Mehtap Öğretmen hücreden yazdı! Koğuş olmadığı için hücrede kalıyoruz, Kur’an bile vermiyorlar

Yunanistan Sahil Güvenliği tarafından Türkiye’ye geri itilen mülteci teknesinde bulunan öğretmen Mehtap Karpuzcu, Çanakkale Cezaevi’ndeki hücresinden ailesine bir mektup gönderdi. Başından geçenleri anlatan Mehtap Öğretmen “Yolun ortasına kadar giden teknenin yolun yarısında durması… Günlerdir bunu anlamaya çalışıyoruz. Rabbimin muradı ne kim bilir.” dedi.

Bold’dan Sevinç Özarslan’ın haberine göre Antalya’da özel bir okulda fen bilgisi öğretmeni olarak çalışırken 15 Temmuz’dan sonra KHK ile mesleğinden edilen Mehtap Karpuzcu’nun öğretmen olan eşi Osman Karpuzcu 4,5 yıl önce tutuklanıp Antalya Cezaevi’ne gönderildi. Mehtap Karpuzcu da cemaat soruşturması kapsamında açılan davadan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mehtap öğretmenin 7 yaşındaki oğlu Burak ile birlikte

Türkiye’de başlatılan cadı avı sonucu iş bulamayan ve çocuğunun geleceğinden endişe duyan Mehtap Karpuzcu her şeyi göze alarak 7 yaşındaki oğlu Burak’ı da yanına alarak 16 Ağustos sabahı Ayvalık’ta mülteci teknesine bindi. Yunanistan’a geçmeye çalıştıkları tekne yolun ortasında arızalanınca Yunan Sahil Güvenliği tarafından fark edilen mülteci teknesi halatla sürüklenerek Türkiye’ye itildi.

Türk Sahil Güvenliği tarafından yeniden Ayvalık’a getirilen ve gözaltına alındıktan sonra 3 öğretmen arkadaşıyla birlikte tutuklanarak Çanakkale Cezaevi’ne gönderilen Mehtap Öğretmen mektubunda halen karantinada tutulduklarını bildirdi.

‘’RABBİM ŞİKÂYET ETMEDEN TESLİM OLABİLMEYİ NASİP ETSİN’’

Karpuzcu mektubunda şunları yazdı: “Ben burada karantina günlerimizin bitmesini bekliyorum. Geçici bir koğuşa verildik. Koğuş da değil, bir hücre maalesef. Bu cezaevinin koşulları oldukça yetersiz. Erkek cezaevi olarak kullanılırken kadınlar için de 4 koğuş ayırmışlar. Bizim için de koğuş olmadığından hücrede kalmak zorundayız. Hastaneye gidip gelenleri de bizim koğuşa gönderiyorlar. Ve karantina süremiz yeniden başlıyor. Ve adli suçlularla da kalmış oluyoruz. Bunları sen üzül diye yazmıyorum tabi ki bunlara rağmen hamdolsun iyiyiz. Bizimle birlikte olan biri koronalı olunca bizden de çok çekiniyorlar vebalı gibi muamele görüyoruz. Yani anlayacağın herkes gibi normal bir tutuklama yaşamadık. İmtihanımız biraz ağır oldu, Rabbim şikâyet etmeden teslim olabilmeyi nasip etsin.’’

‘‘KUR’AN VERMİYORLAR, SECCADE BİLE GÜNLER SONRA ELİMİZE ULAŞTI’’

Karantina nedeniyle birçok haklarının sınırlandığını yazan Karpuzcu, ‘‘Bize zaten birçok şeyi sınırlamış durumdalar. Kitap alamıyoruz, karantina bitene kadar. Kur’an vermiyorlar, seccade bile günler sonra elimize ulaştı. Kendi ezberlerimizden değerlendirmeye çalışıyoruz vaktimizi.’’ dedi.

“AĞRI KESİCİ BİLE VERMEDİLER”

Mehtap Karpuzcu mektubunda başının çok ağrıdığı bir akşam ağrı kesici bile verilmediğini şöyle anlattı:

“Dün akşam şiddetli bir baş ağrısı yaşadım. Bir ağrı kesici bile vermediler. Sabah namazında yine istedim, yine yok dediler. Sonra koğuşumuza hastaneden gelen roman bir mahkûmun eşyaları gelince o verdi. Rabbim gönderiyor işte, ona buna ihtiyaç yok. Adli suçlularla kalınca çok endişelendik. Her yerleri jiletli ama onlar da insan, iyiler zaten, hücrenin penceresi roman koğuşuna bakıyor. Uyuşturucu, cinayet, çok değişik yani… Ne denir bilemedim. Rabbim bütün zorlukları bir anda verdi. Kaldırmayı da nasip etsin.”

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin