Hazır değiliz buna, yakınlarımızı kaybedeceğiz

YORUM | TARIK TOROS

Birleşik Krallık…

Prens Charles’ın koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyunca şunları düşündüm:

-Virüs, sınıf farkı ayırmıyor.

-Veliaht Prens 71 yaşında.

-Annesi Kraliçe, 94 yaşında.

-Yani risk grubundalar.

-Charles’a bir şey olursa iki numaralı veliaht William.

-Eminim 37 yaşındaki Prens, çok iyi korunuyordur.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Prense virüs testini eleştirmek aklımın ucundan bile geçmedi.

Başbakan Boris Johnson’ın teste girmesini…

Sağlık Bakanı’na test yapılmasını normal gördüm.

Hepsi ‘pozitif’ çıktı.

Devletin başındaki insanlar.

Onlara bir şey olursa kim çekip çevirecek?

Elbette test olmalılar ve duruma göre kendilerini izole etmeliler.

 

**

Fakat o da ne.

İngilizler rahatsız oldu.

Charles’ın ne tür bir geçiş üstünlüğü var, diye sordular.

Sağlık Bakanlığı da cevapladı:

-Gösterdiği semptomlar kriterlere uyuyordu, herhangi birinin önüne almadık.

**

Bir semptom gösterse de göstermese de…

Böylesi salgında ülkenin başındaki insanlara öncelik verilmesini yadırgamam, başta söyledim.

Demokratik toplumlarda bunun sorgulanması ve soranların başına bir şey gelmemesinden de ayrıca memnunum.

İkisi farklı şey.

 

**

Sanki tedavisi varmış,

Ve sanki nüfusun en az yüzde 70’i bir biçimde enfekte olmayacakmış gibi yaşıyoruz halen.

Mühim olan budur.

Tedavisi bulunmuş bir illet değil bu.

Hastanelerde suni solunum cihazı gibi tedbirlerle kurtarılabilecek insanların yardımına koşuluyor.

Yaşadığımız ülkedeki seyre göre,

Haftalar içinde hasta sayısının suni solunum cihazını geçtiğini göreceğiz.

 

**

Aynı şehirde yaşadığım,

Türkiye’den göçmek zorunda kalmış 70’lerindeki bir insanın yoğun bakımda olduğu haberini aldığımda irkildim adeta:

Hazır değiliz fakat yakınlarımızla ilgili böyle bir haber almamız uzak değil.

**

Çok sayıda ünlünün, sanatçının, politikacının, müzisyenin, şair-yazarın vs salgına kurban gittiğini duyacağız.

Bir cenaze törenleri olmayacak.

Sessiz sedasız bir torbaya konulup özel görevliler eşliğinde defnedilecek veya yakılacaklar.

 

**

Devletlerin önlem almakta geciktiği nasıl bir hakikat ise…

İnsanların olayı ciddiye almaması da aynı derecede bir hakikat.

Dünyanın her yerinde durum bu.

Göğsü sıkışmadıkça, ciğerlerinde cam kırıkları batıyor gibi acı hissetmedikçe zor bu.

 

**

Avrupa’da enteresan örnekler var:

İsveç, Belarus gibi ülkelerde hemen hiçbir önlem yok, insanlar normal hayat sürüyor.

Haberleri izlemiyorlar mı?

Tabi ki biliyorlar olan biteni.

Peki neden hayatlarına hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyorlar, bir tür meydan okuma mı?

Bilmiyorum.

Şu an halen ateş düştüğü yeri yakıyor.

Canlı yayında ateş düşen yerleri izliyoruz.

Üstümüze doğru yaklaşan ve yaklaşmakta olan büyük ateş kütlesini umursamadan.

2 YORUMLAR

  1. Tarik bey, shu bir hakikat ki main stream media dedigimiz modern chag medyasi o kadar yalanci, o kadar carpitici ki bazilarinin buna tereddutle(benim gibi), bazilarininsa tamamen aldirmadan yanasmasi dogal. Evet, gercekten de boyle bir tehlike ola bilir ama Afganistan’a girmek icin bir bahane olarak kullanilan 9/11’i yashadik biz. 15 Temmuz’un gercek bir darbe olmadigi, bir tiyatro oldugu ne kadar achiksa, 11 Eylul’un de bir tiyatro oldugu o kadar achik. Ama sorsaniz tum dunya 11 Eylul’un ABD’nin bilgisi ve kontrolu dishinda, Al Qaida tarifindan gerceklestirildigine inaniyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin