İntiharlar kimin umurunda!

YORUM | HAKAN TANER

Son 48 saat içinde öğretmen, şöför, işsiz, öğrenci olmak üzere toplumun değişik kesimlerinden 8 kişi aynı sebeple hayatına son verdi.

Hepsinin ortak derdi aynıydı: Yoksulluk, işsizlik ve borçluluk.

Her intihar aslında geride kalanlara ve topluma bir mesaj anlamı taşır.

Bir insan hayatına son vermeye karar vermişse aşamadığı ve içerisinden çıkamadığı dertleri var demektir.

Türkiye’nin son dönemi en çok intihar vak’asının yaşandığı bir dönem olarak da kayıtlara düşülecektir.

İslâm inancına göre kişinin kendi ve başkasının hayatına son vermesi büyük günahlardan kabul edilir.

Son dönemde toplumda gözlemlenen bir realite var:

Kendisini dinin temsilcisi ve savunucusu olarak gören siyasi iktidarın ve iklimin söylemleri ile eylemleri arasındaki büyük tenakuz, insanları dinden imandan soğutmakla kalmadı uzaklaştırdı da.

HER BİR İNTİHAR YÜREKLERİ DAĞLIYOR

İnsanları intihara sürükleyen ortamın mesuliyeti dışında bu durum da mevcut iklim ve iktidarın günah galerisine yazılır.

Toplumun gündeminden uzak tutulmaya çalışılsa da yoksulluk intiharları geride çok büyük dramlar ve çaresizlikler bırakarak yürekleri dağlamaya devam ediyor.

Peki bu intiharlar kimin umurunda?

Toplumsal dayanışma ve paylaşma ruhunun tarumar edildiği, insanların çeşitli şekillerde ötekileştirildiği bir ortamda artık herkes kendi acısıyla baş başa ve kendi acısına ağlıyor. Hem de tek başına ve yapayalnız…

Böyle bir ortamda ekonomi yönetimi de ekonomideki uçuş ve harikulade gidişat ile piyasalara güven vermeye çalışıyor. 

Sokak, çarşı-pazar ve market ile iktidar açıklaması birbiri ile örtüşmese de iktidar elindeki medya araç gereçleri ile halka aslında yaşadıklarının bir yanılsamadan ibaret olduğu, her şeyin güllük gülistanlık olduğu anlatılıyor ve buna inanmayan ya da itiraz edenler de terörize edilmekle kalmıyor direkt terörist olarak etiketleniyor.

Bu arada iktidar sözcüleri ve trolleri intihar edenler için iki savunma mekanizması geliştirmişler ve hep aynı şablonu uyguluyorlar:

Troller aslında intihar edenlerin yoksulluk ve yoksunluk sebebiyle intihar etmediğini, psikolojik vb. problemleri olduğunu, hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını, ellerindeki medya ve sosyal medya vasıtasıyla yayıyorlar.

İktidardaki karar vericiler de “Hiçbir Müslüman intihar ederek ahiretini yakmaz” açıklamasıyla sorumluluklarını yerine getirmiş(!) oluyorlar.

Toplumun geri kalanı da sosyal medyada bir iki ah vah ile vicdanlarını rahatlatıp, sonra bir yeni intihar vakasını paylaşmaya devam ediyor.

Velhasıl ölen öldüğü ile kalıyor.

Toplum her intiharla bir nebze daha çürüyor.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin