Seslerini, tahliye olan arkadaşlarının eline tutuşturdukları peçeteyle duyurdular

Bebeğiyle tutuklandıktan sonra dün tahliye edilen Meryem Haydaroğlu’nun koğuşunda kalan tutuklu kadınlar, seslerinin duyurulabilmesi için bir peçeteye durumlarını yazdı.

Peçetede isimleri bulunan 1 ev hanımı, 1 diş hekimi ve 10 öğretmenin hastalıkları,ailevi durumları, meslekleri ve uzun tutukluluk süreleri dikkat çekiyor. Peçetede ismi bulunan tutuklu kadınların bazılarının tahliye edilmesini gerektiren hastalıkları bulunurken, hamile ve çocuğuyla birlikte tutuklu kadınların sağlık hizmetlerine erişemiyor olmaları dikkat çekiyor. Peçetede ismi bulunan kadınların tamamının iyi eğitimli ve meslek sahibi olmaları dikkat çekiyor.

Meryem Haydaroğlu’nun tahliye haberini aldıktan sonra koğuştaki kadınların aceleyle yazıp eline tutuşturdukları peçete, Şanlıurfa Hilvan’daki 2 Nolu T Tpi Cezaevindeki kadınların durumunu özetliyor. Bold’dan Sevinç Özarslan’a konuşan Haydaroğlu o anları şöyle anlattı: “Ben çıkarken yazıp elime verdiler. Özellikle üç kadın çok hasta. En ağır hastalar Pembe Erguvan, Nilgün Teselli ve Fatma Duraker. Vertigo hastası olan Fatma Duraker’in durumu ağır, bebeğim olmasaydı o arkadaşım çıksın derdim. Pembe Erguvan Karabaş’ın da durumu psikolojik olarak ağır. Nilgün Teselli ağır psikolojik ilaçlar kullanıyor. Sürekli bayılıyor. ‘Dışarıda çocuklarıma kim bakacak diyor. Anneanne, babaanne diyoruz. Yok onlar yaşlı, bakacak durumda değil diye cevap veriyor.”

İKİ PEÇETE PARÇASINA SIĞDIRILAN 12 KADIN!

– Handan Tunç, bir yıldır içeride. 2,5 yaşında kızı var. Zihinsel Engelliler Öğretmeni. Bir yıldır içeride, hükümlü, Yargıtay’da.

– Özlem Uğurlu, Türkçe Öğretmeni, kalp krizi geçirdi, 1 çocuğu var, 1,5 yılı geçti içeride. Eşi de % 50 raporlu, eşi de tutuklu, panik atak.

– Esengül Bilgin, 2 yıldır içeride, hükümlü, Yargıtay’da, bebek (hamilelik) tedavisi yarım kaldı, eşi de tutuklu.

– Hediye Kazan, Din Kültürü Öğretmeni, Yargıtay’da, iki yıldır tutuklu, bekar.

– Pembe Erguvan Karabaş, diş hekimi, 10 aydır tutuklu, bipolar bozukluk hastası, ağır, ilaç kullanıyor, eşi de tutuklu, 2 çocuklu.

– Rümeysa Güngör, 2 yıldır hükümlü, çocuk gelişimcisi, bekar.

– Betül Arga, Sınıf Öğretmeni, tutuklu, bekar, 1 aydır içeride.

– Nilgün Teselli, 3 çocuk (6-14-16), sürekli baygın, hasta, annesi yaşlı, çocukları gelemiyor, eşi de tutuklu, çocuğu okula başlayamadı.

– Fatma Duraker, ev hanımı, Vertigo, her gün bayılıyor, başını yere vurup ölüm tehlikesi atlattı, 6 yaşında çocuğu var.

– Derya Bozkurt, Türkçe Öğretmeni, 4 çocuklu (4-6-9-12), çocuklar zor, eşi de tutuklu durumda.

– Leyla Altın, Biyoloji Öğretmeni, üç çocuklu (4-10-12), küçük olan çocuğu yanına almak zorunda, bakacak kimsesi yok.

– Ayşe Tolay, Tarih Öğretmeni, karı-koca hükümlü, Yargıtay’da, 2 yıldır içerideler, 2 çocuk (6-8).

“DESTEK OLAN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM”

30 günlük bebeğiyle tutuklanıp Şanlıurfa Hilvan’daki 2 Nolu T Tpi Cezaevi’ne gönderilen sınıf öğretmeni Meryem Haydaroğlu, oğlu Ahmet Mert ile birlikte evine döndü. “Özgürlük gibisi yok, ben de oğlum da hamdolsun iyiyiz.” diyen Haydaroğlu destek olan herkese çok teşekkür ettiğini de sözlerine ekledi.

Koğuşta ilk başta 30 kişi olduklarını, sonra ise 15’er 15’şer ayrıldıklarını anlatan Haydaroğlu, “Koğuşta önce 28 kişiydik. Ben birkaç gün bebekle yerde yattım. Sonra müdürle konuştum, durumu anlattım. Arkasından 2 kişi daha geldi. 30 kişi olduk. 15, 15 iki koğuşa ayırdılar bizi.” ifadelerini kullandı.

Meryem Haydaroğlu gibi Türkiye cezaevlerinde 800’den fazla kadın, bebekleriyle birlikte tutuklu. Cezaevindeki hamile tutukluların sayısı ise bilinmiyor. Ceza İnfaz Kanunu’na göre hamile ve bebekli kadınların gözaltına alınmamaları ve tutuklanmamaları gerekiyor. Ancak Hizmet Hareketi ve Kürtlere yönelik bu kanun son üç yıldır uygulanmıyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin