Karneyle insanlık

YORUM | BÜLENT KORUCU

Bütün insani ihtiyaçların karneye bağlanacağı günler geldi çattı. Daha doğrusu karneli dağıtımı özlem ve esefle anacağımız zamanlar yaşanacak. Bunun habercisi örnekler sıklaşmaya başladı. Karne, sınırlı kaynakların kontrollü ve görece adil dağıtımı demek.

Erdoğan hükümetinin sağlık hizmetini karneyle vereceğini söylemek birkaç hafta önce eleştiri olabilirdi. Şimdi ise keşke yapsalar noktasındayız. Semptomları görünen insanlara, test kiti yok diyerek eve gönderiliyor. Sadece Abdülkadir Özkan gibi ‘Sağlık Bakanlığında dostları olanlar’ kızıl elmaya ulaşıyor! Diğerlerine sabır tavsiyesi… Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kasa emanetçisi Ethem Sancak’ın ailesi ‘test kiti partisi’ yaparken video çekip sosyal medyada paylaşıyor. AKP’li vekillerin çocukları sosyal medya hesaplarından tanesi 30 dolara ön sipariş topluyor. Pandemi hastanesi ilan edilen özel sağlık kuruluşları astronomik faturalar kesiyor; bakanlık “para almayacaklar demedik” sözleriyle başından savıyor.

Ne yazık ki karneyle değil parayla sağlık dönemi…

En acımasız kapitalist ABD dahi , demokratların bastırmasıyla düşük gelir gruplarını düşünen paketler hazırladı. Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi ‘evinizde oturun, aşı-işi düşünmeyin; o iş bizde’ diye vatandaşlarını rahatlattı. Bizde ev kredisi avantajı gibi alaycı düzenlemeleri saymazsak tek gerçek vaat elektriğe üç ay zam yapmama sözü. Erdoğan’ın vatandaşa önerisi ‘gönüllü karantina’. Türkçesi şu: evden çıkmadan ekmek alacak, faturaları ödeyecek parayı bul ve işe gitme. Kendi yağınla kavrulamıyorsan paşa paşa işe gideceksin; benden bir şey bekleme.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Hele o parayı küpe vurmuş yalakaların ‘hayat eve sığar’ paylaşımları… ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler; işe gidemiyorlarsa evde sinema seyredip bahçedeki havuzda yüzsünler çiğliği…

Karantina bile karneyle değil parası olana…

Bu günlerin tarihi fotoğrafı ‘sembolik’ Cuma namazıydı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve müftülerden oluşan kırk kişilik seçilmişler topluluğu aralarına iki kulaç mesafe koyarak canlı yayında namaz kıldı. Bu siyasal islamcılar normal zamanlarda Cuma’ya gidenleri neredeyse kafir ilan ederdi. Birdenbire depreşen cuma aşkının anlamı sembolik! “Artık başta bir ‘halife’ var ve burası bir İslam devleti; Cuma bunun sembolü ve olmazsa olmazı.” O kadar kamera, spot ışığı ve namaz tiyatrosu o mesajı verebilmek içindi… Eminim devlet reisiyle görevlendirme müsameresi de yapmışlardır.

Canına yandığımın memleketinde ibadet de karneyle demek isterdim… ne yazık ki o da seçmece…

‘Karneyle insanlık’ başlığım da maalesef doğru değil. Stokta olmayan bir şeyi karneyle, hatta para ya da torpille bile dağıtmaları mümkün değil. Zaten sembolik miktarda olsa insanlık bulunsaydı, yukarıdaki paragraflar yazılamazdı. İnsanlık öleli çok oldu, cenazesini korona kaldırıyor; hepsi bu.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin