Hizmet Hareketi silindi; Ne düzeldi?

HABER-YORUM | İLKER DOĞAN

17-25 Aralık büyük yolsuzluk soruşturmasında suç üstü yakalanan AKP iktidarı, bütün ‘kötülüklerin kaynağı’ olarak gösterdiği Cemaat’i ’’bitirdi.’’ Yüzbinlerce insan Hizmet Hareketi’ne mensup oldukları iddiasıyla uyduruk gerekçelerle tutuklandı, binlerce işyeri gasp edildi. Bankadaki paralarına bile el konulan vatandaşlar, ‘ağaç kökü’ yemeye mahkum edildi. Yaşadıkları zulüm nedeniyle onbinlerce insan vatanını terk etmek zorunda kaldı.

Peki Hizmet Hareketi’nin adeta soykırıma uğradığı son 5 yılda daha iyiye giden ne oldu? Koca bir hiç! Aksine, her şey daha da kötüye gitti ve gitmeye devam ediyor. İşsiz sayısı bugün 10 milyona dayandı. Kişi başına düşen milli gelir 12 bin dolardan 7 bin dolar seviyelerine geriledi. Yargıya güven yüzde 70’lerden yüzde 30’lara düştü. Eğitimde OECD ülkeleri arasında en diplere geriledi ülke. Emniyet teşkilatında rüşvet kol geziyor bugün. Türkiye artık ‘basını özgür olmayan’ ülkeler arasında. Profesörler, öğretmenler, doktorlar, mühendisler, gazeteciler uyduruk gerekçelerle yıllardır tutuklu; hırsızlar, çete üyeleri, gaspçılar ve dolandırıcılar ise yeni infaz düzenlemesiyle önceki gün tahliye edildi.

AKP rejiminin rüşvet ve yolsuzluk çarkının deşifre olduğu 17-25 Aralık (2013) soruşturmalarının ardından Türkiye ‘ışık hızıyla’ demokrasiden, insan haklarından ve özgürlüklerden uzaklaştı. Artık Erdoğan liderliğindeki AKP rejiminin hedefinde Hizmet Hareketi vardı. Erdoğan’ın ‘Allah’ın lütfu’ olarak tanımladığı 15 Temmuz sonrasında Cemaat’e yönelik baskı ve zulümler ‘soykırıma’ dönüştü. Sadece KHK’larla 140 binden fazla insan kamudan ihraç edildi. Binlerce işyeri kapatıldı.  Yüzbinlerce insan yasal bir bankaya para yatırdığı, yasal bir sendikaya üye olduğu, yasal bir gazetede çalıştığı ya da yasalara uygun olarak faaliyet gösteren bir gazeteyi okuduğu için tutuklandı. Gökhan Açıkkollu gibi işkence görenlerden onlarcası hayatını kaybetti.

MİLLİ GELİR Mİ ARTTI, ÖZGÜRLÜKLER Mİ?

AKP iktidarı bütün bu zulümleri ve soykırıma varan uygulamaları hayata geçirirken, milyonlarca insan da alkışladı. Son 5 yılda işinden, aşından hatta eşinden oldu insanlar. Çocuklar babasız büyüdü ve büyümeye devam ediyor. Hicret etmek zorund akalan evlatlar annelerinin, babalarının cenazesine katılamadı. Bankaya para yatırdığı için tutuklu olan babalar, 8-10 yaşlarındaki evlatlarını elleri kelepçeli toprağa gömdü. İnsan sormadan edemiyor; ne uğruna? Eyyy insanlar, bunca zulmü alkışladınız da elinize ne geçti? Türkiye artık daha özgür bir ülke mi? Milli gelir mi arttı, kişisel geliriniz mi? Yargı artık daha mı bağımsız? Eğitim seviyemiz zirveye mi çıktı? Hayır hiç biri olmadı!

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

YARGI, SİYASETİN SOPASI OLDU

Türkiye, 2014 yılında Dünya Adalet Projesi tarafından hazırlanan ‘Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 59. sıradaydı. Bugün ise 129 ülke arasında 109. sıraya kadar geriledi. ‘Bağımsız Yargı’ sıralamasında ise 140 ülke arasında 111. sıraya kadar düştü! 2014’de aynı endekste 85. sıradaydı. Yeni sistemle yargıyı şekillendiren HSK’nın 6 üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 üyesi ise nitelikli çoğunluk ile Meclis tarafından seçiliyor. Yani aslında HSK, bir siyasi parti tarafından seçiliyor. Böyle bir kurulun ‘adalet’ dağıtması mümkün mü? Zaten o nedenle 5 yıl önce yüzde 70 seviyelerinde olan yargıya güven, bugün yüzde 30’lara kadar düşmüş durumda. Bu oranları açıklayan kişi Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit!

MİLLİ GELİR 7 BİN DOLARA KADAR GERİLEDİ

2013’te 12 bin 480 dolara kadar yükselen kişi başı milli gelir, 2019’da 9 bin 128 dolara geriledi. 2007’deki 9 bin 656 dolarlık seviyenin bile gerisine düşüldü. Korona virüs salgınından sonra söz konusu rakamın 8 bin doların bile altına düştüğü tahmin ediliyor. Zira üretim durdu, işsizlik arttı. Türkiye her geçen yıl daha da fakirleşti. Çok değil, 5 yıl önce 2,5 lira seviyelerinde olan dolar bugün 7 liraya dayandı. TL eridikçe eridi.

İŞSİZ SAYISI 10 MİLYONA DAYANDI!

İşsizlik oranı 2015 yılında resmi rakamlara göre yüzde 10 seviyelerindeydi. İşsiz sayısı ise 3 milyon 60 bin civarındaydı. Korona virüs salgınından önce işsiz kayısı resmi rakamlara göre 4,5 milyonu aştı. Sadece 5 yılda işsiz sayısı yüzde 50 arttı. Bunlar resmi rakamlar. DİSK-AR’ın geniş tanımlı işsizlik rakamlarına göre ise sayı 7 milyondu. Bugün ise rakamın 10 milyona dayandığı tahmin ediliyor. Zira son 3 haftada en az 300 bin işyeri kepenk kapattı.

BÜTÇE AÇIĞI 5 YILDA 5 KAT ARTTI!

Bütçe açığı 2015 yılında 23 milyar TL civarındaydı. Bugün bu rakam 140 milyarı buldu. Hazine’ye aktarılan ihtiyat akçesine rağmen! Hatırlayın; Merkez Bankası ihtiyat akçesinin Hazine’ye aktarılabileceği yasası çıktı. MB ihtiyat akçesi hesabından Hazine’ye Temmuz ayında yaklaşık 21 milyar TL, Ağustos ayında yaklaşık 19 milyar TL olmak üzere yaklaşık toplam 40 milyar TL para aktarıldı.

ÜÇ YILDA 900 BİN İNSAN TEMELLİ GÖÇ ETTİ

TÜİK’in yayımladığı ‘Uluslararası Göç İstatistikleri’ raporuna göre sadece 2017’de Türkiye’den göç eden kişi sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 42,5 artış göstererek 253 bin 640 oldu. Zira akademik bir soykırım yaşanan Türkiye’de OHAL sürecinde on binlerce kişi hukuksuz KHK’larla işini kaybetti. Türkiye’den göç eden kişi sayısı 2018’de de yüzde 27,7’lik artışla 323 bin 918 olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz yılın rakamları henüz açıklanmadı. Ancak son üç yılda 900 bine yakın insanın, özgürlüklerden mahrum kaldığı için temelli göç ettiğini söyleyebiliriz. AKP rejiminin zulmünden kaçan, umudunu yitiren insanlar vatanlarını terk ediyor.



‘İfade hürriyeti’ sizlere ömür!

Washington merkezli düşünce kuruluşu Freedom House’un 2010 yılına dair ‘Dünya Basın Özgürlüğü’ listesinde Türkiye, 196 ülke arasında 106. sırada yer alıyordu. Basını ‘kısmen özgür’ olan ülkeler arasındaydı. Ancak demokrasi gerileyip, otoriter rejim ilerledikçe basın özgürlüğü de bitti. 2014’te Türkiye, ‘basını özgür olmayan’ ülkeler kategorisine alındı.

42 ülkenin yer aldığı Avrupa’da ‘basın özgürlüğü’ konusunda son sırada yer aldı. 2015’te Pakistan ve Malezya’yla birlikte 142. sıraya yerleşti. 2017’de ise 199 ülke arasında 163. sıraya kadar düştü. Angola, Myanmar, Çad ve Zimbabve’nin de gerisine! KHK’larla 180 medya kuruluşu kapatıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütüne göre, Türkiye cezaevinde bulunan gazetecilerin sayısının en yüksek olduğu ülke.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) verilerine göre 148 gazeteci cezaevinde.  Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) verilerine göre de cezaevindeki gazeteci sayısı 161. Bağımsız Gazetecilik Platformu P24’ün internet sayfasında ise en az 184 gazeteci ve medya çalışanının cezaevinde olduğu aktarılıyor.

1 YORUM

  1. 2013 öncesi tüm bu yazdıklarınızın fersah fersah yaşandığı adı lazım değil ülkelerde hizmet hareketi iktidarlara alkış tuttu, yanlarında poz vere bilmek için deriden kabuktan çıktı. Dokununca acıdı

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin