İşkenceyi anlattı: “Sol ayağım felç dedim daha çok vurdular, tecavüzle tehdit ettiler”

Geçtiğimiz yıl Aralık ayında Ankara Emniyeti işkenceye uğrayan isimlerden biri olan H.U., HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yazdığı mektupta işkenceleri tek tek anlattı. O dönem Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi’nden bir grup avukat Emniyet’e giderek işkence iddialarını yerinde incelemiş ve daha sonra tutulan raporla da işkence belgelenmişti.

O dönem Bursa’dan gözaltına alınarak Ankara Emniyeti’ne getirilen H.U., 14 gün gözaltında tutulduktan sonra hakim karşısına çıkarıldı. Gözaltı sırasında da Ankara Barosu’nun raporuna da yansıyan işkencelere uğradı. Engelli olmasına rağmen önce üç, ardından beş kişi tarafından dövülen H.U., kendisine “süre” verilerek, bu sürenin bitiminde “tecavüzle” tehdit edildi. Nezarette bulunan bir kişinin avukatına durumu anlatmasıyla Ankara Barosu’nun devreye girmesi ve avukatların sabaha kadar H.U.’nun yanında kalmasıyla “tecavüz” gerçekleşmedi!

Kronos’un haberine göre, o işkenceleri bizzat yaşayan H.U., tutuklu bulunduğu Bursa H Tipi Cezaevi’nden HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yazdığı mektupta yaşadıklarını bir bir anlattı. İşkence ve tecavüzden Gergerlioğlu ile Ankara Barosu sayesinde kurtulduğunu kaydeden H.U., “Eğer intihar etmeyip hala hayatta ise bu siz ve sizin gibi insan hakları savunucuları sayesindedir” dedi.

H.U.’nun Ankara Emniyeti’ndeki işkenceyi belgeleyen mektubunun tamamı şöyle:

“Sayın Vekilim,

Size bu mektubu Bursa Cezaevinden yazıyorum. Size teşekkürlerimi ve minnettarlığımı bildirmek istiyorum. Size çok minnettarım. Eğer intihar etmeyip hala hayatta ise bu siz ve sizin gibi insan hakları savunucuları sayesindedir.
Ben 13 Aralık 2019’da Bursa’da evimin önünde gözaltına alındım. Fetö ile ilgili bir dosya kapsamında beni Ankara’ya götürdüler. Ankara Emniyet Müdürlüğünde 14 gün gözaltında kaldım. 10 kişilik nezarethanede 24 kişi kalıyorduk. Ben engelliyim. Geçirdiğim beyin ameliyatı sonrası sol tarafım felç oldu. Ayrıca kafamda protez var.

“5.KATA ÇIKARIP İŞKENCE YAPTILAR”

Nezarethanedeki 3. günümden itibaren işkenceler başladı. Birer ikişer kişi 5. kata çıkarıp işkence yaptılar. İşkence sonrası geri getirilen arkadaşlar ayakta duramıyorlardı. Onların o halini görmek bile benim için bir işkenceydi. Engelli olduğumu söylersem herhalde bana işkence yapmazlar diye düşündüm. Nihayet sıra bana geldi ve ellerimi arkadan kelepçeleyip 5. kata çıkardılar. Orada beni bekleyen iri yarı üç kişi vardı. İçeri girer girmez üzerime atlayıp dövmeye başladılar. Ayakları altında tek duyduğum şey ‘anlat… anlat’ kelimesiydi. Ne anlatayım, siz sorun ben söyleyeyim dedim ama hiç dinlemeden dövmeye devam ettiler.

“AKŞAMA KADAR SÜRE VERDİLER, DEDİKLERİNİ YAPMAZSAM TECAVÜZ EDECEKLERİNİ SÖYLEDİLER”

Sol ayağım felç, vurmayın dedim, daha çok vurmaya başladılar. Kafamda protez var kırılabilir dedim ama onlar tokatlamaya devam ettiler. Hiç tanımadığım kişilerin fotoğrafını gösterip bu adam cemaattedir dememi istediler. Ama ben bu adamları tanımıyorum dediğimde, tanımana gerek yok ki onları sohbetlerde gördüğünü, para verdiklerini söyle seni bırakalım dediler. Ben kabul etmeyince içeri iki kişi daha girdi ve dövmeye devam ettiler. Ben yine de kabul etmeyince beni nezarethaneye indirdiler ve akşama kadar bana süre verdiler. Eğer dediklerini yapmazsam akşam bana tecavüz edeceklerini söylediler.

Bir önceki gün nezaretten bir arkadaşın avukatı gelmişti. O arkadaş benim durumumu avukatına anlatmış. O avukat da sosyal medyada paylaşınca olay duyuldu ve sanırım siz de haberdar oldunuz. Ben tir tir titreyerek beklerken Ankara Barosu İnsan Hakları Biriminden bir grup avukat geldi. Benimle görüştüler. Sizin de bu olaydan haberdar olduğunuzu ve işkenceyi durdurmak için mücadele ettiğinizi söylediler. Ben gözyaşları içinde o avukatlara anlattım. Tutanak tuttular ve akşam onların o çirkin eylemine engel olmak için o avukatlar sabaha kadar beni yalnız bırakmadılar. Nihayet 14. günde hakim karşısına çıktım ve adli kontrol (ev hapsi) ile serbest kaldım. 8 ay boyunca ev hapsinde kaldım ve ev hapsi devam ederken 10 Eylül 2020’de polisler tekrar beni aldı ve tutuklandım.

Size tekrar bütün kalbimle teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Sizden ricam hiç yılmadan insan hakları konusundaki mücadelenize devam etmenizdir. En azından engellilerin tutuksuz yargılanmaları veya cezaları ev hapsi şeklinde çekmeleri konusunu gündeme getirmenizi rica ediyor, saygılar sunuyorum.

17.11.2020, Bursa H Tipi C.İ.K. K-3 Koğuşu-Nilüfer/Bursa”

1 YORUM

  1. Neden iskence yapiyorlar cunku iftiralarina delil yok, mufteri durumuna dusmemek icin iskence edip guya itiraf ettirmek iddialarini sabit ettirmek istiyorlar. Insallah iftiralarida iskenceleri ile yuzlerine yapisirda insan icine cikamazlar, yoksa bu asagilik guruhtan insanlik kurtulamayacak.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin