İçimde kalmasın, bir anekdot anlatayım

YORUM | TARIK TOROS

Sene 2010 veya 2011.

BUGÜN TV’nin başındayım.

Erdoğan’ın danışmanlarından biri aramış, bizim üst düzey yöneticilerden birini.

Kadın ekran yüzlerimizi biraz “dekolte” bulmuşlar.

Haber sunan spikerlerimizin kıyafetleri tahrik ediciymiş.

Tepki gösterdim tabi.

Ona ne ki?

Hakkı ve haddi olmayan işe burnunu sokamaz.

Verilecek cevap otomatikman “sana ne”dir.

Tabi bizim yönetici bunu dememiş, bana iletiyor.

Aklınıza gelebilir, ne yaptık diye.

Hiçbir şey yapmadım.

Bildiğimiz gibi işimizi yürüttük.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Tabi o günlerde, şu yaşananlara imkân ihtimal vermiyorsunuz.

Yıllar sonra olan bitene bakarak geçmişteki bu hatıralar tekrar canlanıyor ve anlam kazanıyor.

Türkiye liderliği bilinen mânâda dindar, milliyetçi veya muhafazakâr filan değil.

Bu kavramları kirletiyor sadece.

Devlete çöreklenmiş ve kritik yerleri tutmuş bir şebeke söz konusu.

O günkü ihtiyacı neyse o renge bürünüyor.

**

İçimde kalmasın, diye başladım.

Öyle devam edeyim.

İçimde kalmasın:

Bu rejim ve yaptıkları kalıcı değil.

Yarın, bir parmak şıklatmasıyla değişir her şey.

Türkiye liderliğini kim devralırsa devralsın, bunu yapmak için bir değil birkaç tane opsiyonu vardır.

Misal, “diplomasız” der, tüm imzaları “yok hükmünde” sayılır.

Misal, “seçimler şaibeli” der, seçilenin tüm icraatı düşürülür.

Misal, Anayasa’ya uygunluk kriteri uygular (ki mevcut Anayasa bile yeterlidir) yığınla uygulamayı iptal eder.

Misal, OHAL’i tartışmaya açar, tüm sonuçlarını temizler.

Sabahtan akşama olur, olabilir bunlar.

Mümkündür.

**

Ayasofya, cami oldu şimdi değil mi.

Restorasyon bahanesiyle kapanır, “ibadete/kalabalığa uygun değil” raporuyla “güya” koruma altına alınır. Tıpkı, 12 Eylül’den hemen önce Demirel’in ibadete açtığı hünkâr mahfilinin, birkaç hafta sonra kapanması gibi.

Halifelik geldi, diyelim.

Gelebilir.

Sonra tek cümlelik bir kararla, “TBMM’nin manevi şahsiyetinde saklıdır” denilir, üstelik Erdoğan “son halife” olarak tarihe dahi geçmez.

Olabilir bunlar.

Çünkü daha önce olmuştur.

**

Bir ülkede hemen her şey pamuk ipliğine bağlı ise, kalıcı düğüm atamazsınız.

Şu günkü laçka rejimi inşa edenler doğru temel atmadığı gibi doğru harcı da kullanmamıştır.

Sorun yeni de değildir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin inşası sağlam olmayınca sürekli yama yapıldı.

Aynı tuğla, aynı çimento, aynı demirle.

Yine öyle olacak.

Yap boz sürecek.

Ta ki, sağlam sarsılmaz bir ülke inşa edene kadar.

**

Twitter’da bir soru:

-Türkler iktidarlarını eskisi gibi demokratik yolla değiştirmeye devam edebilmek için gerekli sağlam iradeyi gösterebilecekler mi?

Cevabım şudur:

Türkler hiçbir zaman bunun sınavını vermedi.

3 YORUMLAR

  1. Rahmetli bediuzzaman Turk milletini surekli uayardı dusman iceri sızdı kurt govdeye girdi, korkarım bunye buna dayanamaz dedi . Hemen calısmaya iman kalesinin tahkimatına basladı. Bugun bu yolda bu cabaya destek verenler imha edilmeye calisiliyor , demekki dogru tesbit etmis dogru soylemis rahmetli.

  2. Malesef Türkiye suriyeden sonra sırasını bekliyor. Zannımca 5 sene sonra suriye savaşı bitecek ve türkiyenin savaşı başlayacak. 15 sene sonra da türkiye bölünmüş halde savaştan çıkacak. O sarsılmaz ülke inşaası sadece hayalde kalacak

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin