Hizmet Hareketinin karşılaştığı meydan okumalar ve bunların çözümü

YORUM | Prof. Dr. ZAFER AYVAZ

Hizmet Hareketine karşı başlatılan yok etme sürecinin zirve yaptığı 15 Temmuz 2016 darbe senaryosu akabinde peyderpey ülkeyi terk ederek güvenli batı ülkelerine göç eden Hizmet Gönüllüleri, yerleştikleri ülkelerde maddi ve manevi hayatiyetlerini devam ettirmeye çalışırken, anavatanlarındakinden tamamen farklı bir meydan okumayla karşı karşıya kalmışlardır. Bu meydan okumalar dahili ve harici olarak sınıflandırılabilir. İki yönü birbiriyle ilişkili olan bu problemin çözümü için önce sorunu tam olarak tanımlamak gerekir.

Hizmet Gönüllülerinin yeni yurtlarında karşılaşacakları muhtemel problemler

Göç olgusu tarihte sıklıkla karşılaşılan bir hadisedir. Ana vatanlarında inançları dolayısıyla zorluklar yaşayan birçok topluluk, ya kendi tercihleriyle veya zalim yöneticilerin zorlamasıyla başka diyarlara göç etmek mecburiyetinde kalmışlardır. Yerleştikleri yeni ortamda hem onlardan önce gelip oraya yerleşen arkadaşlarıyla, hem de onları kabul eden yabancı kültür ortamının sahipleriyle çatışma yaşamaları muhakkaktır. İlk olarak yerleştikleri yeni ortamın sahipleriyle ilişkilerine kısaca göz atalım.

Göç edenleri kabul eden toplumların yaptığı çalışmalar 

Bu problemle yoğun biçimde karşılaşan batılı devletler, bunun çözümü yolunda hem devlet hem de uluslararası düzeyde çok iyi çözüm alternatifleri geliştirmiş ve uygulamaya koymuşlardır.  Bu çalışmaları açıklamak başka bir yazının konusudur. Ancak burada şu kadarını söylemek gerekirse, batılı devletler, ülkelerine kabul ettikleri göçmenlerin sosyal, kültürel ve ekonomik entegrasyonu ve uyumu için birçok tedbiri hayata geçirip uygulamaktadırlar. Bu tedbirler ayrıyeten uluslararası anlaşmalarla denetim ve garanti altına alınmıştır. Kabul eden ülkelere bu anlaşmalarla, göçmenlerin dini/ kültürel alışkanlıklarını ve çeşitliliklerini koruma ve geliştirme yolunda sorumluluklar yüklenmiş, bunu hayata geçirmeleri için birçok fonlar oluşturulmuştur. Göçmenlerin sahip oldukları bu yasal haklarını öğrenip, asimile olmadan entegre olmaları kendi sorumluluklarındadır. Çünkü uluslararası anlaşmalar asimilasyonu değil uyum ve entegrasyonu hedeflemektedir.

Eski göçmenler ile yeniler arasındaki muhtemel çatışmalar

Ayni sosyal hareketin gönüllülerinin, farklı ortamlarda farklı alışkanlıklar geliştirmeleri ve mahalli çalışma şartları oluşturmaları kaçınılmazdır. Hizmet hareketi açısından olaya bakarsak, göçmenlerin yaşadıkları büyük travmayı atlatıp, yeni hizmet ortamına adapte olmaları oldukça zordur. Burada sivil toplum hareketlerinin fertlerini sınıflandırmanın, problemin çözümünde yararlı olacağını düşünüyorum.

Süleyman Kurt ve H. Yunus Taş, STK’larda profesyonel ve gönüllü çalışma ilişkilerini inceledikleri bir makalede, STK’ların insan kaynaklarının profesyonel yöneticiler, profesyonel çalışanlar ve gönüllülerden oluştuğu belirtilmektedirler. Zaman içerisinde STK’larda çalışan yöneticilerin kendi etki alanlarını korumaya çalışmaları ve böylece kurumun bürokratik bir yapıya dönüşmesi söz konusu olabilir. Bu süreç, gönüllülerin zamanla STK’ya yabancılaşmasına ve sonuç olarak STK’nın zayıflamasına neden olabilir. Sosyal bilimciler bir problemi çözmek için çok detaylı bir akım şeması geliştirmişlerdir.

Problem Çözme

Problem çözme, hedeflere ulaşmak için düzeltici önlem alma sürecidir. Problem çözme genellikle karar vermeyi içerir. Bu da bir problemi çözecek alternatif bir hareket tarzı seçme sürecidir. Karar verme süreci şu adımlardan oluşur:

  • Bir şeyin yanlış olduğuna karar vermek,
  • Sorunun ne olduğuna karar vermek ve
  • Nasıl çözüleceğine karar vermek.

Yukarıdaki adımları attıktan sonra problemi çözmek için şu adımları atmak gerekir:

  • Problemi tanımlamak,
  • Bilgi toplamak,
  • Alternatifler geliştirmek,
  • Alternatifleri karşılaştırmak,
  • En iyi alternatifi seçmek,
  • Çözümü uygulamak,
  • İlerlemeyi izlemek ve takip etmek

Bu adımları teker teker yerine getirmeden hızlı bir çözüm oluşturmak mümkün değildir. Kişilerin gönüllü faaliyetlere katılımı, onların birtakım beklenti ve amaçlarının karşılanmasıyla doğru orantılıdır. Çözüme odaklanması gereken bütün paydaşların yani profesyonel yöneticiler, profesyonel çalışanlar ve gönüllülerin oryantasyonunu gerçekleştirmek ve her paydaşa uygun eğitim programları düzenlemek şarttır.

Performans ölçümü

Performans ölçümlerinden yoksun STK’ların sonu, kısa vadede verimsizlik ve uzun vadede de başarısızlık olacaktır. Bu nedenle, değerlendirme sistemleri kurmak; yapılan çalışmaların sonuçlarını ölçebilmek ve hesap verebilmek açısından önemlidir. Bir STK’nın insan kaynakları politikası, hem ücretli çalışanları hem de gönüllüleri kapsamalıdır. Bu ölçüm adaletli ve beklentiler konusunda saydam olmalıdır. STK’larda performans değerlendirmeleri, profesyonel ve gönüllüler için ayrı ayrı yapılmalıdır.

Profesyonel Çalışanlar İle Gönüllüler Arasında Uyum Ve Hiyerarşi Sorunu 

Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü ve profesyonel personel olarak çalışanlar arasında normal ve doğal olarak bir hiyerarşi, uyum ve etkileşim sorunu ortaya çıkmaktadır. Profesyonel çalışanlar uzmanlık alanları olan ve tam zamanlı olarak görev yaptıkları kurumda alışılageldikleri sisteme müdahale edilmesi ya da eleştirilmesi karşısında genellikle tepki gösterirler. Bu tepki kurumun icracısı ve yürütücüsü olarak kendilerini görmelerinden ve fiili olarak mevcut işi sürekli olarak kendilerinin yapmalarından ileri gelmektedir. Gönüllüler ise ücretli çalışanlara oranla yaptıkları hizmetleri daha gönülden ve manevi sebeplerden ötürü yaptıkları için genellikle kurumun kendi iç dinamikleri ile sınırlandırmış olduğu kurallara dahil olmak ya da onlarla kısıtlanmak istemezler. Mesela bir yardım kuruluşunda yardım kolileri hazırlarken, kuruluş çalışanları belirli saatlerde yemek molası vermek, kurumun gösterdiği yerden yemek, belirli kurumsal disiplin içerisinde çalışmak isterler. Gönüllüler ise yorulana kadar çalışmak, gerekirse yemek yememek, fedakârlık yapmak ve çokça emek vermek gibi irade ortaya koymak isterler. Bu gibi durumlar içeride bir soğuk savaşın yaşanmasına, ister istemez tarafların bir birlerine karşı gizli bir otorite savaşı vermesine sebep olur. Genel olarak bu gibi durumlar fiili bir kavga, anlaşmazlık ya da problem olarak ortaya çıkmasa da genel şikayetler hep bu otorite karmaşasından ileri gelmektedir. Gönüllü çalışanlar ücretli çalışanların da kendileri kadar gayret etmesini beklerken, ücretli çalışanlar her gün mesleki olarak zaten aynı işi yapıyor olmanın rehavet, yorgunluk ve tükenmişliği ile daha rahat ve yavaş davranırlar. Gönüllü bunu ben gönülden yaptığım halde o ücretini aldığı halde daha az gayret ediyor olarak yorumlar, ücretli çalışan ise, artık işin bir rutine girdiğini ve aslında gönüllü çalışanın kendisini boş yere yorduğunu düşünür ki bu durumda her iki tarafta kendi bakış açısıyla haklıdır.

Kariyer ve Motivasyon Eksikliği 

STK’lar genellikle hizmet ve gönüllülük esasıyla örgütlendikleri ve çalışma alanları da belirli spesifik alanlarla sınırlı olduğu için, vizyon sahibi, kariyer hedefleri olan sektörel tecrübe ve birikimlere sahip kişiler STK’larda uzun soluklu çalışmak istememektedirler. STK’ların kariyer planlaması noktasında çalışanlarına çok fazla bir gelecek vadedememesi ve bu anlamda motive edememesi nedeniyle, genellikle çalışanlar uzun vadeli kariyer hedefli çalışmalar yerine, bir süreliğine manevi tatmin amaçlı ve kısa vadeli çalışma dönemleri hedeflemektedirler. Yine çalışanlar genel olarak ciddi anlamda motivasyon ve konsantrasyon sorunu yaşamaktadırlar. Bunun en temel nedeni ise gerek yönetici kadro, gerek çalışanlar bu kurumları sektörel mesleklerin icra edildikleri yerler olarak değil, manevi olarak tatmin olunan, hizmet edilen aidiyet duyulan kurumlar olarak algılamalarıdır. Başarılı ve uzun vadeli sürdürülebilir bir insan kaynağı planlaması ve uzun soluklu profesyonel deneyimli kadroların oluşturulabilmesi için, örgüt şemasının net ve açıkça belirlenmesi, gönüllülük değil, sektörel uzmanlıklara göre görevlendirme ve yetkilendirme yapılması, kişisel üzere değil, kurumsal sistem üzerine bina edilmiş bir örgüt sistemi kurularak yapılanmalıdır. Kurumlar çalışanlarına uzun vadeli ve sürdürülebilir iş garantisi, kariyer ve pozisyonunda yükselme vadedebildiği ölçüde uzman ve nitelikli mesleki tecrübe ve birikimli kişiler bu kurumlarda görev yapmaya devam edecek ve kurumlar ile birlikte STK da kendisini geliştirebilecektir.

Sonuç

Hizmet Hareketi zaviyesinden bakıldığında, içine girilen yeni süreç tehditler yanında birçok yeni fırsat da vadetmektedir. Gönüllüler arasındaki sorunları örtmeden mevcut şekliyle kabul edip, yukarıda zikredilen problem çözme adımları hakkıyla hayata geçirilebildiği takdirde, hem göçmen kabul eden toplumlara, hem de göçmenlerin kendilerine ve çocuklarına yepyeni ufuklar açacağı muhakkaktır. Çünkü eğitimli yeni göçmenlerin batı dünyasına sunabilecekleri birçok kazanım mevcuttur. Yeter ki yaşadıkları travmayı kısa zamanda el birliği ile atlatsın ve birlikte çalışmanın getireceği ivmeyi yakalayabilsinler. Yazımı Mehmet Akif merhumun dizeleriyle bitirmek istiyorum:

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.

Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:

Ey dipdiri meyyit, ‘İki el bir baş içindir.’
Davransana… Eller de senin, baş da senindir!

His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.

Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?

Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye’se yapıştın!

Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan.

Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!

Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?

Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!

Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me’yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar.

Kaynaklar

Aleksynska Mariya , Algan Yann. 2010. “Assimilation and Integration of Immigrants in EuropeIZA Discussion Papers 5185, Institute of Labor Economics (IZA), August 2010.

Berlinghoff  Marcel. 2014. “Migration and Cultural Integration in Europe: Conference report” Brussels, 11 December 2013.(ifa Edition Culture and Foreign Policy). Stuttgart: ifa (Institut für Auslandsbeziehungen). https://nbn-resolving.org/urn:nbn:de:0168-ssoar-54719-9 [accessed on: 02.11.2019].

Carrera Sergio, Vankova Zvezda. 2019. “Human rights aspects of immigrant and refugee integration policies: A comparative assessment in selected Council of Europe member states”. Issue Paper published by the Special Representative of the Secretary General on migration and refugees. March 2019. Printed at the Council of Europe

Muchowiecka Laura. 2013. “The End of Multiculturalism? Immigration and Integration in Germany and the United Kingdom.” Inquiries Journal/Student Pulse5(06). http://www.inquiriesjournal.com/a?id=735 [accessed on: 02.11.2019].

Niessen Jan, Huddleston Thomas. 2010. Handbook on Integration for policy-makers and practitioners. European Commission (Directorate General for Justice, Freedom and Security). https://ec.europa.eu/migrant-integration/librarydoc/handbook-on-integration-for-policy-makers-and-practitioners-3rd-edition—2010 [accessed on: 02.11.2019].

OECD/EU. 2018.  Settling In 2018: Indicators of Immigrant Integration, OECD Publishing, Paris/European Union, Brussels, 9

Pasikowska-Schnass Magdalena. 2017. “Integration of refugees and migrants: Participation in cultural activities”. European Parliamentary Research Service, PE 599.260, February 2. http://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/ATAG/2017/599260/EPRS_ATA(2017)599260_EN.pdf [accessed on: 02.11.2019].

Penninx Rinus. 2005. “Integration of Migrants: Economic, Social, Cultural and Political Dimensions”, in: New Demographic Regime Population Challenges and Policy Responses, Miroslav

Süleyman Kurt ve H. Yunus Taş. 2005.  “Sivil Toplum Örgütlerinde Profesyonel ve Gönüllü Çalışma İlişkileri: Tehditler ve Fırsatlar”. HAK-İŞ Uluslararası Emek ve Toplum Dergisi, Cilt: 4, Yıl: 4, Sayı: 8.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin