedeki tek adam tarafından söyleniyor olması.

Bütün bu çelişkilere rağmen, Türkiye’nin Taliban ile görüşme yapmasına bazı çevrelerin yüksek sesle dillendirdiği gibi karşı çıkmak akıl kârı değil. Taliban’ın Afganistan’ın yeni yöneticileri olduğunu unutmamak gerekir.

KİRLİ PAZARLIKLAR YAPILDIĞI KUŞKUSU YABANA ATILAMAZ

“Kirli pazarlık” ifadesinde derin bir endişenin dışa vurumu var. Bilindiği gibi Afganistan Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’ne (UNODC) göre dünya uyuşturucu ticaretinin yüzde 80’inin kaynağı durumunda.

Son dönemde Türkiye’de bazı tepe isimlerin ya da yakın çevresinin uyuşturucu ticareti ile adları anılır durumda. Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın “hayır için” Venezüela’ya gidip bavulunda taşıdığı maske ve sağlık gereçlerini dağıtması hayli gündem oldu.

Türkiye’nin Afganistan aşkının altında yatan uyuşturucuda ikinci kaynak yerine ana kaynağa yönelmiş olma endişesi, konuyla ilgilenen herkesi endişelendiriyor. Özellikle de Kabil Havalimanı’nın işletilmesindeki ısrarı bu endişeyi bir temele oturtuyor dense yanlış olmaz.

14 Haziran’da ABD Başkanı Joe Biden ile yapılan ikili görüşmede bu göreve güvenliğini sağlama ile talip olma vardı. Neyse ki Taliban’ın ülkede yönetimi beklenenden çok önce ele geçirmesi ile bu ihtimal suya düşmüş oldu. Türk askeri için Afganistan ikinci Kore olma tehlikesi ortadan kalkmış oldu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın, Türkiye’nin askerini çektikten sonra da Kabil Havalimanını işletmeye talip olduğunu açıklaması boşta kalacak mı zaman gösterecek. 170’den fazla insanın hayatını kaybettiği saldırıdan sonra Afganistan’ın Taliban’ın yönetime ne kadar hakim olabileceği sorgulanmaya başlanacak gibi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Bosna Hersek’te yaptığı açıklamada Taliban bize Kabil Havalimanı’nın işletilmesini teklif etti, verilmiş bir kararımız yok” sözleri ile konuyu soğutmaya karar vermiş görünüyor.

Afganistan bundan sonra Türkiye için Suriye gibi “iç sorun” olmaya devam edecek.

Son olarak Afganistan’dan kitlesel göç endişesi yaşayanlara iyi haber var. Birleşmiş Milletler, havaalanındaki birkaç bin kişi dışında Afganistan sınırlarında beklenen bir sığınmacı göçü hareketliliğinin oluşmadığını duyurdu.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin