Sedat Peker beşinci videoyu yayınladı; Suriye’ye silah kartını açtı

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker beşinci videoyu yayınladı. Peker, savcılara seslendi ve “Birkaç satır bir şey anlatacağım ve bunlar birkaç hafta içinde delillendirebilir” ifadelerini kullandı.

Mehmet Ağar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ciddi suçlamalar yönelten Peker Suriye dosyasını açtı ve offshore hesapları konusunu araladı.


Bülent Korucu ve Yavuz Altun, Peker’in ifşaatlarını Ayak Üstü yorumladı.

“Ben aklımı tatile çıkardım ama zekam devam ediyor”

“Memduh Bayraktaroğlu diye çok sevdiğim bir abim var. Bu konularla ilgili yapmış olduğu yorumları televizyonda izleme imkanım oldu. Demiş ki, “Sedat Peker’i Soylu yanlış yönlendirdi, Mehmet Ağar’ı da yanlış yönlendirdi. Sadece Berat Bey’i değil.” Ben kendisiyle aynı şeyi düşünmüyorum. Memduh Abi, öncelikle zekamla ilgili söylediklerinizden dolayı teşekkür ederim. Hatırlarsanız, sizin evde otururken Tansu Hanım başbakandı. Özer Abi’yle sizin evde buluşmuştuk. Oradaki görüşmemizde Özer Bey benim yaşımı sormuştu. Ben de söyleyince “Sen benim oğlumdan daha küçüksün” demişti. “Benim oğlum Etiler’de kız peşinde koşuyor, sen bu yaşta ülkenin kaderiyle ilgili konuları konuşuyorsun” demişti. Abi bu kardeşin, aynı kardeşin. Ben aklımı tatile çıkardım ama zekam devam ediyor.”

“İki tane örnek vereceğim Mehmet Ağar’ın direkt bu konuyla ilgili olduğuyla ilgili”
“Kıymetli abim iki tane örnek vereceğim Mehmet Ağar’ın direkt bu konuyla ilgili olduğuyla ilgili. Bizim eve gelen polislerin içinde dikkat edersen hiçbirine suçlamada bulunmadım. Polis bizim polisimiz, devletin, milletin polisi. Orada bir tane yaşlı olan dedim, bir de yanında biri var. Gelenlerin hepsi genç. 50 küsur yaşındaki özel harekatçı eğitmen olur. Operasyonlara katılmaz. Genelde 25-30 arası gelir. Saçı sakalı beyazlamış o arkadaş eve giren, çocuğa silahı doğrultan, o silahı devamlı çocuğun üzerinde tutan. Sonra organize polisinin müdahalesiyle indiren aynı kişi. Bu kişi kim biliyor musun? Mehmet Abi’nin Özel Kalem Müdürü vardı Emniyet Müdürü, Yesugay (Aksakal). Şimdi emekli biliyorsun. Özel Harekatçılar Derneği’nin başkanlığını yapıyordu. Bu saygısızlığı yapan kişi, Yesugay’la tanıdık, hem de yakın çalışma arkadaşlığı yapmışlar geçmişte. Şimdi abi, sana soruyorum, bu kadar tesadüf olur mu? Veya Mehmet Ağar Antalya’da yemek yerken, kalabalık bir yemek, orada bir konu geçiyor benimle ilgili. 3-4 güne kadar göreceksin diyor, neler olacak. Emniyette talimatla operasyon yaptırdı. Sen hiç para dağıttırılarak emniyette suç örgütü operasyonu yaptırıldığını gördün mü? Onlara da değineceğiz ama elimde görüntü ses kaydı olduğu için söylemiyorum.”

“Solcu da değilim sağcı da”

“Ruşen Çakır isminde bir sol gelenekten gelen gazeteci var. Çok beyefendi. Kırmayan, incitmeyen kibar bir insan. Ruşen Abi Sedat Peker solcu mu oldu demiş. Ben solcu değilim, sebeplerini anlatırım benim kafama yatmıyor. Ben sağcı da değilim, o da benim kafama yatmıyor. Ben akılcılık fikrine daha uygun olduğumu söylüyorum.”

“Savcılara zahmet vermemek için yazılacak yazıları ikişer satırla anlatacağım”

“Bazı gazeteci arkadaşlar konuşma yaparken şöyle diyorlar, “Deliller gelmeden konuşulmaz, uygun değil. Bunların incelenmesi gerekir.” Annem hep şöyle derdi, “Oğlum kendi işinle ilgili başkalarına zahmet verme.” Ben de savcılara zahmet vermemek için oradaki yazı işleri müdürü arkadaşların yazacağı yazıları ikişer satırla anlatıp, bir hafta sonra anlatacaklarımın delilleneceği konusunda zaten şüphe yok. Mesela savcı özel kalemine şunu dese, Sedat Peker’in bahsetmiş olduğu Beykoz Konakları’nda bulunan bütün şahıslar, Baran Korkmaz, Emir Sarıgül, Mehmet Ağar, Tolga Ağar, Tolga Ağar’ın kız arkadaşı, Emir Sarıgül’ün şoförü, sonradan gelen emniyet mensupları… Aynı yerde bulunmuşlar mı, aynı yerde sinyal veriyor mu? Baz istasyonu kayıtları bir günde gelir. İkincisi, Sedat Peker’in söylediği üzere Tolga Ağar ve kız arkadaşının saç tahlillerinin yapılması, kendisi eğer milletvekili olduğu için böyle bir tasarruf bildirmezse, sonrasında inceleme yapılması. Sayın savcı buradan bahisle devam edelim, Rus kanun dışı insanların oluşturmuş olduğu yapının bir grubunun başında olan Nadir Salifov Quli, Türkiye’de Organize Suçlar tarafından gözaltına alınıp polis cinayetine karıştığı için deport edildi mi? Organize Şube’de bu kişinin deport edildiği yönündeki tutanakta ‘polis katili’ olduğu yönünde yazı var mı? Ayrıca böyle bir evrak var mı?”

“Yazı İşleri Müdürlüğü devam eder, Sedat Peker’in açıklamalarında iddia edildiği üzere Mehmet Ağar kendi ya da koruma polislerinin telefonundan İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan Bey’i arayıp “Bu arkadaşı bırakın” dedi mi? Bu sinyal kayıtları ilgili kişilerin ifadelerine başvurulması, yani İl Emniyet Müdür ve Mehmet Ağar’ın, ancak baz kayıtlarının alınması, doğru olan o… Sedat Peker’in açıklamalarında iddia ettiği Nadir Salifov tekrar Türkiye’ye giriş yapabilmiş mi? Yapabilmişse hangi mahkeme kararıyla, hangi birimin kararıyla Türkiye’de giriş yapabilir, deportu kaldırılmıştır. Ayrıca Sedat Peker’in bulunmuş olduğu Birleşik Arap Emirliği’ndeki Türk Büyükelçiliği’ne yazılıp bu konuyla ilgili bilgisinin sorulması. Mübariz Mansimov’a ait olan, Sedat Peker’in açıklamalarında Mehmet Ağar tarafından gasp edildiği söylenen 1 milyar dolar değerindeki yat limanı gerçekten 29 milyon dolara alınmış mıdır? Yine bahsi geçen yat limanını alan kişiler off-shore hesaplarında bir şirket kurup bu şirket içerisinde gizli bir ortaklık mevcut mudur? İlgili makama yazı yazıp, Mübariz Mansimov ile Mehmet Ağar Amerika’ya Fethullah Gülen’e gitmişleri mi, uçuş kayıtlarının istenmesine… Yine ayrıca Mehmet Ağar yaptığı açıklamada devletin bilgisi dahilinde gittiğinden bahisle devletin hangi birimi tarafından gönderilmiştir, elinde bir yazılı emir var mıdır? Yazılı emir yoksa, devlet geleneğinde terör örgütü lideri olarak bilinen kişiye sözlü talimatla insan yollanır mı?”

Havuz medyasını hedef aldı

Peker son videosunda havuz medyasını da hedef aldı. Ergun Babahan’ın “Dubai’ye o kitapları nasıl getirtiyor?” sorusunu sorarak uluslararası istihbarat örgütleriyle bağlantıda olduğunu öne sürdüğünü söyleyen Peker, Kolombiya’da yakalanan 4 ton 900 kilo kokaini hatırlattı ve bulunduğu yere kitap getirtmenin daha zor olmadığını söyledi. Peker şöyle konuştu: “Kitapları ben buraya nasıl getirmişim. Lan adam 4 ton 900 kilo kokaini… Lan kitap bu yasak değil, 10 bavul da getirebilirsin. Yemin ediyorum bunlar gazete yönetiyor.”

Abdülkadir Selvi’nin “arap emirinin koruması altında” iddiasını da yine Selvi’yi suçlayarak yanıtlayan Peker, Selvi’nin gazeteci olarak yetiştirilip medyaya yerleştirildiğini ama bir gazeteci olmadığını, eline verilenleri yazdığını söyledi.

Sedat Peker, Soylu’nun mesajında kendisiyle ilişkilendirilen isimler hakkında da konuştu. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ve Babacan’ın saygıdeğer kişiler olduklarını ama Peker’le biraraya gelip konuşacak şeyleri olmayacağını söyledi. “Meral abla” dediği Akşener ile kurulan bağlantı hakkında da Soylu’ya “Meral ablayı bana sen düşman etmedin mi?” sorusuyla yanıt verdi. Davutoğlu içinse, “Ben megaloman adamım. O hep kendisi konuşacak. Ben de kendim konuşmak isteyeceğim” esprisini yaptı.

Peker, son günlerde yapılan yorumların ve kendisine yöneltilen suçlamaların “kırmızı bültenle aranma” konusunda işini kolaylaştırdığını, böyle giderse siyasi suçlu olarak görülüp siyasi iltica hakkı tanınabilecek birisi haline geleceğini öne sürdü.

Türk dış politikası: Ne oldu, rabia işaretleriyle geziyorduk?

Peker’in bir saatin üzerine çıkan videosunda dikkat çeken bir nokta, Türk dış politikasıyla ilgili göndermelere de yer vermesi oldu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin koruması altına girdiği iddiaları vesilesiyle konuşurken Türkiye’nin Mısır’la ilişkilerini geliştirdiğini hatırlatan Peker, Müslüman Kardeşler’in tarihi liderlerini ve bunlar içinde yakın zamanda idam edilen Mursi’yi andı. “Ne oldu, rabia işaretleriyle geziyorduk?” sorusunu sordu.

Peker’in geçerken dokunduğu dış politika başlıklarından birisi de Nahcıvan oldu. Soylu’nun her yapılanı kendisine mal ettiğini söyleyen Peker, Nahcıvan’a karayolu ile kurulacağı söylenen bağlantının bir türlü gerçekleşmediğini belirtti. Türkiye’deki iktidarın Azeri-Ermeni çatışmasında oynadığı role ilişkin iddiaları da yorumlayan Peker, “Rusya çöktü şimdi oraya” dedi ve son gelişmelerle birlikte Rusların inisiyatifi aldığını, Türk askerlerinin devriye gezeceği söylenen alanda şimdi Rus askerlerinin bulunduğunu ve Rusların Ermenilere arka çıktıklarını öne sürdü.

‘Pazartesi meclis açılıyor’

Peker’in ilginç imalarından birisiyse Soylu’nun yanıtı vesilesiyle söylediklerinde vardı: “Bir de Lao-Tzu var. O ne diyor biliyor musun? ‘Savaşı kontrol edemeyeceğin alana taşıma.’ Ya Pazartesi günü meclis açılıyor. Sen oradaki insanlara bu sermayeyi verdin. Sana ne diyecekler? Temiz Süleymaan. Temiz Sülümaan.”

Peker’in videoları devam edecek gibi görünüyor. Konuşmaların ülke siyasetinde doğrudan etkili olan müdahaleler olduğu kesin. Başlangıçta Mehmet Ağar’ı hedefe koyan, Süleyman Soylu’yu ise “kendisini ortada bırakmakla” suçlayan Peker, giderek hedefini genişletti. Süleyman Soylu’nun yaptığı açıklamalarla pazarlık yolunu kapatmış olmasının bunda etkili olabileceği söylenebilir. Öte yandan, Peker’in Erdoğan’a kadar uzanan bir siyasi hamleyi baştan planlayarak “videolarına” başladığını düşünmek için de çok neden var.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin