MİT, ‘raporlarımız delil değil’ diyorsa Bylock nasıl delil oluyor?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra 100 bini aşkın gözaltı, 40 bin tutuklamaya gerekçe yapılan Bylock yalanında ısrar sürüyor. En son Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP’li milletvekilleriyle buluşmasında ByLock’un soruşturmanın en önemli ayağı olduğunu söylerek, “Kimse ByLock’tan yakalanıp da gelip bana ağlamasın. ” dedi. Oysaki Hürriyet’in manşetten verdiği ve Bylock yazışma programının sahibi David Keynes’in ifşaatları, hükümetin binlerce insanı haksız hukuksuz tutukladığını ortaya koymuştu.

Onlarca kez çürütülmüş iddiaları tekrar ısıtmanın tek anlamı olsa gerek. ‘Tutuklamalara gerekçemiz yok, Bylock var.’ Yani ‘haksızlık yaptığımızı biliyoruz’ diyor her konuşan.  İktidar çevreleri ve sulh cezaların buna rağmen ‘elimizdeki tek delil’ dedikleri Bylock’a sarılmaları bundan. Bunu savunanlar cadı avı, tutuklama ve fişlemeleri savunuyor. Neydi bu Bylock ve bugüne kadar hangi gerçekler ortaya çıktı birlikte bakalım.

Bylock isimli haberleşme programı, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından gündemimize girdi. Belli ki karanlık bir odak bu programı kullananları daha önceden pek de net olmayan şekilde tespit etmiş, tüm kullanıcıları yaşam tarzları, düşünceleri ve sosyal çevresine göre fişleyip gruplandırarak darbeye kurban edeceği kitleyi belirlemiş.

BYLOCK LİSTESİ DEVREYE ALINDI, ÇÜNKÜ KURBANLAR BELLİYDİ

16 Temmuz sabahı önceden fişlenmiş 3000 hakim savcı listesi aniden ortaya çıkarıldığı gibi diğer kamu görevlilerini tasfiye etmek için Bylock listesi devreye sokuldu. Kamuoyunu bu kumpas listelerinin önceden hazırlanıp sonra da darbe planının devreye sokulduğu gerçeğinden uzaklaştırmak için de birbirinden uçuk Bylock haberleri servis edilmeye başlandı. Kara propagandayı yöneten odak o kadar özgüvenli ve hoyrattı ki aynı medya mensubunun aynı gazetenin aynı kamu görevlisinin birbirine 180 derece zıt teoriler ileri sürmesine aldırmıyordu. Önemli olan, kamuoyunun kamudaki tasfiyelerin tamamen keyfi, zalimce ve hukuk tanımaz olduğu gerçeğinden uzaklaştırmaktı.

MİT ERGENEKON’DA BU YAZIYI GÖNDERMİŞ: RAPORLARIMIZ DELİL DEĞİL!

MİT raporladı denen Bylock’un hukuken varlığı tartışıla dursun, bir de fişleme raporlarının mahkemelerde, hukuk nezdinde ne kadar delil olduğu meselesi var. Ergenekon davasının 32. celsesinde 25 Aralık 2008’de MİT, örgüt ile ilgili delillere istinaden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne cevabı bir yazı göndermişti. O celsede bu yazı kayıtlara girdi mahkemede okundu.

23 Aralık 2008 tarihli Müsteşar adına Hukuk Müşaviri Asuman Bozoklu’nun tek sayfalık yazısında Ergenekon örgütünün varlığına ilişkin 2002’de posta kanalıyla gelen ihbar mektubu ve CD’lerin içinde Ergenekon’un anlatıldığı (Ergenekon Lobi belgeleri) bunların bilgi notu ve rapor haline getirilerek, 10 Temmuz 2003’te Genelkurmay Başkanına, 19 Kasım 2003’te Başbakana (Tayyip Erdoğan) iletildiği, daha sonra 2006’da tekrar iletildiği anlatılıyordu.  MİT, Ergenekon örgütüne ilişkin delil olarak Başbakanlık üzerinden mahkemeye sunulan bu rapor ve bilgi notlarıyla ilgili ilginç bir savunma getirmişti. Yazının 2. maddesi şöyle bitiyordu: “Müsteşarlığımıza pek çok kaynaktan gelen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve yorumlanması neticesinde hazırlanarak ilgili makam ve kurumlara gönderilen istihbari bilgi  ve belgelerin delil olarak kullanılması da mümkün değildir.”

bylock yalanlari mit belgesi.jpeg

MİT’İN RAPORLARI DELİL DEĞİLSE, BYLOCK NASIL DELİL OLUYOR?

Ergenekon gibi bir örgütün asker-sivil yapısının tamamını deşifre eden bu ilk istihbarat rapor ve gerçeklerini, üstelik o dönemki hükümetin savcılığını yaptığı davada ‘delil değil’ yazan MİT’e ve mahkemelere şu haklı sorunun sorulması gerekmiyor mu? Dünyada milyarlarca kişinin ulaştığı platformlardan indirilebilen bir mesajlaşma programı nasıl bir örgüt yazışma programı ilan ediliyor, ve bu haliyle nasıl delil olacak? Onbinlerce masumu, 200’e yakın yüksek yargıç ve 3 bin 600 hakim-savcıyı üç beş günde toparlayıp derdest edenler, hangi hukukla ‘raporlarımız artık delildir’ diyecek? Bunu raporlayan MİT ile Ergenekon’un kapı gibi örgüt olduğunu ispatlayan delilleri inkar eden aynı kurum değil mi? Sorulmayacak mı bunlar?

‘EMNİYET BYLOCK DELİL DEĞİL, İFADELERDE İTİRAF ALIN’

“Bylock listeleri” üzerinden on binlerce insanı tutuklamak için başlattığı operasyonların kanunlar nezdinde bir karşılığı olmayınca Emniyet’ten tüm birimlere skandal bir yazı gönderildiği de ortaya çıkmıştı. Bylock listeleri kapsamında gözaltına alınanların, sıkı biçimde sorgulanması, ifadeleriyle Bylock gözaltısı evraklarının desteklenmesi gerektiği, aksi halde sadece Bylock indirme nedeniyle gözaltının mahkeme nezdinde delil olmayacağının vurgulandığı Emniyet yazısında, konuya tüm şubelerin hassasiyet göstermesi isteniyordu.

Yine Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi de “Suçlanan kişilerin, Bylock’u ne zaman indirdikleri, kimlerle yazıştıkları ve yazışma içeriklerinin belli olmadığını, bu durumda kişilerin sadece programı indirmiş olmakla suçlanamayacağını” belirterek kendisine sunulan bir Bylock iddianamesini oy birliğiyle reddetmişti.

bylock delil olamaz emniyet bylock emniyet delil olamaz1

Önce iktidar medyasına servis edilen haberler, ardından HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz’ın darbe sabahı fişleme raporlarına dayanarak tutuklanmaya başlanan hakim savcıların neden içerde olduğunu izah edemediği noktada ‘Bylock yalanı’ imdadına yetişmişti.bylock hurriyet-kynes-ismail saymaz-15 temmuz-darbe girisimi-sahte delill.jpg

6 AY ÖNCE KULLANIMDAN KALKMIŞ PROGRAM NASIL DARBE ÖZEL YAZILIMI OLUR?

Yazılımın sahibi David Keynes’in Hürriyet muhabiri İsmail Saymaz’a verdiği röportajdaki bilgiler ‘oyun kurucuların oyununu’ bozdu. Buna göre, Bylock programı iddia edildiğinin aksine 15 Temmuz 2016 ‘da aktif değildi.  Üstelik flaş bellek ile gizlice dağıtıldı denen program ilk günden itibaren Apple Store ve GooglePlay gibi açık kaynaklardan yüklenebiliyordu. Keynes, Ekim 2015 itibariyle GoDaddy adlı server firmasına ücret ödemeyi kestiğini ve bu nedenle ByLock’un Ocak 2016 itibariyle kullanımdan çıktığını anlattı. O tarihten beri ByLock’un kullanılmadığını söyledi. Bu teknik ve değiştirilemez bilgiler, ‘darbenin Bylock üzerinden cemaat tarafından organize edildiği ‘ yalanını tamamen çürüttü. Ancak yalanın peşini muktedirler de medyası da bırakmadığına göre, iktidar kanadının, medyasının çelişkilerini yine de hatırlatmak lazım.

Biz de sizin için en meşhur Bylock yalanlarını ve gerçeklerini derledik, önce onlarla başlayalım:

KENDİ KENDİNE YALANLAYAN HAVUZ MEDYASI VE BYLOCK YALANLARI

  • Bylock’u CIA kendi için yazdı, sonra FETÖ’ye (!) verdi, sunucu Amerika’da

24 Eylül 2016, A Haber İstihbarat şefi Kubilay Gülbek yalanı ilk büyüten isimdi. Aynen şunları söylüyordu: “Serverleri Amerika’da. CIA Bylock’u ilk çıkardığında kendi arasında bir haberleşme ağı olarak kurmuştu. FETÖ de Bylock’u örgüt içi haberleşme aracı olarak kullanıyordu. Sen bu Bylock’u cep telefonuna indiremezsin internette yok. Bylock Amerika’dan bir cep telefonuna yükleniyor, Türkiye’ye getiriliyor, bluetooth aracılığıyla Türkiye’deki örgüt elemanının telefonuna yükleniyor.”

bylock yalanlari-ahaber kubilay gulbek-cia bylocku cikartti1.jpeg

  • Veritabanı (sunucu) Kanada’da

03 Ekim 2016, Milliyet Gazetesi / Tolga Şardan: 24 Aralık 2014 tarihi bir milat olarak kabul ediliyor. Bylock’un bu tarihten önce herkes tarafından kolayca indirilebilmesi nedeniyle bu tarihin milat olarak seçildiği belirtiliyor. Bu tarihten sonra asıl veritabanı Kanada’da olan programın Türkçe’ye güncelleyip cemaat tarafından kullanılmasının sağlandığı ifade ediliyor.

bylock yalanı tolga sardan haberi.jpeg

 

 

 

 

  • Bylock sunucusu Litvanya’da; MİT, David Keynes’i uydurma sanmış

13.Eylül 2016, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin’in MİT’i kaynak gösterdiğini yazısında Bylock’un sahibi Kynes uydurma demişti: “Bu arada yazılımın geliştiricisinin kayıtlarda “David Keynes, Oregon” şeklinde verildiği ancak Türk istihbaratının, bu bilgilerden hareketle ulaşabildiği birileri ya da bir firma olmadığının görüldüğü, dolayısıyla.. uydurma olduğunun düşünüldüğü, ByLock’un sunucusunun ise Litvanya’dan çıktığı!..”

bylock yalani murat yetkin 2.jpeg

  • Bylock’u CIA değil TÜBİTAK yazmış!

08 Eylül 2016’da, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü; “Kriptolu bir yazılım, eski TÜBİTAK çalışanları, malum yapıya mensup kişilerin geliştirdiği yönünde elimizde ciddi veriler var” demişti. Sonra sustu, başkaca bir delil de ortaya koymadı.

bylock yalani teknoloji bakani-tubitak gelistirdi.jpeg

  • ‘Elim değdi indirdim, Apple Store’dan indirdim demeleri mümkün değil’

27 Ekim 2016’da bu kez  Adalet Bakanı Bekir Bozdağ devreye girip başka bir yalanı piyasaya sürdü: “ByLock’a referansla giriliyor. Sizi akredite etmesi gerekiyor. Elin değdi indirdim, veya AppStore’dan aldım demeleri mümkün değil. Belli bir süre duruyor orada sonra indiriyorlar.”

  • Efsane formüller şampiyonu Bahçeli: 1 Dolar’ın seri numarası Bylock’a giriş şifresi!

Bir de 21 Eylül 2016 ‘da konuşan ve iftira tarihine girecek komedide bir yalanı uydurmuştu. Yakalananların evlerinde çıkan dolarların seri numaları ‘Bylock şifresi’ deyiverde Bahçeli.  Daha önce 40. yılda MHP iktidar, her ülkücüden 10 oy gibi efsane formülleri ile ünlü Bahçeli,  “Bylock sisteminin kurulmasından itibaren referans sistemi kullanılıyormuş. Tanıdık olmayanın sisteme girmesi imkansız. Örgüttekilere verilen F serisindeki 1 dolarların seri numaraları ise bylock sisteminin giriş şifresi olarak kullanılıyormuş!..”  diyecekti.

bylock yalani devlet bahçeli1.jpeg

GERÇEKLER:

Bütün bu yalanları David Keynes’e ulaşan bir gazetecinin haberi bitirdi.

by1   Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin’in MİT’in ‘David Keynes’i araştırdık ama gerçek isim değil’ dediğini yazmıştı. Peki gerçek bu muydu?

Hürriyet muhabiri İsmail Saymaz, devletin yalanını manşetten (farkında olmadan) yüzüne vurunca, havuzdaki yeni sürüm ‘kullanışlı aptallar’ koro şefleri ‘Küçük Tetikçi’ yönetiminde öfkelerini Hürriyet, Aydın Doğan ve Saymaz’a boca ettiler.

Saymaz’ın haberi David Keynes’in gerçek bir kişi olduğunu pasaportu ile ispatladı; işte Apple Store Uygulama Marketinde Bylock’un telif hakkı sahibi görünen David Keynes’in pasaportu:

by4Telefonuna Bylock programı indirdiği bahanesiyle ile yüz bin kişiyi memuriyetten ihraç edip, on binlercesini tutuklayan Devletimiz bu pasaportla defalarca Türkiye’ye girip çıkan, hatta 15 Temmuz’da da Türkiye’de olan David Keynes’in 7 Ağustos’ta Türkiye’den ayrılmasına göz yummuş.

Neden mi? Kara propaganda netlik sevmez, bir kara propaganda tekniği olarak kısıtlı muğlaklık hedef kitleye hayal gücüyle boşluk doldurma imkanı vererek yalanı sahiplenmesini sağlar. David Keynes, gözaltına alınıp ifadesi alınsaydı, sahibi meçhul, esrarengiz program algısı çökecekti.

Saymaz’ın haberi bizzat Adalet Bakanının söylediği Apple Store’dan indirmek mümkün değil yalanını da tuz buz etti.  Saymaz, haberinde Bylock’un Apple Store uygulama marketinde olduğunu, Bylock uygulamasının Apple ID numarasının 842 680 855 olduğunu gösterir belgeyi de yayınladı.

by3Saymaz’ın haberinde Keynes, ByLock’un, 2014 yılının Mart ayından sonra Apple Store ve Google Play adlı online mağazalarda kullanıma açıldığını, uygulama için ayda 29 dolar ödediğini, altyapısını güçlendirilip sürümü yükseltilemediği için ByLock’un, 7 Eylül 2014’te App Store’dan kaldırıldığını, Google Play’de bir yıl kalabildiğini, ancak program, Apple Store ve Google Play’den kaldırıldıktan sonra da farklı internet sitelerinden indirilmeye devam ettiğini anlattı. Keynes, Ekim 2015 itibariyle GoDaddy adlı server firmasına ücret ödemeyi kestiğini ve bu nedenle Bylock’un Ocak 2016 itibariyle kullanımdan çıktığını, o tarihten beri kullanım dışı olduğunu ve darbe teşebbüsünde  kullanılmadığını da söylemişti.

Peki KEYNES’in söyledikleri doğru muydu?

Doğru-1 : Bylock Google Play Store ve Apple Store’da vardı

by2Bylock’un Google Play Store’da olduğu ve oradan indirilip kullanıldığına dair ekran görüntüsü :

Google Play Store web sitesinin Ağustos 2014 tarihli arşiv görüntüsü

https://web.archive.org/web/20140818062556/https://play.google.com/store/apps/details?id=net.client.by.lock

Doğru-2 : Bylock, Apple ve Google Play Store’den kaldırıldıktan sonra da farklı internet sitelerinden indirilmeye devam etti

Onlarca web sitesinden indirime sunulmuştu. Bunlardan bazılarının linkleri şöyleydi:

Sonuç olarak, Bylock’un cemaatin esrarengiz haberleşme programı değil, 1 milyar aktif kullanıcısı olan Google’ın uygulama marketi ile dünya üzerinde 1 milyar cihazı ve 500 milyon aktif kullanıcısı olan Apple Store’da kullanıma sunulmuş, ayrıca onlarca başka web sitesinden indirime açılmış bir haberleşme uygulaması olduğu gün gibi ortaya çıktı

Doğru ayakkabısını giyene kadar yalan dünyayı dolaşıyor olsa da yalancıları mağlup etmenin tek yolu doğruları söylemek; Bylock yalanı ile onbinlere zulmedenlere tekrar tekrar  hakikatleri söylemeye devam etmektir.

http://tr724.wpengine.com/emniyetten-skandal-yazi-bylock-delil-degil-itiraf-ettirin/

http://tr724.wpengine.com/bylock-yalani-coktu-tutuklular-ne-olacak/

3 YORUMLAR

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin