Milli takım ümitleri yeşertti

HABER YORUM | HASAN CÜCÜK

Türkiye’nin bugüne uluslararası arenada milli takım seviyesindeki en büyük başarısı 2002 Dünya Kupası’nda gelen üçüncülüktü. Bu başarı, 1990’larda temeli Sepp Piontek tarafından atılan futbolun zirveye taşınmasıydı. 1996-2002 arasında iki kez Avrupa, bir kez de dünya kupasına katılan Türkiye’nin uluslararası yolculuğu bu tarihten sonra yeniden kesintiye uğradı. Euro 2020 biletini alan Türkiye’nin hedefinde şimdi 2022 Dünya Kupası var. Şenol Güneş’in UEFA Uluslar Ligi için kadroya çağırdığı oyuncuların yaşı, ilerisi için ümitli olmamızı sağlıyor.

A Milli Takım için Euro 96’ya kadar geçen süre, uluslararası turnuvaları evde seyretme dönemiydi. Bunun tek istisnası 1954 Dünya Kupası olmuştu. Milli Takım, ancak Avrupa futbolunun ‘minikleri’ Lüksemburg, San Marino gibi ülkelere karşı gol yollarında etkili olabilirdi. Bugün artık Türkiye ile aynı klasmanda yer almayan Romanya, Macaristan, Bulgaristan gibi ülkelere gol atmadan kaybetmek sıradandı. Avrupa futbolunun önemli ülkelerine karşı zaten şansımız hiç yoktu. Hezimet diyebileceğimiz mağlubiyetleri aldığımız ülkelerinden birinin Polonya olması bile o yıllardaki futbolumuz hakkında bilgi vermeye yeter.

TALİHİ DEĞİŞTİREN İKİ ALMAN

Türk futbolunun makus talihini iki Alman değiştirdi. 1984’te Galatasaray’ı çalıştırmaya başlayan Jupp Derwall, sarı-kırmızılı ekibin önce Süper Lig’deki 14 yıllık şampiyonluk hasretini sonlandırdı, ardından attığı temellerle Avrupa kupalarında “şerefli yenilgileri” sonlandıran bir ekip oluşmasını sağladı. 1990’da başlayan Sepp Piontek dönemi ise milli takımın, yeniden yapılanmasının yolunu açtı. “Bizden bir şey olmaz” mantığının yıkıldığı dönemin meyvelerini Euro 96’dan itibaren toplamaya başladık.

UEFA Uluslar Ligi’nde karşılaşacağımız Macaristan ve Sırbistan bir zamanlar farklı yenilgiler aldığımız ülkeler. Artık Avrupa futbolunda esamesi okunmayan Macaristan’a 1984’te İstanbul’da 6-0 yenilerek, tarihi hezimetlerden birini almıştık. Elbette Macaristan 1950’li yıllara damgasını vurmuş bir ülkeydi. Ama Macarlar, “altın dönemleri” çoktan geride kalmasına rağmen, Türkiye’ye karşı hala büyük takımlardan biriydi.

Köprünün altından geçen sular hem bizi hem Macarları değiştirdi. Keza aynı durum Sırplar için de geçerli. Yugoslavya’dan geriye kalan en büyük ülke olan Sırbistan futbolda Hırvatistan’ın gerisinde kaldı. Yugoslavya 1980’li yıllara kadar Avrupa futbolunda söz sahibi ülkelerden biri oldu. 1990’lı yılların başında Yugoslavya’nın dağılmasıyla ortaya çıkan Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Karadağ, Makedonya, Bosna-Hersek ve Kosova içinde Hırvatlar geçmişin zaferlerle dolu mirasını bugüne taşıyan ülke oldu. Sırplar ise ne kulüp ne de milli takım düzeyinde Yugoslavya’nın adını günümüze taşıyamadı. İşte UEFA Uluslar Ligi’ndeki iki rakibimizin güncel hali böyle. Ya biz?

ŞENOL HOCA YİNE İŞİN BAŞINDA

Yazının girişinde değindiğimiz gibi 2002 Dünya Kupası’ndan sonra milli takım düzeyinde fetret dönemi yaşadığımız bir gerçek. Euro 2008 ve Euro 2016 dışında hiçbir uluslararası turnuvada boy gösteremedik. Euro 2008’de gelen yarı final umutlarımızı arttırsa da devamını getirmek mümkün olmadı. Şenol Güneş’in gelmesiyle Euro 2020 biletini alıp, Euro 2016’dan sonra ikinci kez üst üste Avrupa şampiyonasına adımızı yazdırdık. Asıl hasretini çektiğimiz ise Dünya Kupası oldu. Uzun tarihimizde sadece 1954 ve 2002’de Dünya Kupası’nda boy gösterdik. 2002’deki başarının mimarı Şenol Güneş, bugün de umutlu olmamızı sağlıyor. 2022 Dünya Kupası’na 55 Avrupa ülkesinden 13’ü bilet alacak.

Şenol Güneş’in Macaristan ve Sırbistan maçları için açıkladığı aday kadro gelecek adına ümitlerimizi yeşertiyor. Kadronun yaş ortalaması 25. Otuzun üstünde sadece 5 isim bulunuyor. Kaleci Mert Günük (31), Hasan Ali Kaldırım (30), Mahmut Tekdemir (32), Efecan Karacan (30) ve Burak Yılmaz (35) kadronun ‘abileri’. Diğer isimlerin çoğu 25’in altında. Trabzonspor’da harika bir sezon geçiren kaleci Uğurcan (24), defansın bel kemiğini oluşturan Çağlar Söyüncü (24), Ozan Kabak (20), Merih Demiral (22) ve Kaan Ayhan (25) daha kariyerlerinin başında. Yine orta saha oyuncularımız da ya 25 yaşının altında ya da biraz üstünde. İrfan Can Kahveci, Ozan Tufan, Yusuf Yazıcı, Hakan Çalhanoğlu, Emre Kılınç, Mert Hakan Yandaş, Cengiz Ünder önünde uzun yıllar olan oyuncularımız. Forvet hattında Burak Yılmaz dışındaki isimler 30 yaşının çok altında. Bundesliga’da top koşturan Ahmet Kutucu 20, Kenan Karaman ise 26 yaşında.

Aday kadronun bu yapısı Euro 2020 şampiyonası ve 2022 Dünya Kupası’na katılma ve hatta turnuvalarda başarılar elde etme adına önemli bir gösterge. Elbette bu umudun mimarı Şenol Güneş’in varlığı. Bir de kadrodaki 27 isimden 16’sının yurt dışında, önemli liglerde top koşturuyor olması.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin