‘Selam’ fişlemesi AYM kararına girdi

HABER İNCELEME | İLKER DOĞAN 

15 Temmuz sonrası yargıda başlatılan cadı avının kurbanlarından biri de Ömer Çıtak’tı. Hukuksuz olarak tutuklanan Çıtak, AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme başvuruyu karara bağladı. Kararda yer alan ‘tanık’ ifadeleri ise yargıda yaşanan fişleme skandalının boyutunu da gözler önüne serecek nitelikte.

Başsavcı, başsavcı vekilleri ve komisyon başkanı sıfatı taşıyan yargı mensuplarının ‘tanık’ olarak verdikleri ifadelere göre, yargı mensupları birbirine ‘selam’ verdikleri için fişlenmiş. İktidara yakınlığıyla bilinen Yargıda Birlik Platformu’na destek vermemek ya da çalışmalarına iştirak etmemek de fişlenme gerekçesi.

FİŞLENME GEREKÇESİ: SELAM

Ömer Çıtak’ın mesai arkadaşlarından KHK’lı ihraç Hakim Ramazan Güzel’in o günlere dair anlattıkları, yargının ne hale geldiğini de ortaya koyuyor: “Ben şu anda bakanlıkta görevli Uğurhan Kuş’la tartışan bir hakime selam verdiğim için Ramazan Solmaz ve Cihan Kart tarafından fişlenmişim. Biz ihraç olduktan sonra Ramazan Solmaz’ın eşi benim hanımı aradı ve ‘Ama sizin atılacağınız belliydi çünkü siz aşağıda fişlenmiş olan bir karı kocaya selam veriyordunuz’ dedi. Ömer Bey de benimle selamlaştığı için fişlenmiş.”

Anayasa Mahkemesi’nin ihraç savcı Ömer Çıtak’ın bireysel başvurusuyla ilgili kararı yargıdaki fişlenme skandalının boyutunu da gözler önüne serdi. Ömer Çıtak, İstanbul’da Cumhuriyet savcısı olarak görev yaparken 17 Temmuz 2016’da gözaltına alınıyor. Sorgusunun ardından 19 Temmuz’da tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk ediliyor. Mahkeme tutuklamanın ‘ağır’ bir karar olacağını belirterek reddediyor. Başsavcılığın tutuklamanın reddi kararına itiraz etmesi üzerine 21 Temmuz 2016’da yeniden mahkemeye çıkarılıyor ve tutuklanıyor.

7 AY TUTUKLU KALDI

28 Eylül 2016 tarihinde ‘tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasıyla’ AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. 28 Şubat 2017’de ise ‘ByLock adlı program kaydına rastlanılmadığının belirtilmiş olması, mevcut delil durumu ve soruşturmanın geldiği süreç itibariyle şüphelinin üzerine atılı suçlamaya ilişkin ifade ve savunmalarının alınmış olması’ gibi gerekçelerle tahliyesine karar veriliyor.

TANIK İFADELERİNDE FİŞLEME İTİRAFLARI

Soruşturma devam ederken Cihan Kart (Komisyon Başkanı), Ramazan Solmaz (Başsavcı) ve Gürkan Kütük (Başsavcı Vekili) 2018 yılı ocak ayında tanık sıfatıyla ifade veriyor. Söz konusu ifadeler, iktidar yandaşları tarafından yargıda nasıl fişleme yapıldığını da gözler önüne seriyor. İfadelere göre hakim ve savcıların fişlenme kriterleri şöyle: İktidara yakınlığıyla bilinen Yargıda Birlik toplantıların katılmaması, 2014 HSK üye seçimleri sırasında ‘FETÖ’ye yakın olması, ‘FETÖ’cülere selam vermesi, lojman bahçesinde hükümet aleyhine konuştuğunu duyması, odasında yaptığı konuşmalar ve şahısların ‘FETÖ’cü olduğuna dair kanaatleri… Ayrıca devlet erkanı geldiğinde karşılama törenlerine iştirak etmemeleri de fişlenme gerekçesi.

YARGIDA BİRLİK PLATFORMU ÇALIŞMALARINA DESTEK VERMEDİLER!

Tanıklardan biri Cihan Kart. Şöyle diyor ifadesinde: “Diyarbakır Komisyon Başkanlığı yapmış olmam ve isimleri sayılan kişilerin hakim savcı olması sebebiyle tanırım. İsimleri geçen Ömer Çıtak … Diyarbakır adliyesinde görev yapan hâkimlerdir. 2014 HSYK seçimlerinden önce Yargıda Birlik adına yaptığımız çalışmalarda bu isimlerini verdiğim 4 kişi o dönem Yargıda Birliğin karşısında yer alan grup içerisinde hareket ettiler. Bu kişilerden S.D.Y. ile Z.Ö. isimli şahıslar o dönem biraz daha kripto davranmaktaydı. Devlet erkanı Diyarbakır Adliyesine ziyarete geldiğinde, Ömer ve İ. genelde iştirak etmezken S. ve Z. kendilerini gerek karşılama içerisinde gerekse davetlerde gösterirlerdi. Bu kişilerin gerek adliyede gerekse lojman kısmında birlikte dayanışma içerisinde hareket ettiklerini, oturup kalktıklarını, Adliyenin yemek salonunda dahi birlikte yemek yediklerini gözlemledim. Bu gözlemlerin doğrultusunda Ömer, S., İ. ve Z.nin FETÖ-PDY ile irtibatlı olduğunu çok rahat söyleyebilirim.”

GÖREVLERDİRMELERDE FİŞLEMELERİ DİKKATE ALDIM

Bir başka tanık da Ramazan Solmaz. Fişlemeyi resmen itiraf ediyor ifadesinde: “Diyarbakır Adliyesinde Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapmış olmam ve isimleri sayılan kişilerin hakim savcı olması sebebiyle tanırım. İsmi geçen Ömer Çıtak Diyarbakır Adliyesinde Cumhuriyet Savcısı idi. 2014 HSYK seçimleri sürecinde kendisinin FETÖ’ye yakınlığını bildiğim için birçok kez ikaz ettim. İş bölümlerinde ve görevlendirmelerde bu konuyu dikkate aldım. Ancak kendisi tüm ikazlarıma rağmen Fetöcülerle oturup kalkmaya devam etti. O dönem Yargıda Birlik adına yapılan toplantılara iştirak ettiğini hatırlamıyorum. Bildiğim kadarıyla konuşmalarında da hükûmetin aleyhine FETÖ/PDY lehine söylemleri olduğunu beraber oturduğu ve özellikle adliye lojman bahçesindeki konuşmalarında ifade ettiğini diğer meslektaşlarımızdan duydum. Bu anlamda kendisi FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisakı olduğuna ilişkin odasına giden meslektaşlarımıza yaptığı konuşmaları bana meslektaşlarımız aktardığında bu şekilde değerlendirdim. FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisakı olduğunu değerlendirdiğim kişilerdendir.”

DOSTÇA UYARMAMA RAĞMEN ‘FETÖ’CÜ HAKİMLERLE GÖRÜŞMEYE DEVAM ETTİ

Gürkan Kütük’ün tanık ifadesi de yer alıyor AYM’nin kararında. Şu cümleleri çok önemli: “Diyarbakır Adliyesinde Cumhuriyet Başsavcısı vekili olarak görev yapmış olmam ve isimleri sayılan kişilerin hakim savcı olması sebebiyle tanırım. 2014 yılında Başsavcı vekili oldum. Başsavcı vekili olduğum tarihe kadar birbirimizi gördüğümüzde selamlaşır hal hatır sorardık. Ancak özellikle 17-25 Aralık tarihinden sonra belirgin şekilde hem adliyede hem de lojmanda gruplaşma oldu. Biz o dönem Yargıda Birlik içerisinde yer aldık. Ancak birkaç kez de Ömer Çıtak’ı dostça uyarmama rağmen kendisi Fetöye mensup hâkim savcılarla oturup kalkmaya ve birlikte hareket etmeye devam etti. HSYK seçimlerinde Yargıda Birliğe oy verdiğini kesinlikle düşünmüyorum. Bizim düzenlediğimiz hiçbir aktiviteye katılmadı. Benim şahsi kanaatim Fetöcü olabileceği böyle olmasa dahi onlara yakın ya da onların kullandığı bir isim olabileceğidir.”

40 BİN TL TAZMİNATA HÜKMEDİLDİ

AYM, başvuruyu karara bağlıyor. ‘Hüküm’ kısmında şöyle deniliyor: “Açıklanan gerekçelerle; Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE, B. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE Muammer TOPAL’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, C. Başvurucuya net 40.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE…”

Fişlenmiş aileyle görüşmeyecektiniz!

Image result for ramazan güzel
Ramazan Güzel

İhraç hakim Ramazan Güzel, Ömer Çıtak’ın mesai arkadaşlarından biri. Güzel, Ömer Çıtak’ın sosyal demokrat bir insan olduğunu anlatıyor. “O dönem Diyarbakır Adliyesi’nde 6. Ağır Ceza üyesiydim. Ömer bey çok dürüst, dosdoğru bir adamdı. Hiç bir grupla, cemaatle, partiyle ilişkisi yoktu. Gözdağı vermek için ihraç ettiler.” diyen Güzel, o döneme dair şunları anlatıyor: “HSK seçim sürecinde yargıda yaşanan bölünme seçim sonrası daha da arttı. Yargıda Birlik’e destek vermeyen herkes fişlendi. Öncesinde bizleri komisyon başkanı kanalıyla uyardılar. ‘Şunlarla konuşmayın, şunlara selam vermeyin’ bile dediler. Lojmanda şu anda Bakanlık’ta çalışan Uğurhan Kuş’la kavga eden bir hakim vardı. Fişlenmiş. Ben o hakime selam verdiğim için fişlenmişim. Ömer Çıtak da bana selam verdiği için fişlenmiş. Komedi!”

GENÇ SAVCILAR HAFİYELİK YAPIYORDU

“Biz ihraç olduktan sonra Ramazan Solmaz’ın karısı eşimi aradı; ‘Ama sizin atılacağınız belliydi çünkü siz aşağıda fişlenmiş olan bir karı kocaya selam veriyordunuz.’ dedi. Hafiyeleri vardı. Genç savcılardan oluşturdukları casuslar grubu vardı. Bunlar tek tek dolaşıyorlardı. Kim nerede ne yapıyor, kim kiminle samimi… Listeler oluşturuluyordu.”

Listeler üzerinde 3 yıldır çalışıyorduk!

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Daire Başkanı Mehmet Yılmaz da daha önce fişlemeleri itiraf etmişti. 15 Temmuz darbe girişiminin bir gün sonrasında yaşanan açığa alma ve görevden uzaklaştırmalarla ilgili olarak verdiği bir röportajda Yılmaz, “15 Temmuz darbe gecesinin sabahında HSYK 2. Daire olarak 2740 hakim ve savcıyı açığa aldık.  Ancak o liste bir gecede hazırlanmış bir liste değil. Üç yıldır üzerinde çalışıyorduk. Türkiye yeni değil, üç yıldır olağanüstü süreçten geçiyor. Bunların yapılandıklarının ortaya çıktığı ilk yer yargı. Yargıyı arkalarına alarak Türkiye’de neler yaptıklarını biliyoruz. Kurul olarak üç yıldır yürüttüğümüz bir disiplin soruşturması vardı.” demişti.

İlgili AYM kararına buradan ulaşabilirsiniz.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin