Krize de sansür!

YORUM | SEMİH ARDIÇ

Krizin şiddetini orta ve dar gelirli kesim iliklerine kadar hissetse de Türkiye’de baskı ve sansür iklimi sebebiyle hissiyat bambaşka. Sanki “kriz yokmuş”, “işler yoluna girmiş” gibi bir hissiyat alttan alta yayılıyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Recep Tayyip Erdoğan ekseriyeti itibarıyla bilgiye erişim imkânlarından mahrum halka neyi verip neyi vermeyeceğini bildiğinden etrafındaki herkesi Borsa İstanbul (BİST), faiz ve döviz üçlüsünü “kriz bitti” dedirtecek kıvamda tutmak için seferber ediyor.

EKRAN EKONOMİSİ VE SANSÜR

Dünya yıkılsa BİST 100 endeksi 95 binin altına inmiyor. Dünya uçsa 100 bin puanın da üzerine çıkamıyor.

Merkez Bankası’nda 6 Temmuz 2019 tarihli gece yarısı darbesinin sebebi de Türkiye İstatistik Kurumu’nda (TÜİK) devam eden Damat Berat (Albayrak) kadrolaşmasının sebebi de aynı: Krizi halının altına süpürmek…

TÜİK kâğıt üzerinde enflasyonu düşürüyor, Merkez Bankası’nın darbe ile gelen başkanı Murat Uysal da faizi yüzde 19,75’e indiriyor. “Borsa uçuşta, dolar ve faiz düşüşte” dedirtmek için teyit mekanizmaları birer birer çökertiliyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sigortalı çalışan sayılarını yedi aydır saklıyor.

SİGORTALI ÇALIŞAN SAYISI DEVLET SIRRI MI?


İstihdam piyasasına dair en bariz veri bu şekilde imha edildiği için TÜİK’in işsizlik

rakamları hiçbir şekilde tahkik edilemiyor. İsmi üzerinde “sigortalı çalışan” sayısı niye mahfuz tutulur? Devlet sırrı mı bu?

İşsizlik azalıyorsa, iktisadi faaliyet yeni istihdam sahaları açacak kadar dinamikse bir hükûmet sigortalı çalışan sayısını niye mahfuz tutar? İşin aslı başkaysa tabiî ki açıklamaz.

SGK veri akışını kesince istihdamda azalmaların hangi sektörlerde yaşandığı, ortalama ücretlerin ne olduğu, yeni istihdamların niteliği, SGK’nın prim tahsilatı performansı, gelir-gider farkının nereye çıktığı, bütçeye ne ölçüde yük olduğuna ya da olacağına dair kimse kalem oynatamıyor.

Sansürün en tehlikeli hâli. Ekonominin seyrini iktisatçılardan, gazetecilerden, hasılı halktan saklanıyor.

BÜTÇEDEN 33 MİLYAR DOLAR AKTARILACAK

Kriz istihdamı azaltıyor. SGK’nın prim gelirleri düşüyor. İşverenler prim borçlarını ödeyemiyor.

Geliri azalan SGK, nüfusun sağlık harcamalarını karşılamada, emekli maaş ödemelerinde acze düşüyor. Merkezi idarenin kapısını daha sık çalıyor ve merkezi bütçeden daha çok kaynak çekiyor.

Hâl böyle olunca soysal güvenlik bir kara deliğe dönüşüyor. Bütçeden SGK’ya 2019 sonuna kadar 33 milyar dolar (millî gelirin yüzde 4’ü) aktarılacak.

İşgücü piyasasına bakıldığında hem istihdam piyasası daralıyor hem de işsiz sayısı artıyor. 10 aydır imalatın gerilediği sanayide kapasite giderek azalıyor. AKP devr-i iktidarında bunun yazılıp çizilmesini istemediği için verileri karartıyor.

ÇARE BULMAK YERİNE KARART!

Tarım hariç tutulduğunda işsizlik ortalaması yüzde 17’ye gelmiş. Böyle bir tabloda hükûmet işsizliği azaltacak adımlar atmak yerine veriyi sansürlüyor.

Medya zaten Saray’ın verdiği sufleleri papağan gibi tekrar ettiği için çarpıklığa dikkat çekilmiyor. Resmi verilere sadece SGK yapmıyor sansürü.

Boru Hatları İle Taşımacılık AŞ (BOTAŞ) bilançosunu internet sitesinden çıkardı. Böylece doğalgazın alış fiyatından piyasaya kaç liradan satıldığına, BOTAŞ’ın kâr edip etmediğine dair hiçbir veriye ulaşılamıyor.

Düne kadar her veriyi şeffaf şekilde paylaşan müesseseler artık ekranları karartıyor. Merkez Bankası’nda, Hazine’de, bütün bakanlıklarda benzer bir temayül var.

Halka bilgi vermek mecburiyetinde olanlar karartmayı bir “çıkış yolu” görüyor. Sansür her yerde.

SANSÜR HALKIN DA DERDİ OLMALI

Hesap vermeyi lüzumsuz gören bir iktidar ile karşı karşıyayız. Böyle bir tablo sadece ekonomi üzerine makale kaleme alanların derdi olmamalı.

Halkın nazarından kaçırılan her bir rakam (menfi ya da müspet) milyonlarca insanın muhtemel risk ya da fırsatlar karşısında hazırlıksız yakalanmasını sebep oluyor.

İktidar bilgiyi kendi zümresine arka kapı formülleri ile “içeriden bilgi sızdırmak” hususunda hayli mahir!

Krizden çıkışın ilk şartı nihaî tabloyu en yalın haliyle halka arz etmektir. Herkes kaybettiğini bilmeli ki meşakkatli yolculuğa çıkmadan zihnen ve bedenen hazırlık yapabilsin. Hazırlanacak acı reçeteyi yudumlayacak halkın ekonomik tabloyu bütün teferruatı ile bilme hakkı var.

AKP’nin günü kurtarmak, iktidardaki ömrünü uzatmak uğruna Türkiye’ye verdiği zararın haddi hesabı yok.

Sular çekildiğinde batık bütün cesameti ile ortaya çıkacak…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin