Korona’dan önce fakirleştik

HABER-YORUM | HAKAN TANER

Dünyayı artık bir virüs yönetiyor.

Bazı komplo teorisi üstadlara göre bu virüs bir imalat.

Bazıları ise ilk birkaç gün açıklama yapılmamasından cesaret bularak bu virüsün Türk genine işlemeyeceğine inanacak kadar zekâ özürlü.

Ülke yıllardır bunlarla boğuşurken aklı başında insanların işi şimdi birkaç kat daha zor. Zira virüs içinde virüs var.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Ben dahil birçok kişi yıllardır uyarıyordu. Bu yol fakirliğe, fukaralığa, despotizme ve yoksulluğa çıkar, arada birileri multi zengin olur, lakin çoğunluk çırak çıkar ve fakir kalır diye.

Öyle de oldu.

2023 hedefleri dedikleri manifestoda kişi başı gelir 25 bin dolardı. Sene 2020 ve kişi başı gelir TÜİK marifetiyle 8-9 bin dolar olarak gözüküyor.

25 bin doları yakalamak için 16 bin dolar eksik ve önümüzde 3 yıl var.

İktidar bugüne kadar gemiyi öyle böyle yüzdürmeyi başardı. Lakin artık her yer karantina altında ve bundan sonraki yolu herkes tek başına yürüyecek.

Bizim yoksulluğumuz Koronavirüs’ten çok önceye dayanıyor, bundan sonrası yoksulluk değil, iflastır.

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin çoğu mecburen sokağa çıkma yasağı kararı aldı. Hatta “bağışıklık kazansınlar” diyen İngiltere Başbakanı Boris Johnson bile terbiye oldu ve sokağa çıkma yasağını onayladı.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Bilim insanları gücü yettiğince ve cesaretleri nisbetinde hükümeti uyarıp, çok geç olmadan gerekli araç-gerecin tedarik edilmesini ve sokağa çıkma yasağı kararının verilmesini istiyor.

İktidar da “sokağa çıkmayın” diyor herkes gibi…

Seyirci olarak…

Kendi menfaatleri söz konusu olduğunda anında karar veren hükümetimiz olan biteni gördüğü halde insani ve vicdani kararlar almıyor.

Bütün modern dünya ülkelerinde başbakanlar gün sonunda bilgilendirme için konuşurken, diğer taraftan da ortalığı sakinleştirecek ve halkının refahını ilgilendiren maddi kaynakları hayata geçiriyor.

Türkiye’de iktidar halkına sabır ve dua vaat ederken, yine kaosu fırsata çevirmeyi beceriyor.

Ülkenin ırzına geçilmemiş elde kalan birkaç parça köşesi de imara açılıyor, ancak dar gelirli bundan sonra hayatını nasıl ikame ettirecek bununla ilgili ağızları bıçak açmıyor.

Hamaset bizim işimiz diyenler adeta icraat başkalarının işi demek istiyor.

Henüz şu ana kadar bu virüsün bir terör örgütü icadı olduğunu söyleyen çıktı mı bilmiyorum, fakat “F.t.cü doktorun bulduğu ilacı kullanmak yerine Koronavirüs ile ölmeyi tercih ederim.” diyenler, aynı zamanda bir an önce her türlü kötülüğün aktörü olarak gördükleri batıdan bir an önce ilacı bulup kendilerine satmasını bekleyen kişiler.

Velhasılı akılla, vicdanla ve ahlakla olan tüm bağlarını kesmiş bir toplumda varoluş savaşı vermenin ne demek olduğunu sadece yaşayan bilir, gören ve duyan değil…

Bizim fukaralığımız Korona’dan çok öncesine dayanıyor, hem sadece ekonomik de değil…

Biz artık her şeyin fukarasıyız.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin