Saraydaki uzlaşma!

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Önceki gün Saray’da Erdoğan Başkanlığında düzenlenen Belediyeler toplantısı CHP’nin mevcut sistemi legalleştirmesi ve ona tam anlamıyla entegre olması bakımından önemli bir toplantı olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan baktığımızda zekasına ve analizlerine çok itimat ettiğim Sevgili Levent Kenez’in konuyla ilgili dünkü analizine katılmadığımı belirtmek isterim.

Sevgili Kenez yazısında kısaca CHP’li belediyelerin saraydaki toplantıya kerhen katıldıklarını çok da önemli bir toplantı olmadığını dile getiriyordu.

CHP’nin bugünkü rejimin legal hale getirmekten başka hiçbir işe yaramadığını daha önce de defalarca yazmaya çalışmıştım. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun Saray ile uyumlu çalışmak için çok özel gayret ettiğinin daha önce de bahsi geçmişti. Belediye şirketlerine yaptığı yönetici atamaları, Recep T. Erdoğan’ın damadıyla gizli gizli görüşmesi, her merasimde Saray sakinin en yakınında durmaya özel gayret etmesi de gündeme gelmişti.

Ankara, İzmir, Eskişehir gibi illerin belediye başkanları da koşa koşa gittikleri saraydaki toplantından sonra gergin havanın ortadan kaldırılmasını sağladığı için şükran duyduklarını dile getirmişler.

Anayasa askıya alınmış, yasalar uygulanmıyor, her şey tek adamın iki dudağından çıkacak şeye bakıyor bu duruma itiraz edip milleti bir gerilime sokması gereken CHP oyunun soğutmaya alınmasından, gerilimin düşmesinden bir hayli mutlu. Bu mevcut duruma razıyım demenin bir başka yolu.

Saraydaki toplantının başka önemli bir mesajı daha var. Özellikle daha önce AKP’de olup da CHP’ye geçen belediyeler konusunda bir uzlaşmaya vardıklarını bundan sonra CHP’ye geçen belediyelerin ‘çok da şey yapmayacaklarını’ düşünüyorum.

Recep T. Erdoğan al gülüm ver gülüm siyasetini devreye soktu. CHP, her tarafı kriminal işlerle dolu belediye dosyalarını kaldırmayacak, Saray’da belediyelerde kurulacak çarklara fazlaca çomak sokmayacak.

Zaten özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesinde her gün kaybolan dosyalar, bilgiler haberi okumamızın bir sebebi de İmamoğlu’nun beklentileri düşürme gayretinden başka bir şey değil. Yolsuzlukları, hırsızlıkları açıklayamıyoruz çünkü her şeyi alıp gitmişler diyecek yani.

Saray’ın olduğu kadar CHP’nin de bu uzlaşmaya ihtiyacı var. Türkiye’deki siyasi ahlaksızlık gereği CHP’nin de kendi tabanını beslemesi gerekiyor. Çünkü Türkiye’de siyaset böyle bir ahlaksızlık temel üzerine kurulmuş durumda. Her partinin il teşkilatları var ilçe teşkilatları var ve burada siyaset yapan herkesin ekonomik bir beklentisi var. Partinin iktidara gelebilmesi için bu teşkilatları besleyebilmeleri, besinini alan teşkilatların daha çok çalışmaları ancak bu yolla oluyor. Dünyanın hangi medeni ülkesinde siyaset böyle yapılıyor bilemiyorum. Türkiye’de kamu kaynakları herhangi bir partinin yandaşlarını besleme, semirtme, palazlama aracından başka bir şey değil. Bu siyasi yapıda AKP’nin gidip CHP’nin gelmesinin ülkedeki yolsuzluğa engel olma konusunda hiçbir faydası olmaz.

Bundan sonra İstanbul’u talan etme sırası CHP’de ama bunu AKP ile bölüşmeye rıza gösteriyorlar. Rıza göstermese Saray’dan taş konması kaçınılmaz olacaktır. Kayyım atamak yerine Saraya çağırıp uzlaşmayı seçti ve CHP’de resti gördüm dedi.

CHP bu sistemi legal hale getirmekten başka hiçbir işe yaramıyor demiştik, Muharrem İnce gelecek cumhurbaşkanlığı seçimi için kendini aday ilan ettikten sonra 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortadan kaybolduğu için pişman olduğunu söylüyor. Eeee sen en kritik zamanda koskocaman bir ülkeyi ve milyonlarca insanın can ve mal emniyetini bir diktatöre teslim edip ortadan kaybolmuşsun, bugün gelmiş pişmanım tekrar aday olacağım diye ortaya çıkıyorsun. Sana edilecek kötü söze bile yazık. Bunların ülkeye sevdaları işte bu kadar! Bu ülkede nelerin döndüğünü, nereye gittiğini zerre kadar idrak edemeyen bön kafa bunlar.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin