Prof. Dr. Fincancı: ‘‘İşkenceyi gizleyen doktor TCK’ya göre suçun failleri arasına katılmaktadır’’

Türkiye’nin sayılı adli tıp uzmanlarından olan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde işkenceye uğrayan yaklaşık 50 kız öğrenciye darp ve cebir bulgusu olmadığı yönünde rapor düzenleyen Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi’nde görevli doktor ve başhekimin işkenceye gizleyerek suç işlediğini kaydetti.

‘‘İSTANBUL PROTOKOLÜ’NE AYKIRI’’

Sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, gözaltında iken sağlık muayenesine götürülen kız öğrencilerin polis gözetiminde muayene edilmesinin İstanbul Protokolü’nün temel ilkelerine aykırı olduğunu kaydetti. Doktor tarafından verilen rapor örneğini paylaşan Prof. Dr. Fincancı, ‘‘Rapor örneğinde görüldüğü üzere “uygun ortam sağlandı” işaretlenmiş, ama “güvenlik görevlisi” de işaretli. Bu güvenlik görevlisinin muayene ortamında olduğunu gösteriyor. Oysa güvenlik görevlisinin muayene ortamında bulunması mahremiyet, dolayısıyla etik ilke ihlalidir. BM kılavuzu olan İstanbul Protokolü’nün (İP) temel ilkelerine de aykırıdır.’’ İfadelerini kullandı.

Doktorun kaşeleyip verdiği raporda sağlık muayenesine çıkarılan kız öğrencilerinin giysilerinin kısmen çıkarıldığının belirtildiğine dikkat çeken Fincancı şöyle devam etti: ‘‘Giysilerin kısmen çıkarıldığı belirtilmekte olup, tıbbi muayenenin uygun koşullarda yapılmadığının göstergesi ve gene İP ilkelerinin ihlalidir. Tıbbi öykü, kişinin yakınmaları yoktur. Bu eksiklikler de İP İlkelerine aykırıdır. Sonuçta “darp ve cebir bulgusu yoktur” yazılı kaşe ise en hafif tabiriyle özen eksikliğidir.’’

‘‘RAPOR DÜZENLEYEN HEKİM VE BAŞHEKİM DE İŞKENCE FAİLLERİ ARASINA KATILMAKTADIR’’

Hastanede böyle bir raporun düzenlenmesinden haberdar olup işlem yapmayan başhekim ve raporu düzenleyen doktorların işkencenin gizlenmesine neden olduğunu belirten Prof. Dr. Fincancı, ‘‘Etik ilkelere göre işkenceye katılım suçu işlemekte, işkenceye göz yumma davranışı düşünüldüğünde TCK’ya göre işkence suçunun failleri arasına katılmaktadırlar. Tıbbi belgelemenin yeterli olmaması işkencenin önlenmesini de sekteye uğratarak her gün yeni işkence iddialarıyla karşı karşıya kalmamıza yol açmaktadır. Kim ve ne suç işlemiş olursa olsun işkence uygulanamaz. İşkence mutlak yasaktır. İşkenceye göz yumma hatta destekleme yönünde görüş bildirenler bilmelidir ki, işkencenin sürdüğü koşullarda hiç kimse işkenceden bağışık olmaz.’’ diye konuştu.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin