Helin Bölek’i öldürmek!

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Tam 288 gün sessizce bekledi. Sessizliğin sesini bilmeyenlerin arasında öylece bekledi. Yavaş yavaş, ağır ağır bekledi gelmekte olanı. Kimse reaksiyon vermedi. Ne zulmedenler yaptıklarından geri durdu, ne de dostları ölüm çare değil diye ikna etti. Türkü söyleyen ve özgürce türkü söylemek isteyen bir sanatçıyı Helin Bölek’i hep beraber öldürdüler. 

Kendini öldüren, ötekini öldüren, rakibini öldüren, hasmını öldüren, öldürdükçe hayat ve iktidar bulacağını zannedenlerin ülkesinde Helin Bölek de ölümcül bir inatlaşmaya kurban verdi kendini. Radikal dincisi, milliyetçisi, devletçisi, alevisi, solcusu fark etmeden herkesin ölümü kutsadığı bir ülkede ne söylesen boş. 

Türkü söylemek varken neden intihar eder insan. Neden sesinden ödü kopanların isteğini yapar ve susturur sesini?  Ölümü yaşama tercih etmek nedir? Nedir bu ölümden beslenmek, ölü olanı kutsamak.  

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Hani haziranda ölmek zordu? Hani gece, leylak ve tomurcuk kokuyordu? 

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor, 

Geçsem de gölgesinden tankların, tomsonların  

Şuramda bir kuş ötüyor  

Haziran’da ölmek Zor. 

Haziran’ı bile beklemeden, baharın yani hayatın en güzel zamanında ölü olanı tercih etmek nedir? Oysa türkü ikna edebilirdi ötekini. Belki sesinin yankısı insanları uyandırırdı, belki bir türkünün tınısı sebep olurdu da, insanlar birbirlerini anlamayı deneyebilirdi. Zalimin ve mazlumun kim olduğuna bakmadan zulme top yekün itiraz etmeye başlardı insanlar. Suyun mermeri yola getirmesi gibi ‘Güleycan’ dedikçe, çelik kapıları ardına kadar açılırdı kimbilir.  

Hem çağın bilgesi dememiş miydi ‘Medenileri yani bugünkü dünyaya galip gelmek ikna etmeyle olur diye.   

Helin Bölek ve Grup Yorum’a yapılanları tabi ki küçümsemiyorum. Önceki gün Erhan Başyurt’un yazdığı gibi çok önceden yazılmış bir fişleme senaryosu gereği tutuklanmış, baskı ve yıldırmalara maruz bırakılmıştı. AKP-Ergenekon ittifakı 15 Temmuz darbe tiyatrosundan önce Grup Yorumu da hapse atılacaklar olarak kodlamıştı bile. 

Boğazına kadar battığı yolsuzluk çukurundan derin devletin ipiyle kurtulan Recep T. Erdoğan, bunun bedeli olarak da Beyaz Torosların sahiplerine ülkeyi teslim etti. 

Bugün yürürlükte olan 15 Temmuz rejiminin kurulması için düğmeye Ege Üniversitesi öğrencisi Fırat Çakıroğlu’nun öldürülmesiyle basılmıştı. Hemen akabinde çözüm süreci masasına vurulan tekme ülkeyi bir anda bambaşka bir yere taşıdı. Recep T. Erdoğan, bataklıktan kurtulmak için 400 milletvekiliyle bulacağı gücü halk vermeyince, başka yerlerin yardım ve yataklığıyla almıştı. 

15 Temmuz tiyatrosu ile de vole vurulmuş Saray’ın ve derin devletin ne kadar muhalifi varsa hepsinin üzerinden paletlerle geçilmişti. Grup Yorum da bu zulümden kendi payına düşeni aldı.   

Bugün artık iyice anladık ki mazlumun da zalimin de ırkı, inancı, rengi yok. Her renkten mazlumun yanında olup her renkten zalimin karşısında durmakta bizim boynumuzun borcu oldu. Yaşadıklarımız bunu bizim ruhumuza nakış nakış işledi. 

Helin Bölek bütün ülkenin gözü önünde öldü. Dostları ve düşmanları onu elbirliğiyle öldürdü. Bari diğerlerini kurtarın. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin